Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Çökme noktasına gelen para sisteminde parayı kim üretiyor ve sahibi kim?

Senyoraj nedir?
Paranın üretim maliyeti ile üzerinde yazılı değer arasındaki farktır.
Nominal değer nedir?
Paranın üzerinde yazılı olan değerdir.

Paranın üretilip piyasaya sürülmesi üç şekilde oluyor:
1-Hazine (Devlet) örnek 1 milyon (Nominal değer) liralık demir para üretiyor ve Merkez Bankasına satıyor. Merkez bankasında hazineye girdi yazıyor. Hazine bu parayı alıp yol. maaş vb. ihtiyaç için kullanır. Bir Senyoraj doğuyor. Paranın üzerinde yazan rakam alım gücü. (1 milyon) Yazan rakamdan maliyeti çıkardığınızda (örnek 50 bin) kalan (950 bin) senyoraj geliri. Yani maliyetin üstünde kalan alım gücü oluyor. Senyoraj Devletin cebine giren para oluyor. Bu sadece demir parada oluyor. Demir parada Türkiye Cumhuriyeti yazmasının nedeni de budur.

2-Bunu da ikiye ayırmak gerekiyor a) Devletin Merkez bankası ile çalışması
b) Bankanın Merkez Bankası ile çalışması
a) Devletin Merkez bankası ile çalışması: Kağıt parayı Merkez Bankası basar. Örnek 200 TL’lik para bastı. Bunun maliyeti diyelim ki 1 TL. Geriye kalan 199 TL merkez bankasının karı. Bu bastığı parayı Türkiye’ye %10 faiz ile borç verir. Yani 200 TL’ye karşılık 220 TL’lik devlet tahvili alır. Bir yıl sonra ver borcunu der. Veremeyince de sen %10’u getir ben sana tekrar Para basarım der. (Dünyadaki merkez bankalarından İran, Küba ve Kuzey Kore hariç diğerlerinin tamamı özeldir. Hisseler vardır. Bu hisselerin sahipleri büyük bankalardır. Bunlarında arkasında da dünyanın en büyük aileleri vardır. Kağıt parada demir para gibi Türkiye Cumhuriyeti değil de Türkiye Cumhuriyet yazmasının nedeni budur. Hiçbir devletin merkez bankasına borcu bitmez. Zaten mevcut para sisteminin batacak olmasının nedeni bu ve bankaların senyoraj gelirinin Devletin cebine girmemesidir. (Türkiye, son 15-16 yılda Merkez Bankasındaki hissesini arttırdı.)
b) Bankanın Merkez Bankası ile çalışması: X banka merkez bankasına gidiyor. Vatandaş açamaz ama Devletin ve tüm ticari bankaların ticari hesabı var. Bankalar Merkez Bankası’ndan nakit parayı aldıklarında borçlu oluyorlar. Buradaki senyoraj ilgili merkez bankasına kalıyor Örnek: X banka Merkez Bankası’na birisine ödemek için bana 100 TL borç ver diyor. Merkez bankası yoktan dijital merkez bankası parası yaratıyor ve yarattığı dijital parayı isteyen bankaya yıllık %10 faizle kredi olarak veriyor. X bankanın merkez bankasına ödediği faizde senyoraj doğuyor. Merkez bankası 100 TL’yi üretirken maliyeti örnek: 1 TL Yani merkez bankası 99 TL’lık alım gücü üretiyor. Merkez bankası %10 faizini alacak ama bu paranın kredi olarak kullanılma hakkı o bankanın.

3-Bizim hesabımızdaki dijital paranın sahibi kim?
Ben hesabımdan 100 TL alarak ödemeleri yaptım. Para el değiştirelek x bir hesaptan x bankaya giriş yaptı. O para bankacılık siteminde yeni girmiş gibi algılanıyor ve kredi vermek için zorunlu karşılık olarak kabul ediliyor. O paranın her ülkedeki zorunlu karşılık yüzde oranı üzerinden miskiyle (Ekonomide karşılığı olmayan) bir dijital para üretiliyor. En son bankaya yatırılan hesap zorunlu karşılığı tutturmuş ve kredi çekmek istedi zorunlu karşılık : istenilen kredi ile mevduat hesabının zorunlu karşılığı tutuyor. Yani en son x bankaya yatırılan 100 TL karşılığında o banka 20 katı fazlasıyla kredi verebiliyor. 100 TL’ye karşılık 1990 TL nereden gelecek derseniz yoktan varedilecek. O 2000 TL’yi alan kişi o para ile x bir alışveriş yapıyor. Sonra o para x bir hesap ile x bir bankaya yatıyor. Şimdi hesap kredi çekmek isterse yine ekonomide karşılığı olmayarak yoktan varedilerek 40 000 TL çekebiliyor.

