Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Birleşmiş Milletler’in, sistemi zorlayan bir ülkeye rol tayin etme takati kalmadı…

Türkiye‘nin füze ihalesi 3,4 milyar dolar ile Çin‘e Kaldı..
Urumçi‘de ,Uygur‘larla ağlamak da Çin‘le, Ticaret de Siyasetin, hem de kanlı Siyasetin iki yüzlülüğüdür…
Eğer Türkiye’nin, Çin’de kalan Füze ihalesindeki temel amacı “teknoloji transferi ve yerli üretim” ise ben NATO’culara, geçmiş olsun derim…

Türkiye‘nin Füze ihalesini Çin ile yapmasının arka planında, Uzun menzilli hava savunma sistemimiz olmadığı için sınırlarımız tehdit altında ve uzun yıllardır Terörle uğraşan TSK de, yıllardır bunu çok riskli olarak değerlendiriyor olmasıdır.

Birleşmiş Milletler Örgütü ya da kısaca Birleşmiş Milletler (BM), 24 Ekim 1945’te kurulmuş dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslar arasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak için kurulan uluslararası bir örgüttür.
Örgütün, kurulduğu yıllarda 51 olan üye sayısı şu an itibariyle 193’e ulaşmıştır.

Uzun menzil hava savunmasına sahip olması şart olan Türkiye, istediği halde NATO‘dan destek alamamasına rağmen ABD, terör saldırısına uğradığın anda bütün NATO‘yu arkasına alıyordu…

Tek merkezli dünya arayışının ürünü olan Birleşmiş Milletler’in bir hayale dönüşüyor olma nedeni, beş daimi üyeye dayanan adaletsiz yapısının sorgulanıyor olması diyebiliriz

Türkiye’nin NATO üyeliği bir garnizon ülke gibi kullanılması şeklinde dayatmacı bir yapı, rejim kimliğini koruyan, bu korumaya ayarlı örtülü operasyonlara ayarlı bir bağımlılık ilişkisi ve Batı’lı platformların hepsinde tek yönlü bir dayatma, zorlama, yönlendirme, rol tayin etme söz konusuydu

İttifak üyesi olmasına rağmen Türkiye‘nin, Çin ile yaptığı Füze ihalesi ile iki yüze yakın üyesi olan Birleşmiş Milletler‘in sistemi zorlayan bir ülkeye rol tayin etmesinin artık mümkün olmadığını anlaması gerekiyor.

Dünyanın ekseninin yer değiştirdiği, güç merkezlerinin sayısının çoğaldığı, yeni siyasi ve ekonomik başkentlerin ortaya çıktığı, sermaye ve teknoloji farkının hızla kapandığı, çevreden gelen ekonomik sıçramanın merkez ülkeleri zorladığı bir dönemi yaşadığımız şu günlerde  Türkiye’yi, Çin ile Füze anlaşması yapmaya iten bu haliyle NATO da, Avrupa Birliği de, (AB) diğer ekonomik ve siyasi platformlar da yeniden masaya yatırılmalı.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.