Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

ABD’nin, “Tek Kutuplu Dünya” Projesi FETÖ ile çöktü…

Soğuk savaş sonrasında Dünya, iki kutuplu hale getirildi. Dünya ülkeleri kendilerini korumak için iki kutuptan birisini seçmek zorunda hissettirildi. 1949 Yılında kurulan NATO‘da, üye ülkelerini korumak durumundaydı. Türkiye’de, Komünizm tehlikesinden korktuğundan 1952 yılında NATO‘ya üye oldu. CIA, NATO ‘ya üye ülkeleri korumak için NATO‘ya üye ülkelerde Komünizm ile mücadele etmek adı altında gizli yapılanmalar yaptı. CIA‘nın yapılandırdığı bu gizli örgütlerin görünürdeki amacı Varşova Paktı’ndan NATO‘ya üye ülkelere gelebilecek herhangi bir saldırı sonrasında bu ülkelerin işgal altında kaldığında savunma için ülke halkını örgütlemek ve halk direnişini başlatmak. Bu sadece CIA‘nın yapılandırdığı bu örgütlerin görünen tarafdı.

Oysa CIA‘nın, yapılandırdığı bu örgütün gerçek amacı NATO‘ya, üye ülkelerde Politik gelişmelere müdahale etmekti. SSCB‘ne yakınlaşmada kullanılacak her hangi bir “Sol” hareketin yükselmemesini önlemekti. Diğer NATO üyeleri gibi Türkiye’de de siyaset, iş dünyası ve bürokrasinin seçkinleri CIA‘nın bu yapılanmasına yardımcı oldular ve bu örgütün yaptığı operasyonları görmemezlikten geldiler. Nedeni de ABD‘nin, kurtarıcı olarak görülmesi ve ülkenin ABD‘ye, bağımlı kalmasını ayakta tutmaktı.

NATO‘nun Özel Harp talimnamelerine göre, üye ülkelerde kurulan NATO birimleri, Türkiye’de önce Seferberlik Tetkik Kurulu (STK) adıyla örgütlenmiştir. NATO’ya bağlı Seferberlik Tetkik Kurul’nun (STK) resmi çekirdeğini oluşturan 16 subay, 1948’de ABD‘ye eğitim amaçlı gitti. ABD’de eğitim gören bu subaylar arasında Tuğgeneral Daniş Karabelen’in yanı sıra, Turgut Sunalp, Ahmet Yıldız, Alparslan Türkeş, Suphi Karaman ve Fikret Ateşdağlı da yer aldı. Türkiye, 1952’de NATO’ya, girdikten hemen sonra Seferberlik Tetkik Kurulu (STKABD güdümünde yeniden yapılandırıldı ve CIA‘nın, NATO‘ya üye ülkelerde Politik gelişmelere müdahale edebilmesinin temelleri atılmış oldu. 1974 yılına kadar da bu yapının tüm giderleri gizli bir ödenekle ABD tarafından karşılandı.

Gizli çalışan teşkilat üyeleri son derece vatanperver ve milliyetperver olanlardan seçiliyordu. Güvenilir, sır vermeyen elemanların vatan ve millet sevgisi sohbetler esnasında ölçülüyor, olumlu not alanlara görev öneriliyordu. Türkiye’yi olmayan komünizm tehlikesine karşı koruyacak bu yapı Devletin, NATO-CIA bağlantılı Özel Harp Dairesi’nin ilk devşirdiği sivil kadrolar. CIA bağlantılı Alparslan Türkeş’in Türkçü, Milliyetçi Bozkurt’ları içinden oldu. ABD‘nin bu projesine hizmet etmek için CIA destekli  burslar, fonlar, devreye sokuldu. Yüksek bürokratlar, güvenlik görevlileri, gazeteciler, sendikacılar, akademisyenler ve siyasetçiler yeniden yapılandırıldı. 1960’lardan günümüze, ülkede yaşanan tüm darbeler, faili meçhul cinayetler ve sokak hareketlerinden sorumlusu CIA‘nın bu gizli yapılanmasıdır.

FETÖ/PDY Küresel terör örgütü lideri Fethullah Gülen, ABD’nin özellikle Ortadoğu ve Asya bölgesinde uygulamaya koyduğu “yeşil kuşak” stratejisinin somutlaşmış biçimi olan “komünizmle mücadele” politikasının Türkiye’de güncelleştirilmesinin bir parçasıdır. FETÖ/PDY Küresel terör örgütü lideri Fethullah Gülen, öncülüğünde oluşturulan “İslamcı Kamplar” da CIA‘nın, birer kontrgerilla faaliyetidir.