Bunun senjorajı nereye gidiyor?
En son ki 40 000 TL örneği: x hesap 40 000 TL kredi istedi ama x banka istenilen kredinin % 5’ni (2 000) merkez bankasından alıyor. Merkez bankasından x banka 2 000 TL’yi %10 faiz olarak alıyor ama 40 000 TL’yi % 20 faiz ile kredi isteyene veriyor. X banka merkez bankasına 2 000 TL’nin %10 karşılığı 200 TL verdi. 40 000 TL’nin %20’si 8 000 TL yapar. 200 TL’sini merkez bankasına verdi 7 800 TL faiz getirisi bankanın cebine kaldı. Karşılıksız üretilen 38 000 TL kamu malıdır ve bunda yaşayan herkesin hakkı var. Merkez Bankasından 40 000 TL’yi alıp verse 4 000 TL faiz ödeyecekti 3800 TL senyoraj çalınmış oldu. Çalınan para Bankaların arkasındaki sistemin yapıcılarına gidiyor. Bu kredilerle gerçek alım yapıldığından enflasyon yaratıyor. Enflasyon arttıkça bankalar artırarak kredi veriyor. Krediler arttıkça bizim cebimize girmesi gereken paralar bankanın cebine (sistemin yapıcılarına) gidiyor. En büyük krizlerde bile bankalar kesinlikle zarar etmez; kar eder.

Koronavirüs ile birlikte olmayan ticareti finans etmesi için devletler borçlanıyor İtalya %150 GSMH (Gayri Safi Millî Hasıla) borçlu. Devlet demir para gibi kendisi kağıt para basamadığı için (senyoraj geliri Devletin cebine giren) borçlanmak zorunda. AB, vatandaşını mağdur etmemek için “Covid-19 tahvili” çıkarmaya hazırlanıyor. Yani AB, paranın sahiplerine (sistem paıcısı) ben sana 10 yıl boyunca borçlanıyorum diyor. Paraya hiç ihtiyaçları olmayan Paranın sahiplerinin devletlere para vermesinin nedeni bu devletleri köleleştirme programıdır. Devamında devletlere bundan sonraki uygulatacakları para sistemini dayatacaklar. Borçlu devletlerin karşı gelmek isteyeninin olması çok zor. Baktığımızda tüm dünya ülkeleri borçlu. Peki bunların alacaklısı kim? Tabi ki sistemin yapıcıları

Dünya yeni bir para sistemine doğru gidiyor. Her devlet var olan merkez bankası dijital parası kurgusu ile kendi dijital parasını üretecektir.

Devletler ve vatandaşlar nasıl bir önlem alabilir?
Devlet, Türkiye Cumhuriyet(i) Merkez Bankası üzerinden Senyoraj gelirinin tamamını kendisine çevirirse çok ciddi bir gelir elde etmiş olur. Bu geliri elde ettiğinde halk refaha ulaşır;. İsterse vergiyi ortadan kaldırabilir. İsterse vatandaşına karşılıksız para da verebilir. vb.
Vatandaş eli ile ne tutabiliyorsa onu yapmalı. Dijital altın yada dijital paraya yönelmemeli. Banka battığında hayali mevduat olan kendi parası da batar. Çünkü öyle bir para merkez bankasında gözükmez. Fiziki altın alırsa onu elinde tutabilir. Önümüzdeki süreçte sınırlı varlıklar geçmişte olduğu gibi değerlenebilir. Gıda, su, ilaç sektörüne ilgi duyan insanlar yatırım yapabilir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.