Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

AB ile ters düşen Putin-Erdoğan kardeşliği…

Küresel güçler arasında rekabetin, çatışmaların ve uzlaşmaların iç içe geçerek arttığı bir dönemde Vladimir Putin’in Ankara’yı ziyareti, özellikle Ukrayna krizinin kurbanı olan Güney Akım boru hattı bakımından önemsendi.
Vladimir Putin’in Güney Akıma alternatif olarak Türkiye’yi seçmiş olduğunu açıklamasına fazla bel bağlamamak ve gereksiz bir sevince de kapılmamak gerekiyor.
Rusya lideri Vladimir Putin‘in Ankara‘da, AB‘nin Ukrayna politikası nedeniyle  Güney Akım Projesi’nin devam etmeyeceğini söylemesini “Önemli stratejik bir ülke olan Türkiye, vazgeçilmez bir ülke olduğu için, Rusya Rotayı Türkiye’ye çevirdi” gibi okuyan bazı Medya kuruluşları “Rusya AB’yi cezalandırdı. Türkiye’yi ödüllendirmesi” diye yorulmadı.
Bölgesel ilişkilerde bütünüyle dışlanmış devlet bürokratlarının, sistem aydınlarının ve yazarlarının böyle algılamak istemeleri normaldir.

Vladimir Putin, Ankara‘da AB ile işlerin yürümeyeceğini söylese de Rusya, Türkiye ile ilişkilerini bütünüyle kendi stratejik çıkarlarına göre şekillendiriyor.
Ukrayna politikası nedeniyle cezalandırılanın Vladimir Putin ve onun Rusya’sı olduğunu hiç dikkat nazarına almadan, Türkiye’nin ödüllendirildiğini zannedenler, Türkiye’nin “otoriter Rusya’ya enerji alanında daha fazla bağımlılık” içine girdiğini ve bunun siyasi sonuçları da olabileceğini göremediler.
Rusya‘ın yüksek gümrük vergisi uyguladığı Türkiye’nin ihracatçıları, mallarını Rusya’ya rubleyle satıyor.
Daha sonra dolara çevrilince, kayıp daha da fazla oluyor.
Vladimir Putin‘in Ankara ziyaretinde beklentinin bunlara dair net sonuçlar vermesiyken, Vladimir Putin‘in Ankara ziyareti adeta bir dış politika başarısı imiş gibi gösterilse de Türkiye’nin Rusya’ya enerji bağımlılığı arttı.
Vladimir Putin, Recep Tayyip Erdoğan’ın Beşar Esad‘ın gönderilmesini vaad etmeden, Rus doğalgazında 3 milyar metreküp artış ve yüzde 6’lık fiyat indirimi vaadiyle, Rusya’nın AB karşısındaki kaybını bir nebze giderecek şekilde, Türkiye’yi enerjide kendisine daha da fazla bağlayacak taahhütlere girdi.
Vladimir Putin‘in Ankara ziyaretindeki gerçekler, bazı Medya kuruluşlarının hiç de hayal ettikleri gibi değildir. Türkiye doğalgazın yarısını Rusya’dan elde etmiş ve bir bakıma Rusya’ya enerji ipleriyle daha da bağlanmış olacak.

Dünyanın çeşitli ülkelerindeki Müslümanlar için her türlü kampanyayı yürüten AKP Hükümetinin Kırım Tatarlarına sessiz kalmasının nedeni de Rusya ile AB karşıtlığında buluşması ve Türkiye’nin, Rusya‘ya doğalgaz bağımlılığıdır.

Güney akım boru hattı: “Ukrayna’yı bypass etmek ve Avrupa’yı Karadeniz üzerinden doğalgaz ile beslemektir 
AB, Moskova karşısında Vladimir Putin’in bileğini bükerek enerji silahın onun elinden aldı ve Vladimir Putin, boru hattı projesinde havluyu attı. 
AB’nin süregelen baskısı ve Bulgaristan gibi (projeye ilşkin AB üyesi) temel ülkelerin tavır alması, Güney akım boru hattının sonunu getirdi.”
Rusya’nın AB karşısında Güney akım boru hattından vazgeçmeye mecbur kalması üzerine Türkiye’ye birtakım vaadlerde bulunması. boş hayal görmektir.
Moskova’nın Türkiye üzerinden AB’ye gaz ulaştırmasını öngören herhangi bir plan ve ortada Rusya ile varılmış, boru hatlarına, ithal edilen gazın fiyat indirimine, yeni gaz alımına ilişkin somutlaşmış, altına imza atılmış bir anlaşma yok ve Türkiye, Güney Akım’ın hizmet vereceği Avrupa pazarının yerini alacak ölçüde yeterli büyüklükte bir tüketici olmadığı için Rusya’nın Türkiye ile anlaşmaya varması stratejik bir seçenek sağlamaz.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.