Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

ABD’nin kurduğu Taliban’dan, ABD’nin dünya ağalığını bitiren Taliban’a…

Pakistan kurulmadan önce Afganistan Hindistan’ın komşusu ve Hindistan, İngiltere’nin en büyük, en önemli sömürgesiydi. Böyle olunca Afganistan’da hangi gücün hakim olduğu İngiltere’yi yakından ilgilendirirdi. Bu nedenle İngiltere, Afganistan’ı iki defa işgal etmeye kalktı ve savaşı kaybetti.

1919-1973 yıllarında Şahlıkla yani monarşi ile yönetilen Afganistan’da, 1973 yılında askeri darbe ile Şahlık rejimine son verildi. Sovyet yanlısı kukla hükümetin çağrısı üzerine 1979’da Afganistan’ı işgal etti. Afganistan’da, SSCB işgaline karşı direniş 1989 yılında son buldu ve Sovyetler Birliği Afganistan’dan çekilmek mecburiyetinde kaldı. ABD, bu savaşta SSCB’ye karşı duran Afgan Mücahitlerini destekledi.

SSCB 1991’de dağıldı. 1989-1996 arası Afganistan, direniş grupları arasında büyük savaşlara sahne oldu. Bölgedeki kaosun bitirilmesi için başlatılan sürecin sonunda 1994’de Taliban kuruldu. Taliban’ın kurulmasında ABD ve Pakistan’ın önemi vardır.

SSCB dağıldıktan sonra Türkmenistan, doğalgazı Rusya üzerinden dünyaya sürmek istemiyor.Türkmenistan, İran ile anlaşarak doğalgazı İran üzerinden dünyaya sürmek istiyor. Taliban’ın ilk başta kurulma ve ABD tarafından desteklenme nedenlerinden bir tanesi de bu doğalgaz boru hattına engel olması içindir. Bu boru hattı sürekli engellendiği için yapılamıyor ve Türkmenistan, Rusya ile anlaşarak Rusya üzerinden dünyaya sürüyor.

1996 yılının Eylül ayında, iç savaşta yer alan grupların arasındaki ihtilaflardan yararlanarak başkent Kabil’i ele geçiren Taliban, “Afganistan İslam Emirliği”ni ilan ederek 1996-2001 yılları arasında Afganistan’ı idare etti.

Belirli bir dönemdeki durumu alıp buradan genel sonuç çıkarmak doğru değil. Kuzey İttifakı veya Afganistan Birleşik İslami Kurtuluş Cephesi 1996-2001 yılları arasında Afganistan’da Taliban rejimine karşı savaşan silahlı örgüt idi. Kuzey İttifakı, Taliban rejimine karşı savunma savaşı vermekte olup başta İran, Rusya, Türkiye, Hindistan, Tacikistan, Özbekistan gibi ülkelerden destek almaktaydı. Lider(ler) Burhaneddin Rabbani Ahmed Şah Mesud Abdül Reşid Dostum Asıf Muhsini Muhammed Muhakik Haci Abdülkadir. Kuzey ittifakı Taliban’a ağır kayıplar verdirerek Kabil ve bazı şehirleri alarak Taliban’ı Pakistan sınırına sürüyor.

Bir dönem bir güçten önemli destek almak, yıllar sonra da o güce bağlı olunmasını gerektirmez. Örnek General Raşit Dostum Taliban’a ağır kayıplar verdirdikten daha sonra Taliban, Raşit Dostum’un komutanlarına yüksek para teklif ediyor ve onları kendi safına alıyor. Sonra komutansız, askersiz kalan General Raşit Dostum, Özbekistan ve sonra Türkiye’ye geliyor. Daha sonra tekrar dönüyor.

11 Eylül 2001 ABD ve NATO güçlerinin Afganistan’ı işgal sonrasında, Taliban’dan ayrılan grupların da dahil edildiği yeni bir hükümetin kurulması için girişimlere başlandı. Kuzey İttifakı bünyesindeki Burhaneddin Rabbani, Ahmed Şah Mesud, Atta Muhammed Nur, İsmail Han, Abdurreşid Dostum güçleri ve eski Komünist rejimden kalan isimler hükümete dahil oldular. Şeriatın Afganistan anayasasına girmesi, Şeriat hükümlerine göre devletin yönetilmesi Taliban öncesi var. Bir ara kaldırılıyor ama sonra tekrar konuyor.

Daha önce Afganistan’da ağır bir hezimete uğrayan İngiltere ve SSCB’den sonra Afganistan’ı işgal ederek 20 yıl hakimiyet kurmaya çalışan ABD’nin akibetinin de İngiltere ve Sovyetler Birliğin’den farklı olmazken Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), yeni kurulacak hükümeti tanıdığını açıklarken Afganistan’daki halkın büyük bir kısmı Taliban’ı çiçeklerle ve büyük tezahüratlarla karşıladı.

Afganistan’da savaş ve iç savaş vardı. Savaş bitse de iç savaş bitmez. Çünkü Afganistan, birçok etnik, birçok aşiret arasında bölünmüştür ve ittifaklar sürekli değişir. Afganistan’ın ulusal savaş verebilmesi için ulus olması gerekir. Afganistan’da, Afgan olma bilinci var ama geri planda. Afganistan’da esas belirleyici olan hangi aşirete, hangi gruba hangi kavime bağlı olduğudur. Ulus bilinci bu mu? Önce ulus bilinci olur. Sonra şu gruba, şu aşirete yada şu kavime bağlısındır.

Dışarıdan gelen güce karşı savaşanlar kırsal alanda her zaman egemen durumdadırlar. Taliban kısa sürede ülkeyi ele geçirmedi. En son sadece şehirleri ele geçirdi. Çünkü Taliban, uzun yıllardır kırsal alanda egemendi ve hiç bir zaman egemenliğini bırakmadı. Bazen geriledi, bazen ilerledi ama hiç bir zaman egemenliği bırakmadı. Kızıl Ordu zamanında da böyleydi. (Afgan mücahitler zamanında)

Taliban ile İran’ın arası yıllardan beri iyidir. İkisi de ABD ile şöyle ya da böyle savaşmaktadır. İran, ABD’nin Afganistan’ı terk etmek zorunda kalmasından memnundur. Afganistan’da, geri planda kalsa da DEAŞ bir güç olarak bulunuyor. DEAŞ, Taliban ile de El Kaide ile de arada savaşıyor. Afganistan’ı terkeden ABD, bir süre sonra Taliban’a karşı DEAŞ’ı desteklemeye başlarsa şaşırmamak gerekir. Çünkü ABD’de, DEAŞ’da İran’a karşılar. Şimdi ABD tarafından bakarak Taliban’ı hedef alanlar o zaman Irak ve Suriye’de DEAŞ’a karşıyız, Afganistan’da Taliban’a karşı DEAŞ’ı destekliyoruz mu diyeceksiniz? Bunların tümü Selefi, şeriat istiyorlar ama bu aynılık birbirleri ile savaşmalarını engellemiyor. Zaten bunu anlamayan islamdan bir şey anlamamış demektir.
 Kafa karışıklığı olmaması için tüm bunları iki gruba ayırmak gerekir :
 1-ABD emperyalizmine karşı savaşanlar
 2-ABD emperyalizmi ile işbirliği yapanlar

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.