Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Afganistan’da, yatırım yapabilmek için Taliban ile ilişkilerinizin iyi olması gerekir.

İngiliz The Times gazetesi DEAŞ, tahliyelerin merkez üssü konumundaki Kabil havalimanında intihar saldırısı düzenleyebilir demişti ve doğru çıktı. Saldırı sonucu ölü sayısı 85’i buldu. Saldırılarda 13 ABD askeri hayatını kaybetti. Ölenler arasında 28 Taliban üyesi olduğu açıklandı

Bombalı saldırıda Taliban’a asla şüphe duymayan ABD Başkanı Biden, Kabil Havalimanındaki saldırının faillerini affetmeyeceklerini belirterek, kendi belirleyecekleri yer ve zamanda saldırıya karşılık vereceklerini söyledi.

Taliban’ın her hangi bir şekilde ihmal, müdahale ve göz yumma durumu olmadığını düşünen ABD, Taliban’ın, DEAŞ ve El kaide ile ilişkisinin olmadığı ve onlarla düşman olduğu/çatıştığı konusunda ikna olmuş durumda. Ve büyük ihtimalle de El kaide ve DEAŞ’a karşı birlikte mücadele edecekler. Belki de ediyorlar. Biden’ın sözlerinden anlaşılıyor ki ABD’nin Taliban analizi köklü olarak değişerek Taliban’ı daha düşman görmüyor.

DEAŞ’ın Taliban’ı da hedef alması yeni bir olgu değil. Taliban – DEAŞ arasında Afganistan’da, zaten zaman zaman çatışma oluyordu. Çünkü iki örgüt arasındaki farklılıklar ve düşmanlıklar bulunuyor. Bazı insanlar Taliban – DEAŞ çatışmasına şaşırıyor. Şaşıranlar için söylenebilecek bir şey bulunmuyor. Bu insanlar Taliban ve DEAŞ’ı, ABD’nin kurduğunu savunanlardır. Bunları dikkate almamak gerekir. Çünkü bunlar öğrenmek için hiçbir çaba harcamazlar. Kısa yoldan sonuca varmak için emperyalistlerin işidir diyerek sıyrılırlar.

Bu örgütlerin belirli bir zamanda belirli bir ülke tarafından desteklenmesi, o örgütün, belirli bir zamanda destekleyen devletin çıkarları için daima faaliyet göstereceği demek değildir. İsrail’e, binlerce roket atıldığını açıklayan Hamas, Filistin Kurtuluş Örgütü’nü bölmek amacıyla İsrail tarafından desteklenmişti.

Taliban bu kargaşadan uluslararası destek alır ve bu destekle bölgedeki istikrarı sağlar, uluslararası çapta tanınabilir. Taliban yönetiminin uluslararası çapta tanınmayacağı düşünülüyor ki temelden sonuca varmak doğru değildir. Çünkü bu işler uluslararası ilişkilerdir. Ülkelerin çıkarları söz konusudur ve sonuçta ona bakarak karar verirler. Başlangıçta konuşulana bakıp buradan hareket ederek bir takım sonuçlara varmamak gerekir. Bu doğru olmaz.

Afganistan, sadece ekonomi açısından önemli değil, stratejik olarak önemli bir yerde bulunan bir ülke olduğu için de önemlidir. Afganistan’da yatırım yapabilmek için Taliban ile ilişkilerinizin iyi olması gerekir.

ABD, Afganistan’dan tahliyeye başlamadan önce Afganistan’a ekonomik yardımı bir takım şartlara bağladı. Türkiye’nin, Afganistan ile ilişkisini kesmek diye bir konumu zaten bulunmuyor. Rusya ve Çin, Taliban’ı dışlayan bir tavır almadılar. Pakistan, Taliban yönetiminin en büyük destekçisi ve dostudur. İran, Taliban’ın destekçisidir. Sonuç olarak başka devletler de zaman içerisinde Taliban’ı tanıyacaklardır.

