Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Cemaat, konjonktürel destekli stratejik hareket eder

Şimdiye kadar hiçbir politik partiyi açık olarak desteklemeyen Cemaat, stratejik hareket ederek desteğini hiçbir şekilde resmi olarak deklare etmez. 

Böyle bir gelenekleri de bulunmuyor. 

Ayrıca her desteğin politik kazanımlarını hesaplayarak ittifaklarını oluşturur.

Bugünkü güç ilişkileri ve dengelere bakıldığında çıkarları gereği bütün güçlerle yakın bir iletişim içinde olduğu görünen Cemaati anlamak içinde geçmişine bakmak gerekir 

Birçok politik partiler kuruldu, hükümet oldu, bunların bir kısmı politik sahnede silindi ama Gülen Cemaati ülkenin bütün iç politik dengelerinde yer aldı sistem kurumlarında büyüdü, gelişti.

Cemaat belirgin olarak 12 Eylül 1980 Askeri Darbesini destekleyerek kendini belli ettirdi. 

12 Eylül 1980’den sonra Süleyman Demirel, Turgut Özal, Tansu Çiller ile çok yakın ilişki kurdu. 

1999 yılında yapılan genel seçimlerinde de Bülent Ecevit’e destek verdi. 

Cemaat açısından dönüm noktası ise 2002 yılında AKP’ye vermiş olduğu aktif destektir. 

2002 AKP-Cemaat ittifakından sonra sistemin hemen hemen bütün kurumlarında örgütlenerek devletin geleneksel dengeleri değiştirmeye başladı. 

Devletleşme savaşı olarak devam eden AKP-Gülen Cemaati çatışması, uluslararası sermayenin çıkarlarına göre yeni ittifaklara dönüşüyor. 

Bunun en somutlaşmış biçimi AKP-Cemaat ittifakının yerine CHP-Cemaat ittifakının ön plana çıkmasıdır. 

Bu bakımdan son iki aydır oluşan politik krizin aynı zamanda yeni güç dengelerinin oluşmasına yol açtığı söylenebilir.

CHP’nin yıllardır F. Gülen’e karşı mesafeli durduğu bilinmesine rağmen Kemal Kılıçdaroğlu ile Cemaat arasındaki ilk resmi görüşmenin ABD’de başlamış olması da bir tesadüf olmayıp Türkiye’deki güç ilişkilerinin yeniden planlanmasının bir parçasıdır.

Küresel sermayenin dolaylı desteğini alan CHP-Cemaat ittifak güçleri arasında bir güven sorunu olduğu biliniyor. 

Bu bakımdan ilk adım Cemaat tarafından atıldı. 

İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’ın serbest bıraktırılması hem Cemaat’in CHP’ye bir jesti olarak görüldü, hem de ittifaka dair ilk mesajı olarak algılandı.

17 Aralık 2013 tarihinde başlatılan “Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu” güç dengelerinin yeniden organize edilmesinin bir adımı olarak görüldü. 

Cemaat’in desteği konjonktüreldir CHP-Cemaat ittifakı sadece Ankara ve İstanbul ile sınırlı olacak Adana ve Manisa gibi illerde de MHP’ye yönelecektir.

Cemaat, mevcut çatışmalı politik dengeler içerisinde, yeni ittifak arayışını çok yönlü sürdürüyor. 

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.