Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Devlet, aynı anda IŞİD, PKK, DHKP-C ve Suriye’deki PYD ile mücadeleye başladı…

İngiltere‘nin hazırladığı ABD‘ye uygulattığı Suriye‘de Esad‘ı gönderme projesine bağlı ABD-İngiltere, Suriye‘de IŞİD‘ı yapılandırdı. ABD-Batı müttefiki Suriye‘de, Esad ile savaşırken Suriye sınırlarında güvenlik açığı doğdu. Suriye politikası değişen ABD-Batı, Esad‘ı göndermekten vazgeçti ve Suriye politikasında güçlü Esad ile değil. Zayıflatılmış Esad ile devam edeceklerini bildirdi.

Esad politikası değişen ABD-Batı, IŞİD‘e desteklerini çektiler ve müttefiklerine “sizde çekin” dediler.
ABD-Batı, kontrolünden çıkan IŞİD‘i Terör grubu ilan etti ve IŞİD ile mücadele adı altında PKK-PYD‘ye silah yardımı yaptı.

Sınırdaki doğan bu güvenlik açığını Demokratik Birlik Partisi (PYD) fırsat bildi ve Suriye‘nin Kuzey‘inde Rojava denilen bölgede özerklik ilan etti.
İlan edilen bu özerkliğe karşı olmasına rağmen Esad, zayıfladığı için hiçbir şey yapamadı.

O zamanki Dışişleri Bakanı şimdiki Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye sınırını tehdit eden bu Özerkliği tanımadıklarını ve her türlü mücadele edeceklerini söyledi.
Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Suriye‘de özerkliğini ilan eden kantonlarla herhangi bir anlaşma yapmayacaklarını, kantonların PKK‘nın Suriye uzantısı PYD tarafından kurulduğu gerekçesiyle tanımayı reddetti

Bölgede fırsatları değerlendiren Kürtler’in, özerklik ilan ederek Türkiye sınırını tehdit etmesi Türkiye‘yi, boşta kalan IŞİD‘e destek vermeye zorladı.
ABD-Batı, IŞİD‘i terör örgütü ilan ederken Türkiye, Türkiye için birinci tehlikesi PYD dedi.
PKK‘yi yada IŞİD‘i savunmak demek, Vahşettir…

ABD-Batı‘nın IŞİD ile mücadelesine Türkiye‘nin, neden hayır diyerek katılmadığını ve 1. şartının Kürt politikası olduğunu şimdi daha iyi anlayabilirsiniz. Türkiye, bölgede IŞİD‘e destek vererek ABD-Batı ile PKK/HDP/PYD konusunda pazarlık yapabilmek için şartları eşitledi.

ABD ile 18 Temmuz‘da yapılan zorunlu “IŞİD ile mücadele” anlaşması’a Türkiye, PKK/HDP ve Suriye’de PYD’yi dahil ettirdi . Buna AKP konusu olarak bakarsanız yine yanılırsınız. AKP‘nin sadece elbisesi sizin bildiğiniz AKP. İçi değişti

Bir güç güç ise, bitireceği ufak gücü önce güç zannetsin diye havaya sokar. Sonra da bitirir. HDP, barajı geçtiği için pişman olacak diyeli çok olmadı…

Türkiye’nin, İncirlik üssünü açması ile adeta IŞİD, Türkiye‘ye karşı savaş ilan etti ve Suruç‘ta canlı Bomba ile katliam yaptı. Başbakanlık 03.12 itibarı ile TSK‘nin Suriye sınırındaki IŞİD mevzilerini vurduğunu açıkladı. PKK ise bilinen saldırıları ile kamu malına zarar verdi. Devletin aynı anda IŞİD, PKK ve DHKP-C ile mücadelesi zor olsa da Emniyet İstanbul‘da 5 bin polisle IŞİD, PKK ve DHKP-C’ye Şafak operasyonu düzenledi. Polisin İstanbul’da aynı anda IŞİD, PKK ve DHKP-C‘ye yaptığı operasyonlarda çıkan çatışmada Bagcılar‘da DHKP-C’li Günay Özarslan öldürüldü. PKK‘ye son kez “silah bırak” denildi.

IŞİD, PKK, ve DHKP-C Operasyonları ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu açıklama yaptılar.

Bazen Asker, basbayağı siyaset yapıyor diye yazıyordum. Geçen yıl “Çözüm Süreci“nin bittiğini TSK‘nın, PKK ile mücadelesinin Mart‘ta başlayacağını demiştim. Seçim nedeniyle uzatıldı. Şimdi başladı.

Kürt Halkının bu olayları daha iyi anlaması için arada bir paylaştığım bir bilgiyi tekrar paylaşayım.
İngiltere, 200 yıl önce Araplara “Büyük Arabistan” Türklere “Turan” 100 yıl önce de Kürtlere “Kürdistan” vaadinde bulunuyor.
Geçmişe bakacaksın. Gelecekle ilgili tahminde bulunacaksın.
Kuran‘da böyledir. Geleceği kimse bilemez ama geçmişe bakarak gelecek ile ilgili tahminde bulunabilirsin.

Son günlerdeki gelişmeler önümüzdeki günlerde Türkiye siyasetinin tamamen değiştiğini işaret ediyor. Bu değişim Türkiye‘ye büyük Kaos ortamları yaşatır. Benim tavsiyem AVM, Cami, Cemevi gibi kalabalık yerlerden uzak durun.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.