Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Afganistan hamlesi Türkiye için stratejik özelliğe sahiptir.


 Türkiye, fırsatını buldukça bölgesel güçten küresel güce yükselmek için imkanlarını var gücüyle zorlamaktadır. Türkiye başka ülkelere sermaye ihracı yaparken sık sık orduyu kullanmaktadır. Ordunun bir alana gönderilmesi veya o ülkenin ordusuna askeri eğitim vermesi demek o alana ekonomik olarak da girilmesinin kapısını açmak demektir.

 SSCB dağıldıktan sonra Türk subayları dünyanın hemen hemen tüm kıtaları gibi Afrika kıtasının da değişik ülkelerindeki ordulara askeri eğitim verdi. Türk subayları askeri eğitimi verirken Türkiye’nin Afrika’daki etkinliğinin zeminini de hazırlamış oldu. Şu an itibarıyla Afrika’da, en aktif ülke açık arayla Çin olsa da bunu Brezilya ve Türkiye izlemektedir.

 Detaylar henüz belli olmasa da ABD, uluslararası Kabil havaalanının Türkiye tarafından korunmasını prensip olarak onayladı. NATO üyesi Türkiye’nin Afganistan’da yıllardan beri askeri bulunuyor. Afganistan’da doğrudan çatışmaya katılmayan Türk ordusu uluslararası Kabil havaalanında askeri ve lojistik operasyonlar sürdürüyor. Anlaşma sonuçlanırsa asker sayısı artacak, kadro değişecek ve muharip konuma gelinecektir.

 Başarılı olunur veya olunmaz ama İslam dünyasının savunuculuğu pozisyonunu güçlendirmeye çalışan Türkiye, ilk kez Ortadoğu dışındaki bir İslam coğrafyasına aktif olarak girmektedir. Pakistan, Bangladeş ,Müslüman nüfus barındıran Hindistan, buraya yakındır. Türkiye İslam ülkesi olmasını aynı dinden olan rakiplerine karşı kullanacaktır. Müslüman bir ülke olan Afganistan, Orta Asya cumhuriyetleriyle komşuluğu nedeniyle Türkiye adına daha yakın ilişki geliştirilmesini de getirecektir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.