Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Batı Bloku ile Doğu Bloku arasında oynanan Satranç oyununun piyonları – 4

Ruzi Nazar, ABD adına Güneydoğu illerinde yaptığı araştırmalarında bir çok kişi ile temas kurdu. Temas kurduğu kişiler Mustafa Kemal Atatürk‘ün, toprak reformu ve şeyh-ağalarına karşı tutumuna karşı çıkan kişidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün, toprak reformu ve şeyh-ağalarına karşı tutumuna karşı çıkan Bedirhan aşireti Reisi Hacı Bedir Ağa, Eserlerinde sıklıkla “Deccal” kavramı ile Mustafa Kemal Atatürk’ü işaret eden Said-i Nursi, Ruzi Nazar gibi Kızıl Orduda görev almış ve 1922’de kaçarak Türkiye‘ye yerleşen 1900 Gürcistan doğumlu Burkan Aşiretinden Kinyas Kartal‘dır. Köy Enstitüleri, bizim devlet üzerindeki gücümüzü kaldırmaya yönelikti. bunu içimize sindiremedik diyen toprak ağası Kinyas Kartal, 1960 darbesinden sonra Ruzi Nazar ile dostluğu gelişir ve Demokrat Parti Van milletvekili olarak Meclis’e girdi.

1959’da, 1960 darbesinden önce (1959) gelen ve 1971 darbesinden sonra giden Sovyet coğrafyasındaki anti-komünist faaliyetlerle uğraşan Ruzi Nazar’ın görevi Sovyetler Birliği‘ne karşı mücadele konularında ABD’nin, Ankara Büyükelçisi ile Amerikan askeri heyeti arasındaki irtibat görevlisiydi. Sivil toplum, medya, üniversite ve idarede Komünizmle mücadeleyi ve siyasette İslamcı ve Milliyetçi akımların yükselmesini sağlamak için yüksek bütçeli fonlar onun kontrolündeydi.

Sovyetler Birliği‘nin, Afganistan işgali başlayınca Ruzi Nazar, Sovyetler Birliği’ne karşı İslamcı kabile şeflerinden bir direniş gücü ortaya çıkarılmasında görev aldı. ABD tarafından Sovyetler Birliği‘ne karşı desteklenen, Batı karşıtı İslamcı mücahit liderlerden Gulbeddin Hikmetyar ile görüşmelerde bulundu. Kızıl Ordu’dan kaçan Özbek asıllı askerleri ABD saflarına katmak için birkaç kez Afganistan‘a giden Ruzi Nazar, Gulbeddin Hikmetyar‘ı ilk organize eden kişidir.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayan Soğuk Savaş, yüzlerce ajanın öldürüldüğü, kapalı operasyonlarla tarafların birbirlerini zayıflatmaya, istikrarsızlaştırmaya çalıştığı kirli bir savaştı.

İkinci Dünya savaşından sonra başlayan başoyuncularının CIA ile KGB olduğu Soğuk Savaş‘ın başlaması ABD‘nin, iki kutuplu lider olan Dünyayı tek kutuplu lider (Dünya İmparatorluğu) yapma savaşıydı. Herkesin kendi teröristini kahraman kabul ettiği, her türlü kanunsuzluğun meşru kabul edildiği, 40 yıldan daha fazla bir süre devam eden Soğuk Savaş, ABD’nin zaferiyle sonuçlandı ve 1991 yılında Sovyet Birliği dağıldı. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra da ABD, “aslında Sovyetler Birliği bizim için tehlike değil biz abarttık” diyerek itiraf etti. ABD‘nin, tek kutuplu Dünya lideri olma hevesi 1991’den 1988’e sürdü. Ve Dünya, dört kutuplu liderini üretti. Dört kutuplu olan Dünya’da ABD, AB, Rusya ve Çin lider oldu.

Adriyatik’ten Çin seddine rüyasını yaşayan ABD, Sovyetler Birliği’nin, dağılmasının hemen ardından Soğuk Savaş zamanında yetiştirdiği Türk ajanları sayesinde Asya coğrafyasına eşzamanlı olarak operasyon yaparcasına girdi ve Bölgelerdeki yerel yönetimlerle içli dışlı oldu. ABD, CIA ajanları sayesinde sinsi yöntemlerle girdiği Orta Asya coğrafyasında ülke yönetimlerine ve ekonomisine sızdı. Eğitim-öğretim kılıfıyla Asya ülkelerine giren ABD/FETÖ eşzamanlı olarak bölgedeki ticari faaliyetleri ve ekonomiyi de ele geçirmeye çalıştı.

ABD‘nin, Orta Asya‘daki FETÖ yapılanmasını ilk fark eden Rusya, açılan okulların CIA adına ulusal çıkarlarına aykırı olarak istihbarat çalışmalarında bulunduğunu, Okullarda verilen çarpık eğitimle Asya ülkeleri halkının birliğine aykırı faaliyetler gösterdiği, okullarda yetişen öğretmen ve öğrencilerinin ABD çıkarlarını koruma amacı taşıdıklarını Orta Asya’nın yapısına aykırı mezunlar ve elemanlar yetiştirmeye çalıştığını, Okullardaki öğretmen ve öğrenciler normal öğretmen ve öğrenci dışında bir asker ve istihbaratçı motifinde yetiştiğini tespit edip mahkeme kararıyla okulların büyük bir kısmı kapatıldı. Öğretmen kılıfındaki istihbarat elemanlarını sınır dışı etti

Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov ve hükümet darbe girişimini başarıyla savuştururken Ülkede geniş çaplı soruşturma başlatıldı. FETÖ okullarındaki öğretmen maskesiyle görevli 70 CIA ajanında ABD’nin kırmızı ve yeşil pasaportuna sahip olan siyasi statülerinin olduğu ve bu ülkeye “ABD Dostluk Köprüsü” adlı gizli bir yapılanma adıyla geldikleri anlaşıldı. Amaçlarının Binlerce yıllık Özbek kültür ve geleneklerini yıkıp bu okullardan mezun olan çocukların ileride devletin kilit noktalarına gelmesini sağlamaktı. 1999 yılında ise Özbek lider İslam Kerimov‘un talimatı üzerine okullar kapatıldı, çok sayıda kişi sınır dışı edildi ve çok sayıda okul yöneticisi de tutuklandı.

