Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

1 Mayıs’ta sokakta siyaset tekrar başlıyor

Yerel seçim beklentileri ve sonuçları üzerinden değerlendirmelerin toplamına bakıldığında, 
Kayıpların oranları farklı olsa da siyasi olarak kazananı olmayan bir seçimle karşı karşıyayız.

CHP yerinde saydı,
MHP 4 puan arttırsa da il belediyelerinde 2 eksildi ve Büyük Şehirlerde seçmenlerini tutamadı (Yine de politik olarak değilse bile skor açısından en kazançlısı MHP denebilir).

Recep Tayyip Erdoğan’ın, Yerel seçimlerde gerilemenin kendisi için dramatik noktalara varmasını önlemek adına yaptığı ve başarılı olduğu “SEÇMENLERİ KUTUPLAŞTIRMA“sı da rejimi yenileme ve yönetme kapasitesinin giderek daraldığı gerçeğini değiştirmedi.

Yerel seçim sonuçları siyasi krizi çözmedi. çözüm hattına sokulabilmiş de değil.
Siyasi kriz kaldığı yerden, seçimden önceki düzeyinde devam ederek, diğer seçimlere havale etmiş durumdadır.

Kısaca yerel seçim sonuçları 10 Ağustos’ta ilk oylaması yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı tartışmalarında netleşmeye hizmet edemedi.
2011 seçimlerine kıyasla 6 puan oy kaybeden AKP‘nin de Cumhurbaşkanlığı seçimi için sıkıntıları devam ediyor.

Muhalefetin başarısızlığı AKP’nin Neo-liberal politikalarının karşısında oy veren yoksul, emekçi kitleleri cezbedecek bir proje üretememiş olmasıdır.
Seçimlere müdahale de başarılı sonuçlar üretememiş olması da Muhalefetin İktidara alternatif muhalefet olamama nedenidir.

Muhalefet, 1 Mayıs’la birlikte alternatif olabilmesinin yegâne yolu olan “SOKAKTA SİYASET” yapma yoluna ağırlıklı bir çalışmada yoğunlaşacaktır.
Ayrıca sokakta siyaset aktörlerinin üretecekleri başarılı sokak gündemlerine bağlı olarak, geniş kitleler için de giderek sokak daha fazla tercih edilecektir.

Seçim sonuçlarının umutsuz hava yaydığı bir ortamda, 
Bir parkın yıkılmasını engelleyen Kıymet Teyze’nin ve oyların çalınmasını engellemeye dönük kitlesel eylemlerin yarattığı etki de, 
Halkın doğrudan eyleminin yani sokağın geçerliliğinin göstergeleri olarak okunmalıdır.

Sokağın hareketlenmesinden çekinenler ve korkanlar, sadece basit provokasyonlardan kaygılanmıyor,
Sokağın yani kitlelerin doğrudan eyleminin siyaset üzerinde etkili olma ihtimalinden ve bunun yaratacağı sonuçlardan korkuyorlar…..

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.