Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

DEAŞ ile mücadele adı altında Siyasi mücadelenin yaşandığı Musul’da, Türkiye olmalı…

63 Ülkenin Irak‘ta, bir araya gelmesi DEAŞ ile mücadele olarak okunsa da Musul‘da, DEAŞ ile mücadele değil, Siyasi mücadele yaşanıyor. Musul üzerinde yoğun bir rekabet bulunduğu için tüm hesaplar Musul’a yığıldı ve Operasyonun sıkıntılı olacağı gözükmeye başladı. DAİŞ, Musul‘dan çıkarıldıktan sonra Musul’un, kimin eline geçeceği, nasıl pay edileceği, statünün ne olacağı üzerinde çekişmelerin süreceğini ortaya çıkıyor. Irak’ta, kilit bir konumda olan Musul üzerinden siyasi rekabet çok şiddetli biçimde süreceğe benziyor.

DAİŞ’in direniş görmeden 2014’ün Haziran’ında ele geçirdiği Musul‘un kurtarılması için aylardır hazırlığının yapıldığı operasyon başladı. ABD seçimlerine yakın bir tarihte başlama nedeni de ABD‘de, her Başkanlık seçiminden önce gidecek olan Başkan için bir başarı hikayesi yaratılır. Başkanlığı bitecek olan Obama‘nın hikayesi de “Musul’un, DEAŞ’tan kurtuluşu” olarak hazırlandı..

Irak’ın, yeniden yapılandırılmasından sonra Rakka operasyonunun yapılacak olması tarafların birbirlerinin elini zayıflatma yarışına girmesine neden oluyor. Türkiye’nin harekata katılması, masada yer alması da ABD/Batı, İsrail ve İran’ın bölge planlarını bozuyor. Bu nedenle Irak’ta, Türkiye‘nin, operasyonda olması istenmiyor. ABD, Türkiye’nin Suriye’ye de kara harekatı yapmasına karşı çıkmıştı. Önlemek için de PKK‘ye, “Hendek Savaşı” vekaletini verdi. Rus uçağını düşürtüldü. Ve 15 Temmuz başarısız FETÖ‘cü Darbe girişimini yaptırttı. Türkiye, son yaptırımlarıyla Rusya’nın ileri karakolu gibi ABD’ye karşı bir şantaj olarak kullanmış ve Cerablus‘a girmişti. Musul operasyonuna katılmaması için karşı çıkılan Türkiye, operasyona katılmak için yine Rusya kartını kullanabilir.

Bugün Irak’ta ve Suriye’de olanlar ve yürütülen operasyonlar doğrudan Türkiye’nin bekası ve geleceği ile ilgili bir sorun olduğundan operasyonda da masada da olmak mecburiyetindedir. Türkiye, Musul‘da söz sahibi olamazsa amacı bölmek olan ABD Planı tıkır tıkır işliyor demektir. Türkiye‘nin, Suriye gibi Irak‘ta da ABD planını bozması gerekir. Yoksa ABD’nin, Irak, Suriye ve sonrasında Türkiye‘yi bölme işlevi çalışır.

Türkiye, mezhepler ve milliyetler üzerinden ürettiği politikalar ile hep ABD‘ye hizmet etti. Musul operasyonunda Türkiye‘nin, olamayış nedeni Türkiye‘nin, bölge politikasının “Mezhepçi Politika” olarak gözükmesidir. Hükümet, Türkiye‘de ve bölgede saflaşmalar ekseninde üretilen çözümlerden vazgeçmeli. Haşdi Şabi‘de DEAŞ‘da terör örgütüdür. İkinin arasındaki fark: Haşdi Şabi, kendi bölgesinde yaşayan Şiileri canice öldürmez. DEAŞ, kendi bölgesinde yaşayan Sünnileri canice öldürür. Bu terör örgütlerinden birisini cani olarak gösterirseniz, diğerini kurtarıcı görüyor diye okunur. Musul’dan bahsederken yaşayan Sünniler diye söyleneceğine Musul’da yaşayan Musullular söylenebilir.

ABD‘nin, bölgede haritaları değiştirmek istediğini ABD‘ye gittiğinde Turgut Özal, Pentagon‘da bir toplantıya davet ettiler ve orada söylediler demişti. Özellikle Türkiye, Suriye ve Irak önce kendi içindeki iç savaşı önleyerek ABD’nin, bu planını bozabilir. AKP, ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mezhep siyasetini bırakır da Irak ve Suriye‘nin toprak bütünlüğünü sağlarsa Türkiye‘nin de bölünmesi önlenir…!

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.