Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

AKP iktidarının, tutarsız Suriye politikası…

Türkiye, Rusya ve İran ile Suriye‘nin toprak bütünlüğü konusunda anlaşma yaptı. Körfez ülkeleri, Suriye‘deki savaşta başından beri TSK‘yi, Suriye‘yi çökertmek adına Esad‘a karşı savaştırmak istiyordu. TSK, Halep, Şam yerine El Bab‘da, DEAŞ ile mücadele etmek için Fırat Kalkanı Harekati‘ni başlattı ve El Bab’a kadar gitti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın, ABD Başkanı Donald Trump ile ilk kez telefon görüşmesinden hemen sonra ABD Başkanı Donald Trump‘ın, CIA Başkanı Mike Pompeo’yu, Türkiye‘ye gönderdi. CIA Başkanı Mike Pompeo’yu, Türkiye‘ye gelmesi ile birlikte bazı soruları da gündeme getirdi. Bu sorular : Türkiye‘nin, Suriye’de, cihatçı örgütlerin bölgenin başına bela edilmesi programındaki görevine tekrar geri mi dönüyor? ABD‘nin Rakka yolunda silahlı gücümüz diyerek destelediği YPG’yi, Türkiye ile yan yana mı getirmek istiyor? ABD, YPG ile ortaklığı bitirerek Türkiye’yi işin içine katmak mı istiyor? Türkiye, Körfez ülkeleri ile dostluğunun devam ettiğini mi anlatmak istiyor?

CIA Başkanı Mike Pompeo’yu, Türkiye‘ye gelmesinin hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Körfez ülkelerine seyahat etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ziyarete giderken “TSK, El Bab’tan sonra Menbic ve Rakka’ya devam edecek.” dedi. Türkiye’nin, Fırat Kalkanı Harekati ile Suriye‘de, yürüttüğü savaşın hedefi “Körfez ülkelerinin para desteğini alan DEAŞ” ile mücadele etmek. Ekonomik destek aramak adına Körfez ülkelerine giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran‘a “Pers milliyetçiliği” çıkışı yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu hamleyi Körfez ülkelerinden para yardımı alabilmek için yapıyor olabilir. Suriye’de yürütülen savaşta sorunun asıl kaynağından para yardımı istiyor olması hemen akla “TSK, Körfez ülkeleri adına mı savaşacak?” sorusunu getiriyor.

Fırat Kalkanı Harekati‘nın, El Bab‘a kadar gitmesi ile görünüyor ki AKP iktidarının kendilerine güvenini fazla artırmış. Rusya Başkanı Vladimir Putin, Türkiye‘ye, “Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda nerede kalmıştık” diyecektir.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu‘nun, “emri ben verdim” dediği Rus uçağının düşürülmesinde Ortadoğu politikamız tamamen bitmişti. Rus uçağı düşürüldükten sonra ve sonrasındaki Rusya ile barış “Rusya olmadan Suriye’de bir hiç” olduğumuzu gösterdi. Suriye hava sahasına giremediğimiz o yasak tekrar gelirse ne olacak? Fırat Kalkanı Harekati‘ı ile Suriye‘ye girmemize Rusya destek vermişti. O desteğini geri çekerse Suriye Ordusu ile karşı karşıya geleceğiz. O zaman ne olacak?

TSK ve desteklediği ÖSO, El Bab’ı kuzey, kuzeydoğu ve batıdan kuşatmış durumda. Suriye ordusu güneyden çemberi daralttı. Suriye ordusu DEAŞ‘ın, iki kez Rakka – El Bab ikmal hattını kesti ve Fırat Kalkanı Harekati ilerledi. TSK, Suriye ordusu ile birlikte mücadele vermezse Suriye ordusu, DEAŞ’ın lojistik destek yolunu kontrol altına almaz ve Fırat Kalkanı Harekati, DEAŞ‘a karşı ilerleyemez. Fırat Kalkanı Harekati Suriye‘de, DEAŞ ile mücadele etmek istiyorsa Suriye ordusu ile birlikte hareket etmesi gerekiyor.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.