Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

2018’de, üretenlerin Cumhurbaşkanını seçeceğimiz anlaşılacak…

12 Eylül 1980 yeni bir dönemin başlangıcı oldu. 12 Eylül sonrası Turgut Özal ile başlayan süreç Türkiye‘de, üretimi bitirerek borçlanma Ekonomisini başlattı. Borçlanma Ekonomisi ile birlikte sıcak para komisyoncuları, dolar ve borsa vurguncuları, ihale rantçıları, tarikat rantçıları Türkiye‘yi, borç batağına sapladı.

Dünyanın büyük tefecilerine yalvaran, borç para için Körfez Ülkelerine koşan, Suudi Arabistan’a dolar haccı yapan bir ülke olduk. Üretmeyenlerin malı kaldırdığı bu sistem işçiyi, çiftçiyi, esnaf ve zenaatkârları, kamu emekçilerini, sanayici ve tüccarı bitirdi. Alınan borçlarla ve kamu müesseselerini satarak zorlukla yürütülen bu sistem tıkanma noktasına gelerek bu devrin sonu görünmüştür.

Türkiye, 2018’e, 12 Eylül 1980 sonrası Turgut Özal, Tansu Çiller, Tayyip Erdoğan vd. gibi üretimin önüne engel koyanların bugünlere uzanan zorluklarını yenme kararıyla giriyor.

Çünkü 2018 yüksek faizle sağlanan kaynakların kuruduğu yıl olacak ve Türkiye, borçlanma Ekonomisiyle devam edemeyerek üretenlerle çıkacak bu karanlık kuyudan. Çıkarken de özellikle 1980 itibarı ile çıkmazı temsil edenlerle değil, teşvik edenlerle çıkacak ve Türkiye, yönetilecek

Şu an ülkeyi yöneten AKP Hükümeti Vatan Savaşının sorumluluklarını yerine getiremezken Vatan Savaşı şimdi gerçek yatağına giriyor. AKP Hükümeti Türk milletini ciddi tehditler karşısında birleştiremiyor ve güven vermiyor.

ABD merkezli yeni iktidar planları hüsrana uğrarken Üreten sınıfların Milli Hükümetinin kurulacağı Türkiye‘nin, seçeneksiz olmadığı anlaşılacak.

Üretim Ekonomisi, Üretenlerin Hükümetiyle kurulacağı için Cumhurbaşkanı seçimi, Üretenlerin hükümetini kurma seçimi olacak. Birleşen Türkiye mücadelesi ile üreten Türkiye mücadelesi birleşerek itiraza odaklanmadan çözümü icra ederek, AKP Hükümetini yıpratmak için yepyeni bir sistem önererek çok çarpıcı siyasi malzemeler de bulacaktır.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.