Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

ABD, Bölgedeki programını önceden söylüyor ama anlayana…!

Dün İstanbul‘da (10 12 2016) gerçekleşen Terör saldırısı ile bir kez daha önümüzdeki süreçte nelerin yaşanacağı göründü. Bu ülkenin tek çaresinin de hiç kimsenin maddi çıkarını düşünmeden birlik/beraberlik de birleşmesi göründü. Eğer sımsıkı kardeşçe birbirimize sarılmazsak, vücudumuza bulaşan bu yaranın tüm ülkeyi saracağı anlaşıldı.

Washington merkezli, muhafazakar düşünce kuruluşu American Enterprise Institute’ta (AEI) eski bir Pentagon yetkilisi olan Michael Rubin, Mart 2016’da Türkiye’de, olası bir Darbeden bahsetmişti. Michael Rubin, Türkiye‘deki, durumun gittikçe kötüleştiği, bu kötüleşmenin yalnızca güvenlikle ilgili olmadığını, darbe olursa ABD‘de, hiç kimsenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a, sahip çıkmayacağını, ABD‘nin, olası bir darbede, darbe yönetimi ile ilişki kuracağını söylemişti.

Kasım 2016’da ABD’nin, yeni Başkanı Donald Trump‘ın, Güvenlik Danışmanı Mike Flynn,Bana göre yeni bir Orta Doğu şekillenecek ve Irak ile Suriye bütünlüğünü koruyamayıp dağılacak. Orta Doğu’da üç veya dört yeni devletin doğacağı kanaatindeyim ve gelecekte bir bağımsız Kürdistan’ı göreceğimizi söyleyebiliriz” dedi.

Pentagon yetkilisi olan Michael Rubin‘in, Mart 2016’da olası bir Darbeden bahsetmesi 15 Temmuz 2016’da FETÖ‘nün, Amerikancı Darbe girişimi ile gerçekleşti. Aslına bakarsak ABD, yapmak istediğini daha önceden söylüyor. Başarısız Darbe girişiminden sonra Donald Trump‘ın, Güvenlik Danışmanı Mike Flynn‘ın, bahsettiği “Ortadoğu’da kurulacak devletten biri Kürdistan olacak” söylemini ciddiye alarak önlemini almamız gerekiyor.

Önümüzdeki süreçte ABD‘li, CIA emeklileri ve analistlerinin yazdıklarını iyi hesaplamak gerekir. Tıpkı Michael Rubin‘in, Mart 2016’da darbeden bahsetmesi gibi Kasım 2016’da Mike Flynn‘in,Türkiye’nin, sınırlarının yakın bir zamanda değişebileceğini Bölgede Kürdistan’ın, kurulacağını yazması ABD’nin, programını bilmesidir.

Çözüm : Bu ülkenin aydını, gazetecisi, analist ve uzmanı partizanca yaklaşmamalı, cüzdanını değil ülkeyi düşünmeli. Bu sürecin kardeşlik, birlik ve beraberlik süreci olduğunun bilincine varmalı. Ölümlerin üzerinden siyasi rant devşirmeden Ülkede yaşanan Terör saldırılarına bakarken, şu nedenle, bu nedenle oldu diyerek değil de esas o terör örgütünün arakasındakini bilmeli ve önlem alıcı çözümünü aramalı. Bu saldırı ve geçmişte yaşadığımız diğer saldırıların neden olduğu, yarın olacakların neden olacağını düşünmeyi beceremezsek Ölüm kapımızı çalınca, her şeyin geç olduğunu anlarız.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.