Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

AKP, 7 Haziran seçimlerini, yaratacağı kaos üzerinden kazanmaya çalışıyor…

İBDA-C’ye yakın “Adımlar Dergisi“‘ne bombalı saldırı ile başlayan kaos ortamı DHKP-C‘nin Kürt kökenli savcı Mehmet Selim Kiraz’ın operasyon sırasında öldürülmesi ile devam ederken DHKP-C‘nin Vatan caddesi Emniyet Müdürlüğüne saldırı düzenlemesi ve kaos ortamı Fenerbahçe kafilesini taşıyan otobüse yönelik yapılan saldırı ile toplumun farklı sosyal katmanlarını içine alan istikrarsızlaştırma faaliyetini devam ettirdi.

Recep Tayyip Erdoğan ile İMF-Dünya Bankası ve AB Ekonomik Kurumları tarafından desteklenen Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı Ali Babacan‘ın ekibi arasındaki sorunların artarak etmesi ekonomik dengeleri etkileyecek düzeye gelirken AKP’nin yıllardır kullandığı ekonomik istikrarın etkisi kırılmaya başladı.

AKP-Cemaat iktidar olma savaşında 17-25 Aralık’tan sonra AKP‘nin, hamleleri ile sessizliğe bürünen Gülen Cemaati, bilinen hamlelerinin önü kesildiği için AKP’nin oy oranındaki düşüşü derinleştirecek ve toplumda güvensizliği pekiştirecek daha farklı hamleleri devreye sokma hazırlığı yapacaktır. Gülen Cemaati yapabileceği yeni hamleler nedeniyle al acele terör örgütü ilan edilse de yapacağı bu yeni hamleler sürpriz olmayacaktır.

AKP-HDP‘nin, Dolmabahçe’de ortak açıklama yapmalarının Milliyetçi oylarda yaptığı etkiyi gören Recep Tayyip Erdoğan, karşı çıkma açıklamasını yapmak zorunda kaldı ama İç Anadolu ve Akdeniz’deki Milliyetçi oyların MHP‘ye yönelmesini engelleyemedi ve AKP‘den oylar umduğundan daha fazlamı kaçtı

DHKC’nin Kürt kökenli savcı Mehmet Selim Kiraz’a yaptığı saldırı üzerinden başta Recep Tayyip Erdoğan‘ın Alevi bir örgüt olarak göstermeye çalışması çok bilinçli olarak geliştirilen kaos planın önemli bir halkasıdır ve Alevilere yönelik olumsuz algının derinleşmesine yönelerek Kemal Kılıçdaroğlu‘nu hedef alacaktır ama denge oluşturan Mersin, Adana, Hatay, Gaziantep, Mardin, Siirt, Urfa İstanbul gibi toplumsal dengelerin hassas olduğu bir metropolde gerilim politikalarına radikal İslamcı Hareketleri dahil ederek (IŞİD, El Nusra, El Kaide, İBDA-C) Alevi-Sünni çatışmasına zemin hazırlayan  mezhep ve etnik temelli politikaların Türkiye’nin iç dengelerinde çok yönlü çatışmaların önünü açmasına ve kontrolün bütünüyle kaybedilmesine yol açabilir.

Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra AKP-HDP, HDP’nin, seçime Parti olarak girmesi için anlaştı ve Recep Tayyip Erdoğan, HDP‘nin, 7 Haziran‘da barajın altında kalması için de her türlü stratejik oyunları oynayacak demiştim.

PKK‘li Cemil Bayık, iki gün önce Alman WDR ve NDR kanallarına verdiği demeçte Almanya’ya verdikleri zarardan dolayı Almanya‘dan PKK adına özür diliyor. Artık bağımsız bir devlet amacı gütmediklerini, Türkiye’ye karşı da savaşmak istemediklerini söylüyor.

Aynı PKK dün Ağrı’nın Diyadin İlçesi Yukarı Tütek Köyü’nde, TSK ile çatışıyor ve Genelkurmay dört askerin yarandığını açıklıyor.
Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı yorumunda “PKK çözüm sürecini baltalıyor” derken Batı‘da, AKP-PKK anlaşmasından dolayı kaçan AKP oylarını geri alabilmek için AKP-PKK, anlaşmadı demeye getiriyor ve oy uğruna başlattığı “Barış süreci“nin yine oy uğruna “Savaş süreci“ne evrildiğini tastik ediyordu ve CHP’nin 2002’den beri ilk defa AKP‘den önce başladığı ve şimdiye kadar hep en sona bıraktığı İstanbul Mitingi ile gündemi CHP‘ye bırakmamak için bir taşla iki kuş vurma çabasına giriyordu.

AKP Hükümeti, 7 Haziran seçimlerini kaybetmemek için, seçim sonucunu etkileyecek çok yönlü oyunları devreye sokacaktır.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.