Bunun esas nedeni Afganistan, büyük yeraltı zenginliklerine sahip bir ülkedir. Dünyanın en büyük lityum rezervlerine Afganistan ve Bolivya sahiptir. Lityum çok değer nadir bulunan bir metaldir. Lityum üretimini ele geçirmek için Çin, ABD, Almanya büyük çaba gösterecektir. Afganistan’da bulunan bir başka değerli metal de kobattır. Afganistan’da toprak altında demir, bakır petrolde bulunuyor. 40 yıldır savaşta olan bir ülkede bulunan değerler, elbette sadece bunla değildir. Savaş sonrası araştırma daha da genişleyecektir.

Bu durum şunu da ortaya koyuyor; demek ki Afganistan’a, büyük bir sermaye akını olacak ve büyük yatırımlar yapılacak. Bu güne kadar neden yapılmadı diye sorabilirsiniz. Afganistan’da hem dışarıdan gelen güce karşı savaşan hem de dışarıya karşı savaşan grupların kendi içlerindeki savaşı vardır. Ülke savaş ağaları tarafından bölünmüş ve kendi yasaları hakim olduğu için Afganistan’da savaşın biteceğine kimse inanmıyordu. Böyle bir ülkeye yani yatırımın güvencesi, yatırımda çalışacakların güvencesi, asayiş yoksa, kimse yatırım yapmaz.

Çıkan ortak karara göre ülkenin tamamında olmasa da büyük bir bölümünde savaş ağalarını tasfiye eden Taliban, yegane güçtür. Taliban, ufak çaptaki direniş odaklarını da tasfiye edince Afganistan’da, büyük oranda asayiş sağlanmış olacaktır. Daha sonra da ülkeye önemli oranda yatırım olacaktır.

Afganistan ile yakın ağı bulunan Almanya ve Türkiye, bu konuda epeyce avantajlı. Almanya Başbakanı Merkel: Afganistan’da, son 20 yılın kazanımlarını korumak için Taliban ile diyalog devam etmeli dedi. Ve ekledi; Afganistan’a ekonomik yardımımız sürecektir. Almanya, ABD kadar olmasa da NATO çerçevesinde Afganistan’da asker bulundurdu. Çatışmalara belirli oranda katıldı ve kayıplar verdi. Almanya’nın Afganistan’a tarihsel ilgisi Hindistan’ın, İngiltere’nin, en büyük sömürgesi olduğu zamandan gelir. Almanya, İngiltere’nin aksine Afganistan’ı işgal etmeye hiçbir zaman kalkmadı. Pakistan, kurulmadan önce Hindistan’a sınır komşusu olan Afganistan’da etkin olmaya çalıştı. Amacı da İngiltere’nin Afganistan’ı işgal etme programında İngiltere’yi istikrarsızlaştırmaktı. Almanya, daha önce okullarında Afganoloji dersi verdirdi. Bu okullarda eğitim gören Afganlardan, geçmişte Afganistan’daki geçici hükümetlerde bakanlık yapanlar oldu.

Türkiye, Afganistan’da ne yapabilir? Yeraltı madenlerini ayrıştırma ve işlem büyük yatırım ile birlikte teknik bilgi de ister. Türkiye’nin bunu yapabilecek teknik bilgisi olmayabilir. Taliban’a en büyük desteği veren ABD’nin müttefiki Pakistan ile Türkiye’nin, yıllardan beri ilişkileri çok iyi durumdadır. Savaş demek yıkım, yıkım demek de inşaat demektir. 40 yıldır savaş ve iç savaşın olduğu Afganistan’da, her şey yıkılmış durumda ve büyük bir inşaata ihtiyacı var. Türkiye, Azerbaycan’dan sonra inşaat alanında yoğun bir biçimde Afganistan’a sermaye ihracatı akıtarak, büyük bir yatırım yapacaktır.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.