Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Bilgiden Bilgi Üretemezseniz, Aynı Bilgiyi Sürekli Tekralamak Zorunda Kalırsınız…

Önce bir konu hakkında bilgi sahibi olursunuz. O bilginin iç bağlantılarını bulamazsanız sürekli sadece o bilgiyi sunarsınız. Ama o bilginin iç bağlantılarını bulabilirseniz sürekli aynı bilgiyi tekrarlamak yerine bilgiden bilgi üretebilirsiniz.

Selefi olan Taliban ile DEAŞ arasındaki çatışmayı çoğu kişi anlayamadı. Anlayamayan çoğu kişi de konuyu emperyalizme bağladı. Ama belirli bir dönemdeki durumu alıp buradan genel sonuç çıkarmak doğru değil. Hem Taliban’ı, hem de DEAŞ’ı, ABD kurmuştu. Burası doğru; sonrasını da düşünmek gerekir.

Yani Teorik olarak birbirine benzeyen İslamcı gruplar küçük bir fırsatta ayrışırlar. İslamcı örgütlerin değişik tonlarını temsil eden örgütler dışlarındaki güç büyük olduğu zaman genellikle birlikte davranırlar. Dışlarındaki güç zayıflayınca da ayrışırlar.

Merkezi otorite güçlü olmak zorundadır. Merkezi otorite güçlü olduğu sürece diğerlerini kendisine uymak zorunda bırakır. Merkezi otoritenin gücü ne zaman zayıflamaya başlarsa, işte o zaman diğerlerinden başkaldırı başlar.

Bir dönem birlikte çalışan, yakın işbirliği yapan, hatta birisi diğerinin içinde olan örgütlerin daha sonra ayrışması ve ardından da birbirine düşman olması garip karşılanıyor.

Karşınızdaki güce karşı birleştiğinizde büyük görünürsünüz. Ama Teorik olarak önemli farklılıklarınız varsa, ne kadar büyük ve aynı gözükseniz de ayrısınızdır. İdeolojik birlik, örgütsel birlik için yetmiyor. Teorik olarak birbirine çok yakın örgütler birbirinden ayrı olmanın ötesinde düşman da olabiliyor.

Hamas, kurulduğunda İsrail tarafından FKÖ’ye karşı desteklendi. FKÖ parçalanınca da İsrail ile savaşmaya başladı.

12 Eylül 1980 darbesi ile birlikte ABD, SSCB’ye ve içerideki uzantılarına karşı Türkiye’deki İslamcıları destekleyerek önlerinin açılmasını sağladı. 1991’de SSCB dağıldığında içerideki SSCB uzantıları da zayıflamış durumdaydı.

İslamcıların içerisinde de en güçlü konuma FETÖ gelmişti. Gelen Hükümetin geri planında FETÖ güçlüydü ve hükümet mensuplarına istediklerini yaptırıyorlardı. En büyük güvenceleri de ABD’nin 1991’den sonra ABD İmparatorluğu’nu ilan etmesi ve Türkiye’deki, İslamcılar arasında en birinci müttefikleri olmasıydı.

Ama ABD İmparatorluğu 1997-1998’lerde çatırdamaya başladı. Çünkü Çin, Rusya, AB’nin ekonomide sivrilmesiyle birlikte dünya çok kutuplu olmaya ve ABD zayıflamaya başladı.

FETÖ sayı olarak azdı ama AK Parti’nin içerisindeki en güçlü İslamcı örgüttü. ABD zayıflayınca en birinci müttefiki FETÖ’de zayıfladı ve desteklenen diğer İslamcı güçler destekçileri ABD ve FETÖ karşı çıkmaya başladılar. Bu karşı çıkma tarzı İslamcı hareketlerin tipik yöntemidir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.