Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

16 Nisan, Fiili OHAL’den resmi OHAL’e geçiş oylaması olacak…

27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül, silahlı kuvvetlerin müdahalesiyle çok partili siyasal hayatın olağan akışının durdurulduğu, iktidarın doğrudan ya da dolaylı olarak ordunun eline geçtiği, anayasanın milletin rotası değil, devleti yönetenleri sopası olduğu dönemlerdir. ABD‘nin, 15 Temmuz FETÖ‘cü darbe girişimi başarıya ulaşsaydı geçmişte olduğu gibi sıkıyönetimin ilan edileceği Türkiye, bir “Ara Rejim”e yuvarlanacaktı. FETÖ‘nün Darbe girişiminin başarıya ulaşamadığı Türkiye, AKP iktidarının OHAL ilan ettiği bir rejimle yönetiliyor.

Darbe döneni olmamasına rağmen Türkiye, Teoride Parlamenter rejim ile yönetilen, iktidarın sorgusuz sualsiz teslimiyet istediği “Ara Rejim” yaşıyor. Ama Parlamenter rejim askıya alınmış durumda olduğundan pratikte Başkanlık ile yönetiliyor. Çünkü darbe dönemlerinde olduğu gibi, anayasanın askıya alındığı parlamenter sistem bekletiliyor. Laiklik, hukuk devleti gibi ilkeleri zaten askıya alınmıştı. Şimdi anayasa tamamen askıya alınmış durumda.

Türkiye‘de fiili bir durum vardır ve bu çözülmelidir diyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuşmalarına cevaben Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “fiili bir başkanlığın zaten var. Konu TBMM’ye taşınmalı” demişti. Zaten OHAL ile “Ara Rejim” yasal statüye kavuştu. Yaşanan “Ara Rejim“i anayasal statüye kavuşturmak için bunun anayasasını yapacağız demek istemişti.

OHAL ve 667 sayılı KHK rejiminin darbe ya da ara rejimden hiç bir farkı yok. Çünkü ikisinde de kurallara uyulmuyor. Bir darbeyle zorbalık rejimi kurarak parlamenter sistemi bizzat çökerten, tüm bürokrasiyi darmadağın eden demokrasinin askıya alındığı günlerde olduğu gibi tam da yaşadığımız Demokrasinin can çekiştiği “Ara rejim” ve devletin tepesi hepten karışık. Bu durumda muhalefet bakalım çöktüğü söylenen parlamenter sistemi kurtarabilecek mi?

Korkumuz ve kaygımız eğer önlem alınmazsa “Ara rejim“in yoğun baskıları kalıcı rejime evrilerek “Kara Rejim”i yaratacaktır. İktidarın bütün muhalifleri etkisizleşmeye kararlı gözüktüğü “Ara Rejim“den çıkmanın hiç mi imkanı ve ihtimali yok? O halde 16 Nisan‘ı, tekrar hatırlatalım. Referandumun sandığa gideceği 16 Nisan‘da, OHAL ile yasal statüye kavuşan “Ara Rejim”in anayasal statüye kavuşmasını, süreklileşmiş OHAL rejimine dönüşmesini oylayacağız.(Fiili OHAL’den resmi OHAL’e geçiş)

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.