Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

AKP-Cemaat savaşında Ülkücüler!

Türkiye’de uzun yıllardan beri emniyet, adliye, eğitim, sağlık gibi alanlarda Sünni Türk muhafazakârlara ağırlık verildi.

Buna bağlı olarak da bürokrasideki ülkücü eğilimli kadroların oranı genellikle ülke ortalamasının üstünde seyretti.

AKP iktidarının, bürokrasideki ülkücü kadrolar için kara bir dönem olduğunu söyleyebiliriz.

AKP Cemaat arasındaki iktidar savaşında ülkücülerin bu savaşa pek bulaşmak istemediklerini görüyoruz.

AKP iktidarı ülkücü kimliklerini korumakta ısrar edenleri etkisizleştirirken, AKP’ye veya Cemaat’e yanaşanların büyük kısmının önünü iyice açtı.

Adım adım tüm ülkeyi kuşatan bu savaşa ne kadar uzak durmak isterse istesin, Ülkücü hareketin kayıtsız kalması pek mümkün olmayabilir

Bugün “Paralel Devlet” denildiğinde ilk akla gelen savcı ve polis şeflerinin bazılarının Cemaat ile ilişkisi öğrencilik yıllarına değil yakın bir zamana denk gelir ve bunların hemen hemen tümü ülkücü çizgiye yakın bilinir.

AKP Cemaat iktidar savaşının bugününde bürokrasideki ülkücü kadroların değeri, gerek AKP, gerekse Cemaat açısından iyice arttı.

Cemaat’le irtibatlı kadroları ayıklayan hükümet bunların yerlerine epey sayıda ülkücü denebilecek kişileri getirdi veya getirmek zorunda kaldı.

Bürokrasideki gücü iyice zayıflamaya başlayan Cemaat de ülkücüleri kendilerine yanaştırabilmek için ülkücülerin AKP ile arasını iyice açmayı hedefliyor.

Başbakan RTE’ın medyaya doğrudan müdahale ettiğini tartışmasız bir şekilde kanıtlayan üç telefon kaydında ana konunun MHP ve onun genel başkanı Devlet Bahçeli ile ilgili olması Cemaatin ülkücülerin AKP ile arasını açmaya çalışmasıdır.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.