Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Barışçı bir gelecek, yasanın ağırlaştırılmış yöntemi ile olmaz…

Güvenliğe ilişkin yasaları ağırlaştırmak ile “güvenlik sağlayacak” zanneden AKP‘nin, ısrarı ile Meclisten geçirilmeye çalışılan iç güvenli yasa (yasanın ağırlaştırılmış yöntemi) paketini, muhalefet de ısrarla engellemeye çalışıyor. 
Bu şekilde giderse de, bu çekişme dışarıya taşacak ve yeni gerginliklere yol açacaktır.

Hükümetin, yurttaşların sokağa dökülmesini, can ve mal güvenliğini sağlamasını ve şiddet eylemlerine yol açan gerilimleri ve suçu önlemek için, Halkın insani taleplerini yerine getirmesi ve sorunları çözmesi gerekiyor.
Çıkarmak istediği yasanın ağırlaştırılmış yöntemi ile Barışçı bir ortam yaratacağına inanan AKP Hükümeti, toplumsal sorunlara çözüm bulması gerekirken, sorunları çözmeyi başaramadığı için, daha ağır iç güvenlik tedbirleriyle, yeni baskı uygulayacak ve olmayan demokrasiyi de daha da daraltacak.

Hükümetin, yeni tasarıya gerekçe olarak gösterdiği şiddet eylemleri, zaten suçtur ve yasalarda bunu önlemeye yeter hükümler vardır. 
Hükümetin yapması gereken, var olan yasaları yok göstereceğine, bu tür cana ve mala zarar veren eylemleri önlemek ve yapanları cezalandırmaktır. 
İç güvenlik yasa tasarısına karşı çıkan Muhalefet de, bunun aksini savunmuyor.
Muhalefet, bunun yolunun iç güvenlik yasalarını ağırlaştırmak olmadığını, gerilimi düşürmek ve sorun çözmek olduğunu savunuyor. 

Recep Tayyip Erdoğan’ın, ısrarı ile Meclisten geçirilmeye çalışılan iç güvenlik yasası, (yasanın ağırlaştırılmış yöntemi) var olan demokratik hakların da, rafa kaldırılmasıyla diktatörlüğe giden bir yoldur.

Sorunlara doğru tanım koyup onların çözümü için gerekeni yapacağına, iç güvenlik yasası (yasanın ağırlaştırılmış yöntemi) Hükümete kolay ve kestirme bir yol gözükse de, tam tersi bir etki yaparak, gerilimi daha da büyüterek, söz konusu güçleri karşısına almasıdır.

7 Haziran seçimi yaklaşırken Ahmet Davutoğlu, Başbakanlığında ki AKP, Hükümetteki yerine sağlam bakamadığı için, ipin ucunda oynayan iktidarının getireceği bu baskı tedbirlerini bizzat, kendisinin uygulamaya koymaya zaman bulup bulamayacağı da kuşkuludur. 
AKP‘nin, 7 Haziran‘da gidebileceği, belki de daha berbatının gelmeyeceğini kimse garanti edemez. 
Recep Tayyip Erdoğan, kendi eliyle Muhalefete silah hazırlayan biri durumuna da düşebilir.

Çok denenmiş ve yanlış olduğu görülmüş bir yolda, ısrarla yürümek için neden yoktur. 
Getirmeye çalıştıkları bu yasaları, uygulamaya vakitleri olmayabilir ve doğacak kargaşadan yararlanıp devlet dümenini ellerine geçirecek birileri, bu yasaları hepimize ve bizzat onu getiren AKP Hükümetine karşı kullanılabilir.

Eğer barışçı bir gelecek istiyorsak AB, standartlarında bir demokrasi için gerekeni yapmak ve AB ile bütünleşerek, yapılması gereken demokrasinin yolundan yürümek, çağdaş bir anlayışla sorunları uygarca çözmektir.
Dünyada bu tür sorunlar nasıl çözüldüyse öyle çözüldüğünde provokatörlere, darbecilere ekmek kalmayacak.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.