Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Cumhurbaşkanlığında “Türk-İslam sentezi”-“İslam-Türk sentezi” yarışı…

Bugün Cumhurbaşkanlığı eksenli yürütülen, Türkiye’nin iç politik krizinin esas sorunu, Ortadoğu‘da yapılanan kapitalist sistemin dönemsel ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılmasının Türkiye ayağıdır. Ortadoğu‘da yapılanan kapitalist sistemin yeniden yapılandırılmasının Türkiye ayağında, sisteminin birbirini tamamlayan iki adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Türk-İslam politikasının, Recep Tayyip Erdoğan ise İslam-Türk politikasının temsilcileri olarak madalyonun birer yüzünü oluşturuyor ve niteliksel olarak birbirinden farklı değiller. Türkiye’nin iç politik gündemi Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerinden şekilleniyor.

İskenderpaşa Dergahı’nın kurucu şehylerinden Zahit Kotku’ya yakın olan Ekmeleddin İhsanoğlu ve Recep Tayyip Erdoğan, Nakşibendi tarikatına bağlıdırlar. Türkiye’deki Cemaatlerin çok önemli bir kısmının Türk-İslamcı geleneği temsil etmeleri nedeniyle bu Cemaatlerden oy alması olasılığı oldukça yüksek olan Ekmeleddin İhsanoğlu‘dur. Ayrıca İslami Cemaatlerce tanınan ve pozitif olarak görülen Ekmeleddin İhsanoğlu’nun hem İslam dünyasında, hem de Uluslararası alanda belli bir etkinliğe sahip olması onu şanslı kılan faktörlerden biridir. Körfez ülkeleri olmak üzere, İslam dünyası tarafından çok iyi tanınmakta ve belli bir saygınlığı oluşmuş durumda olan Ekmeleddin İhsanoğlu, Küresel güçler tarafından da gayet iyi tanınıyor.

Ekmeleddin İhsanoğlu’na ilişkin değerlendirme pozitif olduğundan Türkiye’nin Ortadoğu ülkeleriyle bozulan ilişkilerini yeniden düzenleyebilme potansiyeline sahiptir

Cumhurbaşkanlığı, uluslararası ilişkilerde bir vizyon gerektirir. Recep Tayyip Erdoğan, tersine küresel güç ilişkilerinde önemli oranda izole olmuş durumda. Bu Recep Tayyip Erdoğan’ın geleceği için bir dezavantaj oluşturuyor. Recep Tayyip Erdoğan güçlü adaylardan biri olmasına rağmen Cumhurbaşkanlığı çantada keklik değildir. Eğer kazanamazsa bütünüyle kaybedecektir. Kaybetmemesi için yeni ittifaklara yönelmek zorundadır. Kendisi de bu gerçeğin farkındadır.

Ekmeleddin İhsanoğlu tersine çok daha pozitif bir konumda bulunuyor.Bu bakımdan Ekmeleddin İhsanoğlu’nun MHP-CHP ittifakıyla aday gösterilmesi çok bilinçli politik bir tercihtir.

Devletin ideolojik yapısı ve stratejik örgütlenme modelinde halen çok ciddi bir etkisi olan “Türk İslam sentezi”, aynı zamanda MHP-CHP ittifakının ideolojik buluşma noktası olarak ön plana çıktı.

CHP’nin Alevi tabanı tarafından benimsenmeyen, Alevileri kazanmak zorunda olduğunun farkında olan Ekmeleddin İhsanoğlu, Türkiye’nin demokratik kitle örgütlerini / sivil toplum kuruluşlarını ziyaret etmekle işe başladı. Çünkü, Alevi oylarını alamamış Ekmeleddin İhsanoğlu ’nun Recep Tayyip Erdoğan karşısında başarılı olması mümkün değil. Ekmeleddin İhsanoğluKemal Kılıçdaroğlu, çok ciddi bir çaba içerisinde olacaklar ve CHP tabanının önemli bir gücünü oluşturan Alevileri ikna turlarına başlamak zorunda kalacaktır. Radikal İslamcı örgütlere verdiği aktif desteği kesmeyen, Alevilerin sorunlarına yönelik yasal düzenleme yapmayan AKP’nin samimi olmadığı bilinmeli ve politik tutum buna göre belirlenmelidir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.