Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Cemaat Non Governmental Organization’dur–NGO

Batı dillerindeki Non Governmental Organization – NGO deyiminin karşılığı olarak ülkemizde “Sivil Toplum Kuruluşu” deyimi kullandırılmaktadır.
NGO deyimi, İngilizce “Hükümet Dışı Kuruluş” anlamına gelen sözcüklerin baş harflerinden türetilmiştir.
Hükümet Dışı Kuruluş” deyiminin yerine ülkemizde “Sivil Toplum Kuruluşu” deyiminin kullanılması bilinçli bir tercihtir.
Oysaki, Türkçemizde hükümet dışı yapılanmaları ifade etmek üzere “Demokratik Kitle Örgütü – DKÖ” deyimi bulunmaktadır.
Sivil Toplum Kuruluşu yerine bazen Sivil Toplum Örgütü deyimi de kullanılmaktadır.
Ancak örgüt sözcüğünün genellikle sol içerik çağrıştırmasından korkan egemen güçler, kuruluş sözcüğünün kullanılmasını yeğlemektedirler.
Hükümet dışı kuruluşu, sivil toplum kuruluşu olarak dilimize sokmanın, geleceği şekillendirmek üzere planlanmış bir uygulama olduğu çok açıktır.
Bu kavram, hükümetten ya da devletten bağımsız, kendi finansını kendi sağlayan ve çalışanlarının gönüllülük esasına göre hizmet yaptığı kuruluşu kapsamaktadır.
Bizdeki demokratik kitle örgütü kavramı da bu tanımla aynıdır ancak sivil toplum kuruluşu bu tanımlamaya uymamaktadır.
Politika yaparlar ama bunu hükümetin ya da bir siyasal partinin doğrudan parçası olarak yapmazlar.
Devlet ve şirketler bu örgütlere değişik şekillerde bağış yapabilir, ama bu örgütler kazanç amaçlanarak kurulmamıştır. Aldıkları parayı faaliyetlerine harcarlar.
Sivil toplum kuruluşu, politikayla uğraşır ve devletle mücadele için kurulur.
Devlete karşı savaşmayan kuruluş kendine ne derse desin sivil toplum kuruluşu olmaz.”
Bizdeki yaygın sivil toplum kuruluşlarından birisi cami dernekleridir.
Bir başka yaygın sivil toplum kuruluşu filanca beldeyi güzelleştirme dernekleridir.
Bu kuruluşlar genellikle sağcıdırlar ama İngilizcedekine göre anlamı değiştirilmiş olarak kullanılan sivil toplum kuruluşu tanımına uygundurlar.
Sivil toplum kuruluşu gerici de olabilir, ilerici de olabilir
Avcı klüpleri bir başka yaygın sivil toplum kuruluşudur. Genel yönelimi apolitik de olabilir.
Sivil toplum kuruluşunun belirgin bir politik yöneliminin olması şart değildir, solcu olmasının şart olmaması gibi…
1960’lı yılların Komünizmle Mücadele Derneği (Fethullah Gülen, bu Dernek içerisindeydi) bir sivil toplum kuruluşudur.

Devletin yanında saf tutabilir, ondan destek de alabilir, ama tanıma uymaktadır.
Keza aynı yılların Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu (Dev Genç) da bir sivil toplum kuruluşudur.
Hükümet dışı örgütlenme, üyelik zorunlu değil ve kazanç amacı gütmüyordu.
Bu perspektiften bakıldığında Gülen Cemaati örgütlenmesinin de NGO şartlarına uyduğu görülür.
Son yıllarda sivil toplum kuruluşu (NGO) olmaya bir şart daha eklenmeye çalışıldı ama bu konu genel kabul görmedi: şiddet kullanmamak…
Ya da sivil toplum kuruluşları barışçı örgütler kapsamında tanımlanmaya çalışıldı, ama belirttiğim gibi bu tanım genel kabul görmedi.
Bu eklemenin neden yapılmaya çalışıldığını anlamak zor değil çünkü El Kaide de sivil toplum kuruluşu tanımına uymaktadır.
Böyle bir kuruluşun ulusal sınırlar içinde kalması şart değildir, tıpkı başka bir NGO olan Greenpeace gibi ya da Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü) gibi…
NGO’ların en önemli işlevi devletin genişlemesidir. Devletin bazı işlevlerini bu kuruluşların üstlenmesidir.
Mesela Afganistan’da çalışan NGO’lar bu ülkeyle ilgili değişik projeleri hayata geçirirlerken, bu ülkeye müdahale eden devletlerin amaçları doğrultusunda faaliyet gösterirler.
Askeri işlere karışmazlar ama eğitim ve kültürel alandaki faaliyetlerde ülkeye müdahale eden devletlerin o ülkedeki amaçlarına uygun politika yürütürler.
Keza misyonerlik kuruluşları NGO’ların tipik örnekleri arasındadır.
Kapitalizmin neo liberalizm döneminin önemli özelliklerinden birisi olan devletin sadece ekonomide değil politik faaliyetin değişik alanlarında da küçülmesi ve eski işlevini –kendi çizgisi doğrultusunda faaliyet gösteren- NGO’lara devretmesidir.
Sonuç olarak; sivil toplum kuruluşu olarak Türkçeye yanlış çevrilen NGO’lhar hükümet yanlısı ya da karşıtı olabilir.
Devlet politikasının yanında ya da karşısında olabilir. Başka bir deyişle ilerici ya da gerici olabilirler.
Böyle bir özellikten solcuların kendilerine özgü bir kavram çıkarmaya çalışması, NGO’luğu kendileriyle sınırlı olarak tanımlaması hangi akla hizmet içindir, bilinmez!

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.