Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

1979 İran Devriminin yaşattıklarını, 24 Haziran 2018, yaşatamayacak…

Ütopya : “Gerçekleşmesi olanaksız, çarpıcı, ilginç tasarı ya da düşünce.”
Gerçekleri görmeyen bir ütopya ile hareket ederseniz, başarıya ulaşmanız mümkün değil! Türkiye, 24 Haziran seçimlerine hazırlanırken bazı sözde Sosyalist/Aydınlar ve Milliyetçiler, 1979 İran Devrimi ve sonrasında yaşananları hiç okumamışa benziyor. Okumuş olsalar 1979 İran devrimindeki Sosyalist/Aydın, Milliyetçilerin yenilgisinden ders çıkartırlar.

İran’da devrim, yönetimde “eşitlik, demokrasi” çağrılarıyla başladı ve dünyanın ilk İslam devletinin kurulmasıyla sonuçlandı. 1979 İran‘ındaki çatışma ortamında üç ana grup vardı

1-Sosyalistler/Aydınlar
2-Milliyetçiler
3-İslamcılar

ABD karşıtı olmasına rağmen Solcu/Aydınlar, yayınladıkları açık mektuplarla demokratikleşme isteklerini belirtirken, ABD’nin de bu süreçte Şah’a baskı yapacağını düşünmekteydiler. Devrime kadar kimse kimseye bulaşmadı. Ne zaman Humeyni, İran‘a, döndü, Milliyetçilerle birlikte önce “Yerli ve Milli” değil iddiasını ortaya atarak Molla rejimine karşı olan Sosyalist/Aydınları ortadan kaldırdı. Sosyalistleri bekleyen son, Milliyetçileri de Sosyalistlerden sonra affetmedi.

İran‘daki, Sosyalist/Aydınlar ve Milliyetçiler, Şah’ın devrilmesinden sonra her şeyin çok hızlı değişmesiyle iktidarın mollaların ele geçireceğini hiç hesaplayamadılar. İran Şah‘ı Muhammet Rıza Pehlevi’ye karşı yapılan halk ayaklanmalarında yer alanların bazılarından şanslı olanlar 1979’da Şah’ın devrilmesinden sonra molla rejiminden kaçabildiler. Molla rejimine karşı olup kaçamayan binlerce Sosyalist/Aydın ve Milliyetçi öldürüldü. İran‘da, Sosyalist/Aydınlar Devrim sonrasında Sosyalist bir İran kuracaklardı. Sağ kalanlar yaptıklarının büyük hata olduğunu iş işten geçtikten sonra anladılar.

Şu an Türkiye‘de, Erdoğan düşmanlığı ile yola çıkanlar İran‘da, Şah‘a karşı olduğu gibi Erdoğan‘ı, karşılarına aldılar ve başka hiçbir şey düşünmüyorlar. Bunun gerçeklikle hiç bir ilgisi yok!

Bölgede kaybeden ABD‘nin, yanında yer alarak toplumsal kalkınma da demokratik ilerleme de olmaz. Kendilerini Sosyalist/Aydın, Milliyetçi olarak tanımlayan bazı Vatansız Solcu ve Milliyetçiler, ABD‘nin, istemleri doğrultusunda hareket ettikleri için başarıya ulaşamayacaklarını göremiyorlar. .

Türkiye‘de, Erdoğan‘a karşı bir hareket var. Aslında bu hareket Erdoğan‘a karşı değil! ABD‘ye danışmadan ve emirlerine uymadan her şeye kendi karar veren Erdoğan, ABD, için bir engel.

Şu an Erdoğan’ı indirmek isteyen harekette kim oturuyor? İktidarda tekrar söz sahibi olmak isteyen ABD ile taşeronları FETÖ/PKK bulunuyor. Ve çok ilginç modern, demokrat olarak görünen bu cephe eşitlik, demokrasi talep ediyor. Talep ettikleri de Sosyalist/Aydın, Milliyetçilerin zaten istekleri. Bu yapı ABD‘nin, isteğine “Cumhur İttifakı”nda Erdoğan‘ın karşısında yer alarak hizmet ediyor.

Bu gelişmelerle birlikte Laik Atatürkçü olmayan ama Laik Atatürkçü geçinmeye çalışan kesim ön plana çıkmaya, Erdoğan‘a karşı yapılanmada öncü rolü oynamaya çalışıyor. Ve Gül, Akşener‘in vd. halka Demokrat olduğuna inandırılmaya çalışılıyor. Erdoğan gitsin de nasıl giderse gitsin diyenler Pirince giderken evdeki bulgurdan olacaklarını bilmiyorlar.

Şah Pehlevi Hanedanı’nı devirerek iktidara gelen Ayetullah Humeyni, İran’ın, tüm yapısını değiştirerek ülkeyi bir İslam devleti haline getirdi. Sosyalist/Aydınlar, Milliyetçiler, İslamcılar, İran‘da, olduğu gibi Türkiye‘de de bolca bulunuyor. Ama ABD, Fethullah Gülen‘i getirerek Türkiye‘nin Laik Cumhuriyetçi çizgisini değiştiremeyecek. Çünkü 1979’da karanlığa gömülen İran‘dan, Türkiye‘nin farkı Türkiye‘de, Kemalizm var

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.