Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

7 Haziran seçimi, Kenan Evren’li 12 Eylül felaketinin zeminini yaratabilir özellikte!

12 Eylül darbesi, bugün yaşanan başkanlık tartışması dahil Türk siyasetini derinden sarsan bir depremdi.

Kenan Evren, İslamcı partiler ve Cemaatlerin güçlenerek AKP‘nin yaratılması için sola karşı dini bir kalkan olarak gördü.
Kenan Evren, ABD’nin, Bölgede tehlike olarak gördüğü Komünizm’e, İslamiyet’i, bir savunma unsuruna dönüştürmek için ürettiği “Yeşil Kuşak” projesine uygun stratejiler geliştiriyordu.
Aldığı eğitim, dayandığı temel felsefe, içinden çıktığı kurum; “temel ideolojik yaklaşımın laiklik olmasına” dayalıydı.

Toplumun gelişmesinin önüne dikilmiş engel olan 1982 Anayasası, Toplumun iradesini kısıtlayan seçim barajı, Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, YÖK, Parlamentonun, hükümetin işine son vermesi, siyasi partileri, sendikaları, dernekleri kapaması Ülkenin başbakanı, ana muhalefet başkanı dahil, politikacıları, ülkenin aydınlarını, sendikacılarını, demokrat insanını, gençlerini cezaevine attırması, bunlar yetmezmiş gibi, bir de kendisini 7 yıllığına devlet başkanı seçtirmesi gericiliktir.
Kurulan sistemin temel yapısı, hala yıkılamadı.
Kenan Evren, Özgürlük, adalet ve eşitlik karşıtı, otoriter ve tutucu bir rejimin kurdu ama hala değişmemiş olmasının bütün günahını yalnızca 12 Eylül‘cü rejime çıkarmak da doğru olmaz.
Bizdeki laiklik olarak düşünülen uygulamalar, evrensel laiklik pratikleriyle de pek örtüşmez.
Laiklik yanlısı bir formasyondan geçince Laik olunmadığı gibi Dindarım deyince de gerici olunmaz

Türkiye, bugünlerde olduğu gibi 5 Haziran 1977’de kritik bir seçime hazırlanırken 1 Mayıs 1977 Taksim’inde 34 kişinin ölümü, 126 kişinin yaralanması Türkiye tarihinin yakın zamanda tanıdığı en büyük gericilerden, en katı statükocularından Kenan Evren ve Türkiye‘nin kaderini değiştiren tarih oldu.
Bülent Ecevit‘in 7 Mayıs 1977’de Fahri Korutürk‘e yazdığı mektupta 1 Mayıs Taksim katliamının devlet içinde, ABD‘nin eğitip donattığı bir “kontrgerilla” birimin işi olabileceğini, sorumluluğun Başbakan Süleyman Demirel’e ait olduğunu hatırlatıyordu.

Türkiye’yi, 12 Eylül 1980 darbesine doğru bir iç savaş ortamına sürükleyen kanlı eylemlerin 1977-78 yıllarında tırmanmaya başladığın da Kenan Evren‘li TSK, yönetime el koymak için kanlı eylemlere önlem almayarak 12 Eylül 1980 Askeri darbeye zemin hazırlamışlardı.
Askeri darbenin ertesi sabahı olayların aniden bitmesinin nedeni de Darbeye zemin hazırlayanların hedeflerine ulaşarak yönetimde olmalarıydı.

12 Eylül 1980’den sonra Kenan Evren, konuşmalarında Kuran’dan ayetler okur, Peygamberin hadislerinden örnekler verirken askeri uçaklar, Güneydoğu‘da PKK‘yla mücadele adı altında Kuran’dan ayetler içeren beyannameler atarlardı.

Şili, Arjantin, Yunanistan’da Cuntacılar tutuklanırken, hesap sorulurken, hapislerde çürürken, Kenan Evren, hiçbir şey olmamış gibi deniz kıyısındaki köşküne çekildi, resim yaptı, deniz keyfi yaptı, medyaya demeçler verdi…
Ondan sonra gelen politikacılar, Kenan Evren‘in bu Halkın sırtına geçirdiği deli gömleğine dokunmadılar, işlerine gelen yerlerini yamamakla yetindiler ve kılına bile dokunmadılar, hatta el üstünde tuttular.

Demokratik ilkeler ve insan haklarının geçerli olduğu ülkelerde iktidar ve muhalefet, birlikte sorumluluk taşıyabilirler.
Muhalefet olsun, iktidar olsun, hepsi de ülkelerinin iyi yönetilmesinden sorumludurlar.
Siyasal hayat tıkanıklığı kabul etmez, 12 Eylül 1980’den önceki halkın seçtiği insanlar, yapmaları gerekeni görmezden gelerek “GericiKenan Evren ve arkadaşlarının gelişine zemin hazırladılar.
Tıkanıklık davettir!
7 Haziran seçimi de 5 Haziran 1977 seçimi yaklaşırken yaşadığımız tıkanıklık gibi 12 Eylül  felaketinin  zeminini yaratabilir özelliktedir!

Önceki gün vefat eden Kenan Evren, müebbet hapis cezası aldığı 12 Eylül davası henüz Yargıtay tarafından onaylanmadığı için, yasa gereği devlet töreniyle defnedilecekmiş…

Bizim için Hoşgörü ve barış yürüyüşüne devam etmeyerek insan haklarını ihlal eden Kenan Evren, devlet töreni yapılması için gerekli koşulları taşımıyor…
Kenan Evren‘in mirasına sahip çıkarak o mirasın üzerinden devşirilen 13 yıllık iktidar partisi AKP, devlet töreni düzenlemezse nankörlük etmiş olur.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.