Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

ABD’nin, Irak’ta, bölücülüğe hizmet eden planı da çökecektir…

Irak‘ın ikinci büyük kenti Musul‘u DEAŞ‘dan temizlenerek özgürleştirilmesi için yapılacak operasyon ile ilgili hazırlıklar devam ediyor.

Çok aşamalı bir operasyon olacağı belli olan Musul‘un kurtarılmasında Irak Ordusu Musul‘a hareket ederken TSK‘da, El Bab‘a ilerliyor ve Türkiye‘nin koridor harekatı devam ediyor. ABD‘nin, Türkiye’deki işbirlikçileri Türkiye’nin, Musul‘a girmesini ABD‘nin istediği gibi göstermeye çalışsa da Türkiye, o tuzağa düşmeyecek. ABD‘nin Türkiye‘deki işbirlikçileri “Denetimin Türkiye’de olacağı Musul’u içeren bir güvenli bölge oluşturulacağı ve Türkiye’nin Petrol gelirlerinden pay sahibi olacağı“nı dillendiriyorlar. ABD‘nin hain-bölücü planına göre Türkiye‘den isteği de Türkiye, PKK‘ye yapılan operasyonlarını durdurması, PYD‘yi ABD gibi terör listesinden çıkartarak tanımasıymış. Türkiye, ABD’nin isteğini yaparsa birlikte Rakka derken Musul’a gireceklermiş ve Türkiye’nin Musul’u himayesini kabul ederken Suriye’de Cerablus – Mare hattında kurmak istediği güvenli bölgeyi destekleyecekmiş.

Türkiye, Suriye‘de, ABD‘nin, Kürt Koridoru planını nasıl bozduysa Irak‘ta da Musul planının altında yatan ABD‘nin Diyarbakır planını bozacaktır. ABD‘nin  “petrol vaatlerine kanan Türkiye” istemesinin nedeni Diyarbakır‘da, Türkiye Bayrağının asılı durmamasını sağlamaktır.  ABD, önce Irak’ın bölünmesini genişletirken, Suriye‘nin Kuzey‘ini de almak istiyor. Bu planın en son aşamasında da Diyarbakır‘a, İsrail Bayrağını asmak istemesidir. Bu planının özü, istediği biçimde Kürdistan‘ın kurulmasıdır. Son günlerde Kıbrıs sorununun medyaya yansıma nedeni de ABD‘nin, Türkiye‘ye “Musul’da bizim dediğimizi yapacaksın” dayatmasıdır.

ABD‘nin, Irak’ta önce DEAŞ‘a aldırdığı yerleri “DEAŞ ile mücadele” adı altında tekrar kurtarmaya çalışmasının perde arkası PKK‘nin, sahibi olacağı Petrol zengini bir Kürdistan kurdurmaya çalışmasıdır. Tabi bu kurdurmak istediği Kürdistan‘ın, ayakta kalması için bir de önceden PKK’ye aldırdığı kantonları birleştirerek Akdeniz‘e bağlanması gerekiyor.

Bölge ülkeleri ABD’nin, mezhepçi ve etnik dayatmalarını engellemek istiyorsa ABD‘ye karşı Rusya‘lı bölgesel ittifakının yanında yer alırsa ABD, Suriye‘de PYD/YPG konusunda yediği tokadı Irak‘ta da yiyecektir. ABD‘nin Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) Akdeniz‘e bağlanması Suriye‘de nasıl çöktüyse Irak‘taki ayağı olan Musul – Kerkük planı da Türkiye‘nin ABD‘nin Musul planındaki bölücülüğüne hizmet etmeyerek çökecektir.

AKP kanadından Numan Kurtulmuş ve Başbakan Binali Yıldırım‘ın, açıklamaları da “Türkiye Musul’da ABD’nin dediğini yapmayacak” demektir. Bağdat yönetimi Türkiye‘nin Musul operasyona katılmasına karşı dursa da Türkiye, eskiden olduğu gibi savunan Türkiye değildir. Saldıran Türkiye‘dir. Türkiye, Musul operasyonuna da Barzani’nin davetiyle girecek.

Türkiye, “Fırat Kalkanı Harekatı“yla ABD’nin, Suriye’deki Koridor planına ağır darbe vurduğu için Türkiye‘yi, tekrar Rusya ve bölge ülkeleriyle karşı karşıya getirmeye çalışıyor. ABD hiç bir zaman tek plan üzerinden gitmediğine dikkat etmek gerekiyor. Türkiye, “Fırat Kalkanı Harekatı” başarısı ile oluşturduğu “Güvenli Bölge“yi, kaybetmemek için Güvenliğine, daha önem vermelidir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.