Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

2. Sınıf burjuva ve diktatörlüklerin varoluşsal ilişkisi!

2. Sınıf burjuva ve diktatörlükler ile yolsuzluk arasında varoluşsal bir ilişki vardır. 

Osmanlı idarî mekanizmasındaki genel temayülü yakınsayan, partiden ziyade lidere tutunan, Türkiye‘deki merkez sağa baktığımız zaman varoluşsal ilişkinin döngüselliğini görebiliriz. 

Merkez sağ seçmeni idareye tapar. ama özellikle de nüfuzlulara. 

Güç odağının şaştığı noktalarda, Mafyaya da tapar, şoföre bile kaptan der.

Muhtardan başbakana kadar, tüm yöneticiler otoritenin yani devletin temsili olduğu için “Yanaşılası“, yamacına ve gölgesine sığınılası bulunur. 

Uzun süreli iktidar döneminde, önceki siyasi aktörler ve fraksiyonlar tükenir.

Bugün için örnek AKP‘lilerin “Tayyip gitti diyelim, yerine kim gelecek?” demesinin nedeni budur.

Türkiye‘de ortalama 10 yıllık aralarla bir yolsuzluk skandalı patlaması da bunun kanıtıdır 

Son 63 yıla baktığımız zaman dinle bunların arasındaki yakın ilişki de daha anlam kazanıyor.

Akıllarına gelinde andıkları Adnan Menderes,

Babaları Süleyman Demirel,

İkinci Atatürk dedikleri Turgut Özal, 

Bacıları Tansu Çiller, 

Mesut Yılmaz,

Necmettin Erbakan,

Bu gelenek şimdi de Recep Tayyip Erdoğan ile sürüyor. 

Bu kitle her zaman rüzgârın estiği yöne doğru gider. 

Durmak yok yola devam…………………………….

  

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.