Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Borçtan bir ülke batacaksa, ilk önce ABD’nin, batması gerekir…

Bretton Woods Anlaşması, II. Dünya Savaşı sonrasında kambiyo kurlarının dünya ticaretini geliştirici bir sisteme göre saptanması için yeni yöntemler aranmış ve bu çalışmalar sonucunda Temmuz 1944’te ABD‘nin New Hampshire eyaletinin küçük bir beldesi olan Bretton Woods‘da toplanan Birleşmiş Milletler Para ve Finans konferansında imzalanan “Uluslararası Para Anlaşması” ile uluslararası ödemelerde kullanılacak yeni bir sistem geliştirilmiştir. Doğu bloku ülkeleri dışındaki 44 ülkeden 730 delegenin katıldığı bu anlaşma ile katılan ülke paralan için sabit kur esası benimsenmiş ve anlaşmaya katılan her ülkenin parasının değerinin, dolar esas alınarak saptanması kabul edilmiştir.

1944’te yapılan anlaşmayla ABD dışındaki ülkelerin ulusal paralarının değeri Dolar, Dolar’ın değeri de Altın’a endeksli bir sistem. Ülkeler ellerindeki Dolarları ABD‘ye verdiklerinde, ABD, ONS üzerinden onların dolarlarını altına çevirmeyi garanti ediyordu. Spekülatörler altına hücum edince bu sistem 1960’lardan sonra tıkandı. Bu yükü daha fazla kaldıramayan ABD, 18 Aralık 1971’de Smithsonian Anlaşması kararları ile bir takım radikal önlemler aldı. Spekülatörler yine durmadı ve Sistem 1973’de iflas etti. Yani şu an ABD dışındaki bütün Dolarları toplasanız ve karşılığını ABD hazinesinden isteseniz, ABD hazinesinde karşılığı olmadığı için alamazsınız.

Son günlerde Türkiye, Kur üzerinden ekonomik saldırılarla karşı karşıya kaldı ve TL, Dolar karşısında hızla değer kaybederken Dış borç sürekli arttı. Kur dalgalanmalarında Ekonominin çizdiği çizelge Spekülatörler tarafından felaket senaryolarının güncellenmesine yol açarken yeni felaket senaryoları üretildi.

Türkiye, özellikle ABD‘nin haksız dayatmaları karşısında sağlam bir duruş göstermeye çalışırken Rusya, İtalya, Almanya, İran, Pakistan, Lübnan ve Katar gibi ülkeler yaptıkları açıklamalarla ABD‘ye karşı Türkiye‘ye, destek verdi. Birçok Arap ülkesinde ise dolar bozdurup TL alma kampanyaları başlatıldı.

Böyle zamanlarda panik yapmamak, suhulet ve sükûnetle hareket etmek en doğrusudur. Doların dünya piyasalarındaki etkin rolü, dolar kullanılarak bir ülke ekonomisinin ciddi sıkıntılara sürüklenebilmesi demektir Türkiye‘nin, borcu artmış olabilir ama borcun artması demek felaket demek değildir. Yaşanılan durum parlak olmasa da felaket senaryolarının ve buradan doğan çöküş umutlarının yeri değildir. Böyle bir varsayım doğru olsa ABD‘nin, çökmesi gerekiyor.

Dünyanın en borçlu ülkelerinden birisi ABD olmasına rağmen Halkın yaşam refahına baktığımızda ülke olanaklarının hayli üstünde yaşıyorlar. ABD‘nin, bu kadar borçlanma nedeni Doların dünya parası olmasıdır. ABD Dolarının dünya parası olması ABD Ekonomisine limitsiz bir borçlanma kapısı açıyor. ABD, özellikle Suudi Arabistan ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne, hazine tahvillerini satarak ülkeye yüksek para girişinin gerçekleşmesini sağlıyor.

Paranın mal ve hizmet olarak uygun karşılığı olmadığından Dünyanın bütün devletleri ve Halk borçludur. Aynı zamanda da her Devlet ve her Halk birbirinden alacaklıdır. Kısaca Ekonomi böyle yürümektedir. Dolaşımda, bankaların ve kişilerin tasarrufunda bulunan paranın toplamıyla piyasadaki mal ve hizmet toplamı arasında büyük fark vardır.

Bir ülke ekonomisine yüksek miktarda nakit para girişi ve çıkışı söz konusu olabiliyorsa, bu giriş ve çıkış zamanına göre büyük dalgalanmalara yol açabilir. Türkiye ekonomisi yakın dönemde özellikle Arap ülkeleri kaynaklı büyük nakit girişlerini yaşadı. Yaşanan ekonomik büyümede Ekonomiye büyük nakit girmesinin önemli payı vardı.

Borçlanmadaki büyük oynamalar ekonomik bunalım ve krize yol açabilir. ABD ile Türkiye arasındaki yaşanan kriz papaz Andrew Brunson gözükse de ABD, Türkiye’nin, Rusya’ya, yaklaşmasına karşı olduğunu Türkiye’nin, uluslararası kurumlardan büyük kredi almasını engelleyerek ve Dolar üzerinden ceza keserek anlatmaya çalışıyor. Dövizde yaşanan büyük dalgalanmanın esası budur.

Çin‘den kredi alan Türkiye Ekonomisine yakın zamanda Almanya vasıtasıyla yatırım amaçlı yeniden büyük girdi de olacak ve bu girdi Türkiye’nin, tekrar bir ekonomik büyümesine yol açacak.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.