Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

CHP, ABD/FETÖ/HDP-PKK’nin yanında Faşizmle, nasıl mücadele yapıyor?

Terör örgütlerinin yenilgi anları, Toplumsal desteğini ve Uluslararası desteğini kaybettiği anlar ve süreçlerdir. PKK‘nin “Hendek Savaşları” adı altında “Vekalet Savaşı“na girişme nedenini de Suriye iç savaşının koşulladığı Kuzey Suriye‘deki, kazanımlarını korumak amacı ile Suriye iç savaşını Türkiye’nin, içine taşımaya çalışması. PKK’nin “Hendek Savaşları” adı altında “Vekalet Savaşı“nı kaybetmesi de yeni gelişmelere de yol açtı. Türkiye, PKK‘ye karşı Askeri olsun, PKK ile birlikte hareket eden kurum/kuruluşlara karşı verdiği mücadelede olsun bir “Zafer” kazanırken devamında yeni bir durumla karşı karşıya.

PKK’nin “Hendek Savaşları”na Kürt Halkı itibar etmediği için canice vahşetine destek de çıkmadı. HDP, Halktan özür dilemesi gerekirken Terör örgütü PKK‘den özür diledi. HDP‘nin, PKK’den 22 Ekim‘deki dilediği bu özrü adeta PKK‘nin, vahşi terör saldırılarına istenilen desteği verememe, bu şiddetini derinleştirememe anlamına gelirken de açıkça suç işlemiş olmuyorlar mı? Oysa suç olduğunu biliyor. Dokunulmazlıkları kaldırıldığında açıkça mahkemelere gitmeyeceklerini açıklamadılar mı? Yani biz Devlete değil, devlet bize ayak uyduracak diyerek Türkiye Cumhuriyeti‘ne meydan okuyor.

HDP, 06.11.2016 (iki gün önce) Meclis çalışmalarına katılmama kararı aldı. HDP‘nin Meclis çalışmalarına katılmama kararı Maaşlarının kesilmesi korkusu nedeniyle. Mecliste “hem varım hem de yokum” dedi.
HDP, TBMM Genel Kurulu ve Komisyon çalışmalarına katılmayacağını açıklarken bir yandan da Meclis’ten çekilmedik diyor. Meclis lokantasında ucuz yemek faaliyeti devam ediyor. Koridorlarda volta atma faaliyeti de devam edecek. O Meclisin verdiği maaşı almayı bilen herkes, o mahkemelerin davetine icabet etmek zorundadır.

CHP‘deki garipliği herhalde, sadece ben görmüyorumdur. CHP, PKK destekçisi HDP‘yi sahipleniyor ve HDP ile dayanışmanın başını da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çekiyor. CHP‘nin FETÖ/HDP-PKK mağdurlarına gösterdiği hassasiyeti FETÖ/HDP-PKK‘nin mağdur ettiklerine göstermiyor. Ergenekon – Balyoz kumpası mağdurlarına “darbeciler yargılansın” diyerek “ABD Gladyosu“nun  operasyonunu destekleyenlerden fazla şey mi bekliyoruz? 5 Eylül 2016 Tarihinde ABD‘nin Ankara Büyükelçisi John Bass, CHP‘yi ziyaret etti ve CHP‘li yöneticilerin konuşmaları değişti. Acaba ne vaat aldılar?

CHP, PM-MYK‘da hem “olabilecek en geniş demokrasi cephesi oluşturulması” hem “HDP ile yan yana görüntü verilmemesi” kararlaştırıldı. CHP’nin, HDP ve benzeri Türkiye düşmanı güçlerle işbirliğine “Demokrasi Cephesi” adını veriyor. Destek verenlere bakıyorum Fetullah Gülen cemaatinin Ekrem Dumanlı, Tuncay Opçin, Bülent Keneş, Mahir Zeynelov ve Tarık Toros gibi temsilcileri, AKP’nin, kurucularından Abdullah Gül-Ahmet Davutoğlu kanadını temsilen Mehmet Ali Şahin, HDP ile dayanışma mesajını açıkladı.

Türkiye, ABD emperyalizmine karşı vatan savaşı verirken CHP yönetimi, HDP-PKK, FETÖ, AKP’nin Gül-Davutoğlu kanadı ile “faşizme karşı birleşmek” iddiasını savunurken Türkiye’nin, faşist diktatörlüğe gittiğini yazıyorlar Faşizm, emperyalizmin en ırkçı, en şoven, en bağnaz, en saldırgan kesimlerinin diktatörlüğüdür ve dünyada faşist bir rejim ancak ABD ile işbirliği yapılarak kurulabilir. HDP-PKK ve FETÖ’nün ABD güdümünde Türkiye’ye karşı savaştıklarını herkes biliyor.

CHP, AKP’deki FETÖ dostlarının oluşturduğu “cephe birliğin” vatan bütünlüğüne karşıdır, Cumhuriyet‘e karşıdır. Türkiye’de bir faşizm tehdidi varsa, o tehdit ABD güdümlü FETÖ-PKK ittifakından gelmektedir. FETÖ ve PKK‘nin ezilmesinde “Fırat Kalkanı Hareketi“nde birleşenler “Türkiye Cephesi”nde yer alır ve Faşizme karşıdır. Faşizm Türkiye’nin yanında değil, Türkiye’nin karşısındadır. Faşizmin yanında yer alıp da nasıl Faşizmle mücadele edilir?

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.