15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY Küresel terör örgütünün başarısız darbe girişimi herhangi bir tepkiden kaynaklanmayan uzun yıllara yayılan ideolojik-politik bir örgütlenmenin sonucudur. FETÖ/PDY Küresel terör örgütü lideri Fethullah Gülen‘in Ordu içerisinde darbe yapabilecek bir güce ulaşmış olmasının nedeni son elli yıldır yapılanıyor olmasıdır. FETÖ/PDY Küresel terör örgütü liderinin olağanüstü yeteneklerine ve birikimine bağlı olmayıp, esasen ABD/CIA tarafından aktif olarak desteklenmesinden ileri geliyor.

FETÖ/PDY, Küresel terör örgütü lideri Fethullah Gülen, 1960’dan sonra ABD’nin bölgede uyguladığı anti-komünizm stratejisini uygulamak için CIA destekli görevlendirilmiş biri olarak hemen her alanda faaliyetlerini yürütür. Özellikle halkın dini duygularını kullanmaya özel bir önem verir. Erzurum, Komünizmle Mücadele Derneği kurucusu da olan FETÖ/PDY, Küresel terör örgütü lideri Fethullah Gülen, Erzurum ve çevre illerinde propaganda faaliyetlerine devam eder. Dönemsel olarak provokasyonların devlet kurumları tarafından çok yaygın olarak kullanıldığı, halkın manevi ve dini duygularıyla oynanarak, anti-komünist mücadele stratejisine bir meşruluk kazandırıldığı bir süreçte, FETÖ/PDY, Küresel terör örgütü lideri Fethullah Gülen, bir er olmasına rağmen, zamanının önemli bir kesimini bu çalışmalara ayırır.

ABD, bölgesel stratejileri için FETÖ/PDY, küresel terör örgütünü dünya çapında aktif olarak destekledi. İçte de bütün sistem partileri FETÖ/PDY’in, etkili bir güç olması için gerekli desteği verdiler. 12 Eylül 1980 askeri darbecileri tarafından korunan FETÖ/PDY, Küresel terör örgütü lideri Fethullah Gülen dönemin siyasileri Turgut Özal, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Recep Tayyip Erdoğan tarafından ekonomik-politik olarak çok yönlü desteklendi. Bugün darbe girişimiyle oluşan ekonomik, politik ve toplumsal kaosun birinci derecede sorumlusunun, FETÖ/PDY Küresel terör örgütü’ne aktif desteği veren AKP hükümeti olduğu çok açıktır.

1980’li yılların sonuna gelindiğinde 1917’de temelleri atılan ve 1922’de kurulan Sovyetler Birliği‘nin Batı bloku ile girdiği silahlanma yarışından mağlup bir şekilde ayrıldı. Parçalanma süreci, 1985 yılında Mihail Gorbaçov‘un birliğin başkanı olmasıyla ve yeni önlem paketleri ortaya atmasıyla devam etti. 25 Aralık 1991 tarihinde SSCB Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov‘un istifa etmesinin ardından dağılması ve yerini Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT)’na bırakması Avrupa ve Asya‘nın siyasi haritasını değiştirmiştir.

1960’ların sonlarına doğru gündeme gelen CIA destekli “Yeşil Kuşak” Projesi (FETÖ Küresel terör örgütü) 25 Aralık 1991 tarihinde SSCB‘nin dağılmasından sonra “Siyasal İslam” adı altında Devleti İslami geleneklere göre yapılandıracağız diye evrildi. Oysa ABD‘nin, CIA destekli “Siyasal İslam” projesi de ABD’nin, üretmek istediği Tek kutuplu dünya uygulaması için Avrupa, Asya ve Ortadoğu bölgesindeki stratejisine hizmet ettirecekti.

Rusya ve Çin başından beri Çok kutuplu Dünyayı savunan ülkelerdi. Rusya ve Çin‘in çok kutuplu dünyayı savunması bölgesel güç ülkelerinin (Türkiye, İran vd) ABD‘ye karşı direnmesini de güçlendiriyordu.Cemaat, Tarikat ekseninde yapılanan FETÖ/PDY Küresel terör örgütü’nün amacının tüm Dünyayı yönetmek olduğu açığa çıkacaktır. ABD‘nin tek kutuplu Dünya projesine gizli bir şekilde hizmet eden FETÖ/PDY Küresel terör örgütü’nün 15 Temmuz başarısız darbe girişimi ile Radara yakalanması, Avrupa ülkelerine de sıçrayacaktır. Avrupa ülkelerinin 15 Temmuz‘a sessiz kalma nedenleri de budur.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.