Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Andrey Karlov suikastından sonra Rusya, Radikal İslamcı örgütlere karşı sertleşerek topyekün bir saldırıya yönelecektir…!

Ortadoğu’da, Rusya‘nın, güçlenmesinden rahatsız olan ABD, bunu engellemek için sürekli Rusya ile bölgesel bir rekabet ve çatışma halinde bulunuyor. Bölgesel rekabetin içerisinde bulunan Halep savaşındaki cepheleri söyle yazabiliriz. Rusya, Çin İran, Suriye cephesine karşı ABD/Batı, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, ve bunların silahlı gücü DEAŞ, El Nusra Merkezli Radikal İslamcı örgütler.

AKP Hükümetinin yanlış Suriye politikası nedeniyle uzun süredir stratejik müttefiki radikal İslamcı örgütlere olan desteği kesmek zorunda kaldı ve TürkiyeSuriye politik stratejisini Rusya’ya, uyarlayarak yeni bir pozisyon belirlemeye başladı.

Suriye‘de, Esad‘a karşı İslamcı bir iktidar getirterek, Şii Irak’a karşı bir denge oluşturmak isteyen ABD/Batı ve koalisyon güçlerinin finanse ettikleri vekalet savaşındaki İslamcı örgütlerin Halep’te kaybetmesi ABD/Batı ve koalisyon güçlerinin de kaybetmesidir.

Halep‘in, Suriye Ordusunun kontrolüne geçtikten sonra Suriye‘de, yeni bir dönemin başladığını söyleyebiliriz. Suriye’deki, askeri ve politik dengeyi değiştiren Halep savaşından sonra Halep‘te kaybedenler Rusya’nın, Türkiye Büyükelçisi Andrey Karlov’a suikast gerçekleştirdi. Rusya’nın, Türkiye Büyükelçisi Andrey Karlov suikastı Rusya’nın, bölgedeki başaralı politik hamlelerine karşı yapılan bir suikasttır.

Saldırının El Nusra tarafından üstlenilmiş olduğunun belirtilmesi Devlet tarafından uzun yıllardır desteklenen ve kadrolaşmalarına izin verilen farklı Cemaat/Tarikat gruplarının ve Radikal İslamcı örgütlerin bir an önce Devlet kadrolarından temizlenmesinin önemini de gündeme getiriyor.

Rusya’nın, Türkiye Büyükelçisi Andrey Karlov suikastını gerçekleştiren terörist gösteriyor ki Devlet kadrolarına yerleştirilen farklı politik eğilimlere sahip Cemaat/Tarikat ve radikal İslamcı örgütlerden, talimat aldıklarını ve alacaklarını gösteriyor.

Türkiye’nin, iç politik dengelerini de etkileyen, eylemlerde tekbir getiren İslamcı gelenekten gelen Cemaat/Tarikatların, hiçbir şekilde küçümsenmemesi gerekir. Bu nedenle de bu suikasta bir diplomata yapılan suikasttan daha öte ciddi politik sonuçlara yol açarak bölgesel ilişkilerde değişiklik yaratacak bir suikast olarak bakmak gerekir.

ABD/Batı ve bölgedeki müttefiklerinin politik tutumuna karşı Rusya, çok kapsamlı bir savaşa tutuşmak için Büyükelçi suikastını açık bir gerekçe olarak hazırlayabilir. İdlib‘e toplatılan Radikal İslamcı örgütler ve Suriye Ordusunun buna göz yumması önemlidir. Büyükelçi suikastından sonra Rusya, almış olduğu askeri ve politik kararları hızla uygulamaya koyacak ve başta DEAŞ, El Nusra olmak üzere Radikal İslamcı örgütlere karşı sertleşerek topyekün bir saldırıya yönelecektir. İdlib’teki, savaş Halep savaşından daha büyük olacaktır.

Terörist görülen gruplar ÖSO içerisinde kabul edilmeyecek, Türkiye-Suriye arasında devletler düzeyinde bir anlaşma gerçekleşecek ve Eset, Esad olacaktır…!

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.