Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

AKP-Cemaat iktidar savaşında gelinen son viraj, Medya savaşı…

Medya savaşına dönüşen Cemaat-Recep Tayyip Erdoğan arasındaki iktidar savaşında, Gülen Cemaati, Recep Tayyip Erdoğan‘a karşı, elinde bulundurduğu Samanyolu, Bugün Tv, Kanal Türk Tv, Zaman, Bugün, Taraf gibi medya araçlarıyla bir saldırıya girişti.
Recep Tayyip Erdoğan merkezli AKP Hükümeti de ATV, Star, A haber, Kanal 7 gibi televizyon kanallarını, Star, Akşam, Sabah, Akit, Yeni Şafak gibi gazeteleri kullanarak Gülen Cemaatine yönelik karşı bir saldırıya yöneldi.
Recep Tayyip Erdoğan, merkezli AKP Hükümeti, Cemaati tasfiye etmek için elinde bulundurduğu devlet olanaklarını medya gücüyle bütünleştirmesine rağmen Cemaat’i tasfiye edemiyor.

AKP Hükümetinin 12 yıllık iktidar döneminde sistem içi yeni güç odakları oluştu. 
Bu politik gelişmeye paralel olarak medyadaki iktidar ve güç ilişkileri de zorunlu olarak değişti ve sistem ilişkilerini belirleyen İslamcı bir medya oluştu.
Cemaat ve AKP ittifakıyla etkin bir güç haline gelen ve psikolojik savaşın örgütlendirilmesinin önemli bir aracı haline gelen İslamcı medya, aynı zamanda devletin İslamcılaştırılmasında çok önemli bir rol üstlendi.
Toplumsal ilişkilerin örgütlendirilmesinde oynadığı rol nedeniyle Medya, sistemin en önemli kuvvetlerinden biri olarak görülür. 
Devletlerin örgütsel yapısına uygun hareket eden medya aynı zamanda sistem içi iktidar güçleri arasındaki rekabette de önemli bir işlev görür. 
İktidar-güç ilişkileri kimin lehine gelişirse, medyanın farklı katmanlarının oynayacağı roller de değişkenlik gösterir.

Son günlerde İktidar olanaklarından yararlanmak ve sistemi kendi eğilimlerine göre örgütlemek isteyen İslamcı medyada başlayan tasfiyenin politik arka planı; İslamcı politik klikler arasındaki iktidar savaşının ve rekabetinin çok daha belirgin olarak ön plana çıkmış olmasıdır ve bu çatışmanın da daha derinleşeceğinin işarateidir.
Ellerindeki görsel ve yazılı medyayı çok kapsamlı kullanarak, çatışma ve rekabetini İslamcı medya (Gülen Cemaati) ile Milli görüş geleneğini temsil eden medya (Recep Tayyip Erdoğan‘lı AKP) derinleştiriyor. Recep Tayyip Erdoğan‘a yön veren dar elit tabaka, hakim oldukları medya gücünü kullanarak Ahmet Davutoğlu’nun güç olmasına izin vermek istemiyorlar. 
Recep Tayyip Erdoğan‘ın Cumhurbaşkanlığına çıkmasından sonra ortaya çıkan Medya savaşı kılıfındaki Cemaat-AKP iktidar savaşı, iktidar-güç ilişkilerinin zamanla değişmeye başlayacağına dair ve İç politikanın güçlü bir aktörü olarak AKP’yi doğrudan yönetmeye devam ettirmek isteyen Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel kapitalist sistemin stratejik güçleri tarafından oluşturan bölgesel politik denklemin dışında tutulacağına bir kısım veriler ortaya çıkmış durumda.

Sabah gazetesi, ATV ve A Haber gibi bütün gücüyle Recep Tayyip Erdoğan’ın militanlığını yapan medya grubu, Recep Tayyip Erdoğan‘a bağlı bir memur görüntüsü vererek sıradanlaştırmak için AKP içerisinde güç olmasını engellemeye yönelik itibarsızlaştırma faaliyetlerine yöneldiği Ahmet Davutoğlu‘na saldırıyor. Bu grup daha önce Gülen cemaatine karşı savaş açmıştı. Daha sonra Abdullah Gül‘ün  olası hamlelerine karşı bir saldırı kampanyası başlatmıştı.

Süreci kendi lehine değiştirmek istediği için İslamcı medyanın dizayn edilmesini son derece önemseyen Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olmasıyla içte politik inisiyatifi kaybetmeye başlayan ve Uluslararası ve bölgesel ilişkilerde etkisiz bir konuma geldi. Recep Tayyip Erdoğan, süreci kendi lehine çeviremezde, İslamcı medyanın dizayn edemezse, hem Türkiye’nin hem de AKP’nin iç politik dengeleri değişmeye başlayınca, bugünkü İslamcı medya Recep Tayyip Erdoğan’ın tasfiyesinde önemli bir oynayacaktır. İslamcı Türk-Medya grubuna yönelik yapılan tasfiyelerle iktidar gücünü sınırsızca kullanmak isteyen Recep Tayyip Erdoğan, Güvenlik Yasasını çok daha aktif bir şekilde yaşama geçirmek için medyayı da kontrol altına alarak iktidar gücünü en üst boyuta çıkartmaya çalışsa da süreç istediği gibi yürümeyecektir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.