Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

BM Güvenlik Konseyi’nin yapısı yeni güçler dengesine göre değiştirilmelidir.

BM‘nin 193 üye devleti bulunuyor ve hepsi de Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun üyesidir. Toplam 15 üye ülkenin bulunduğu BM Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi ABD, Çin, Rusya, İngiltere ve Fransa‘dan oluşuyor ve bir başka ortak özellikleri de tamamı nükleer güçtür. Daimi üyeler olan ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya‘nın, BM’nin aldığı kararları veto etme hakkı vardır ya da bunların istemediği bir karar uygulanamaz. Kalan 10 üye ülke ise BM’nin 5 coğrafi grubu arasından 2 yıl için BM Genel Kurulunda seçiliyor. Geçici üyelerden 5’i her yıl yenileniyor. İki yılda bir dönüşümlü olarak seçilen üyelerin önemli işlevleri yoktur.

BM’nin 75. yıl dönümünde Katar, BMGK iç tüzüğünün yeniden düzenlenmesi çağrısı yaptı. Malezya BM’nin savaş ve iç çatışmaların çözümü konusunda reforma gitmesini istedi. Trump, yurt dışı uçuşları kapatmayarak “Çin virüsü” olarak nitelendirdiği Covid-19’u dünyaya yaydığı gerekçesiyle Çin‘i suçladı. Pakistan ve Hindistan, BM’nin 75. yıl dönümünde karşılıklı olarak birbirlerini bölgede terörizme yardım ve yataklık etmekle suçladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce “dünya 5’ten büyüktür” demiş ve Güvenlik Konseyi’nin yapısının değiştirilmesini istemişti. BM’nin 75. yıl dönümünde BM Güvenlik Konseyi’ni reforma tabi tutmamız gerekiyor diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in (BM) merkezlerinden birinin de İstanbul olmasının küresel barış ve istikrar çabalarına destek vereceğini belirtti. Genel merkezi New York’ta bulunan BM’nin halen Cenevre, Viyana ve Nairobi’de merkezleri bulunuyor.

Almanya, iki yıldır daimi olmayan üye olarak temsil edildiği BM Güvenlik Konseyinde genişletilmiş Güvenlik Konseyi’nde görev alabileceğini belirtti. Yani Çin, Fransa, İngiltere, Rusya ve ABD’nin yanında kalıcı üyelik istiyor. En güçlü aday ülke olarak Almanya, daimi üyeler gibi nükleer güç değildir ve olmaya niyeti de yoktur.

Eski güçler dengesi değişmiştir. Güvenlik Konseyi’nin yapısı yeni güçler dengesine uygun olarak değişmek zorundadır. BM Güvenlik Konseyi’nin yeni üyesi olmaya aday Almanya, çok kutuplu dünyanın en önemli yükselen gücüdür ve buna uygun olarak yerini istemektedir. Dünyanın hemen hemen her tarafında bulunan Almanya, bunu ekonomik gücüyle gerçekleştirmektedir ve şu an Avrupa Birliği bünyesinde en güçlü ülke de Almanya’dır. 30 yıl geriye gidersek Avrupa Birliği bünyesinde en güçlü ülke Fransa‘ydı ama şimdi güçler dengesi değişmiştir.

En güçlü yeni daimi üye adayı Almanya‘dan sonra geniş bir alanda bölgesel güç durumunda bulunan Hindistan ve Brezilya gelmektedir. Almanya, Hindistan ve Brezilya sıralamasını Türkiye ve Güney Afrika Cumhuriyeti takip etmektedir. Türkiye, şimdiki durumu ile daimi üye adayı sıralamasında geri sıralarda bir aday görünse de sonuç olarak adaydır. Bölgesel gücünü artırabildiği oranda Türkiye, kendini daha fazla dayatacaktır ve açık olarak buna oynamaktadır.

Dünyanın en büyük ekonomi sıralamasında yedinci sırada bulunan Hindistan, dünyanın en kalabalık ülke sıralamasında da ikinci sırada bulunuyor. Nükleer güç durumundaki Hindistan, dünya deniz ticaretinin yoğun olarak gerçekleştiği Hint Okyanusu’na hakim konumdadır. Dünyanın en büyük ekonomi sıralamasında Türkiye‘den yukarıda olmasına rağmen Türkiye, refah düzeyi olarak eşitsizlik ve yoksulluğun ileri derecede olduğu Hindistan’dan üst sırada bulunmaktadır. Yani ülkenin ekonomisinin iyi olması halkın refah düzeyinin iyi olması da demek değildir.

Afrika‘da, yatırım yapan en etkin ülkeler Çin, Brezilya, Hindistan, Güney Afrika Cumhuriyeti ve Türkiye‘dir. Güney Afrika Cumhuriyeti’nde de Hindistan gibi büyük gelir eşitsizliği ve ağır ekonomik sorunları fazlasıyla bulabilirsiniz. Buna rağmen Güney Afrika Cumhuriyeti, bir taraftan Afrika‘nın değişik ülkelerine sermaye ihracatı yaparken ülkeler arasındaki her anlaşmazlığa değişik oranda müdahale etmektedir.

Almanya‘dan çok sayıda savaş gemisi alan Türkiye, Fırkateyn (muhrip) gibi küçük savaş gemileri üretmeye başlarken hedefini daha da büyüterek büyük savaş gemileri üretmeyi amaçlıyor. Türkiye, Suriye, Irak, Katar, Somali, Libya, Azerbaycan, Afganistan, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova, Kuzey Kıbrıs, Lübnan, Mali, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Sudan‘da kurduğu üslerle yer yer gücünü gösteriyor. 1984’ten beri PKK ile yürütülen kara savaşı Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK) dünyadaki en iyi savaş tecrübesine sahip ordulardan birisi konumuna getirirken SİHA konusunda da dünya çapında bir düzeye ulaştı.

Dünya çok kutuplu olmadan önce dünyayı analiz etmek de ülkenin yerini buna göre saptamak da daha kolaydı. Soğuk savaş dönemindeki ABD, o zamanki güç konumunda değil. Rusya, Çin ve Almanya özellikle yükseldiler. Bu durum da Türkiye, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika cumhuriyeti gibi bölgesel güçlere yeni yükselme imkanlarını ortaya çıkardı. Türkiye’nin Almanya, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika Cumhuriyeti ile birlikte Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) yeni daimi üyeliğine aday olarak gösterilmesi de bu nedenledir. Özetlersek BM Güvenlik Konseyi üyelerinin artırılması yönünde önümüzdeki bir kaç yıl içerisinde gelişmeler olacaktır.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.