Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

ABD, Musul’da, bir taşla iki Kuş vurmak istiyor. (Petrol, Kürdistan)

ABD, Bölgedeki hedefine ulaşmak için önce Devletleri, kendi içlerinde bölerek başladı. ABD‘nin Bölgede kurmaya çalıştığı Kürdisdan hazırlığı, 1960’dan sonra Türkiye‘de, FETÖ terör örgütü lideri Fethullah Gülen ile birlikte Tarikat – Cemaatleri desteklediğinde Türkleri, Alevi – Sünni mezhep çalışmamasının alt yapısını hazırlayarak başladı.

Irak ve Suriye‘de, Arapların bölünmesi için Şii- Sünni Mezhep çatışmasında yaktığı ateşe benzin dökerek devam etti. ABD, Bölgede bir taraftan mezhepleri birbirleri ile savaştırırken, bir taraftan da Kürdistan’ı kurmayı kolaylaştırdı. Çünkü Devletlerin içerisinde böldükleri kendi Mezhepleri adına karşıt mezheple savaştıkları için gözleri başka bir şey göremiyordu.

Türkiye, Ceranlus‘a sınırlarımıza tehdit unsuru oluşturan DEAŞ ile mücadele etmek için Fırat Kalkanı operasyonu ile girdiğinde DEAŞ‘tan sonra PKK/PYD/YPG ile mücadele etmek zorundaydı. Çünkü ABD‘nin, bölgede oluşturmak istediği Kürdistan’ın, Akdeniz‘e ulaşması için oluşturduğu Fırat’ın Batı‘sındaki Kürt koridorunu da bitirmesi gerekiyordu ve Türkiye, kantonları kartona çevirdi.

Şam Hükümeti PYD‘yi, Vatan haini olarak görüyor. Türkiye‘de, Terör örgütü PKK‘nin Suriye uzantısı PYD‘dir diyor. Suriye‘nin Türkiye‘den isteği PYD ile mücadelede Türkiye‘nin kendi başına değil, Suriye Ordusu ile birlikte çalışması. Suriye toprakları bütün olarak kalacaksa, en önemli aktörün Türkiye olduğu biliniyor. Fırat Kalkan‘ı operasyonu ile El Bab‘a girildiğinde Türkiye, Suriye ordusu ile karşı karşıya gelecek. O zaman ne olacak?

ABD‘nin kurmaya çalıştığı Kürdistan sınırları içerisinde Türkiye‘nin olması ABD‘nin, tüm hesaplarını bozduğu için tehlike olarak görüyor. Türkiye’de, bu oyunu bozmak için Suriye ve Irak‘ta olmak zorunda olduğunu biliyor. Avrupa’da ve diğer bölgelerde kendi vatandaşına “Türk Halkı” diye sahip çıktığında hiç bir ülkeden tepki görmeyen Devlet, Irak‘ta, tepki gördü. Nedeni de Musul‘daki Türkmenlere sahip çıkarken “Sunni Türkmen” söylemesi. Oysa Musul‘da, Türkmenlere sahip çıkarken Musullulara sahip çıktığını yada Musul‘daki, Türkmenlere sahip çıktığını söylese, kim ne diyebilir?

Devlet Mezhepsel çatışmalar üzerinden dış politika yürütülürse ABD‘nin, kurmak istediği Kürdistan, kendiliğinden kurulur. Devlet, Dış Politikasını Millet yani Milli Birlik üzerinden yürütülürse ABD, bir taşla iki Kuş vurmak istediği Petrol – Kürdistan hayalinde de hüsrana uğrar…!

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.