Sovyetler Birliği‘nin dağılacağını bilen Ruzi Nazar, sonrasında da ABD’nin, Kürdistan (2. İsrail) programını için “ABD için önemli olan Türkiye’nin istikrarı” diyebiliyordu. Ruzi Nazar‘ın, ABD‘nin, Kürdistan (2. İsrail) programına hizmet ettiği “çözülmediği takdirde gelecekte Türkiye’nin başına büyük dertler açacak Türk devletinin resmi siyaseti Kürtlerin varlığını inkar üzerine kurmuş” sözlerinden anlıyoruz. Ruzi Nazar‘ın, bu meseleyi Hindistan‘dan döndükten sonra Alparslan Türkeş ile de konuştuğu biliniyor. Her ikisi de Kürdistan (2. İsrail) konusunda mutabıktı, bu mesele çözülmediği takdirde, Türkiye üzerinde hesabı olan ülkelerin bu konuyu Türkiye’ye karşı kullanacaklarını iddia ediyorlardı. PKK’nın, Türkiye’nin, eski müttefikleri tarafından desteklendiğini iddia eden Ruzi Nazar, “Eğer Türkiye o zaman bu inkar siyasetinden vazgeçseydi ve son dönemlerde verilen haklar o zaman verilseydi, PKK hareketinin ortaya çıkması mümkün olmazdı.” demişti. Ama gelinen sonuçta PKK/YPG‘ye silahlı Gücüm diyen ABD oldu.

FETÖ soruşturması kapmasında Antalya’da gözaltına alınarak Ankara‘ya götürülen CIA‘nın Ortadoğu şefi Ruzi Nazar ile yakın ilişkilerinde olduğu bilinen 73 yaşındaki eski MİT‘çi Enver Altaylı‘nın, FETÖ‘den, tutuklanması 1945’den sonraki tarihin ABD/Batı’nın, istediği gibi değil de doğrularla birlikte yeniden ele alınacağını gösteriyor. MİT’çi Enver Altaylı gibi Türk milliyetçisiyim deyip Ruzi Nazar silsilesini takip edenlerin hepsi de Milliyetçi olduğunu savundular. CIA ajanları ABD çıkarlarını korumak zorundadır. CIA adına çalışarak kim Vatanını kurtarabilir. Bunlar hangi ülkenin Milliyetçisi olur? Dünyada gerçek Milliyetçi olan hangi ülkenin Milliyetçisi vatandaşı ABD ajanı olur?

Ruzi Nazar gibi CIA ajanlarının Soğuk Savaş başladıktan sonra Türkiye‘deki, Rusya ve Çin emperyalizmine karşı yapılandırdığı yapı kendisini Milliyetçi olarak tanımladı. Anti-Kominist Türk Milliyetçisi olarak kendisini kabul eden bu yapıya göre Rusya ve Çin Emperyalistken ABD masumdu. Oysa Türkiye‘yi, Sovyetler Birliği etkisinden korumaya çalışırken birer Amerikan Milliyetçisi olduklarının farkına varamadılar. Amerikan çıkarlarını korumaya çalışırken doğan Milliyetçilik çarpık bir Milliyetçiliktir.

Ruzi Nazar‘ın, Kızıl Ordu‘da başlayarak Yahudileri katleden ırkçı Alman Nazileri ile Sovyetler Birliği‘ne karşı savaşması ile devam eden ABD, CIA‘sında son bulan hayatının özetinde kendisini Özbekistan‘ın Bağımsızlığını savunan Türk Milliyetçi olarak tanımlıyor. Ülken işgal edildiyse düşmanına karşı başka bir ülke ile işbirliği yapmak başka bir şey. O ülkenin ordusuna katılarak o ülke adına düşmanına karşı savaşmak başka bir şey. Mustafa Kemal Atatürk, milli mücadele sırasında Vladimir Lenin ile işbirliği yaptı ama Sovyetler Birliği adına ajanlık yapmadı.

1945’de, hain “Milli Şef” (Kim ne derse desin bana göre en büyük vatan haini odur) Mustafa Kemal Atatürk‘ü, kafese kilitlerken dünyanın en iyi eğitimini veren beş ülkeden (Türkiye, Almanya, Fransa, Rusya, Japonya) birisi olmamıza rağmen Eğitim sistemimizi de ABD‘ye teslim ederek cahil bir toplumun yetişmesini sağladı. Atlantikten kopma sürecine giren Türkiye, Mustafa Kemal Atatürk‘ü o kafesten çıkartarak yarım kalan devrimini tamamlayacağı ortamına kavuşuyor.

Hayatını CIA ajanı olarak Sovyetler Birliği, Rusya, Çin‘e ve kendi ülkesi Özbekisitan gibi Türki Cumhuriyetlere karşı ABD çıkarlarını koruma adına tamamlayan Ruzi Nazar‘ın, bir röportajda ağlayarak söylediği sözü ile bitiriyorum. “Ben bir gün öleceğim ama vatanımda defin olamam beni kabul etmezler.”

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.