Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Devletin PKK ile savaşı, seçimden önce mi? seçimden sonra mı?

Şu an gelinen noktada ABD-AB, Suriye‘nin Rojava denilen bölgesi için oluşturduğu stratejide, Bölgede Kürtleri en büyük Müttefiki görüyor.
Kobani‘de Kürtlere verdikleri destek ile ABD-AB‘nin PYD ile yakınlaşmanın PKK ile yakınlaşma anlamına geldiği de biliniyor.
ABD-AB‘nin, PYD‘yi terörist görmemesi, birkaç yıl içerisinde PKK’nın da terör listesinde çıkartılması anlamına geliyor.
ABD-AB, daha önce Özerkliğini ilan eden Rojava‘da IŞİD‘ı tasfiye ederse, ABD-AB’nin desteğini arkasına alan Rojava’nın, politik statüsünü tanınması ve ekonomik olarak da desteklenmesi demektir.
Suriye‘de PYD-PKK‘nın IŞİD karşısında başarı elde etmesi demek, PKK’nin politik olarak kabul görmesi demek anlamına gelecek.
Uluslararası ve bölgesel güçlerin, aşamalı olarak PKK ile diplomatik ilişkilere girmesi demek, PKK’nin bölgesel konumunu çok daha fazla güçlendirmesi ve bölgesel denklemin oyuncularından biri olması demektir ve PKK ile doğrudan diplomatik ilişkilere girme kararı alınması demektir.

6-7 Ekim‘de başlayan ve halen devam eden bombalı eylem girişimli anormallikler, sürecin bitmesi ve başlayacak olan PKK‘ya karşı savaş için Devletin elindeki verileri kontrol etmesidir.
Cizre‘de olan olaylarda, Devlet-PKK arasında başlayacak olan savaşın şekil almasıdır.
12 yıllık AKP hükümetindeki AKP-Gülen Cemaati ittifakına PKK‘nın, tek taraflı ateşkes ile destek vermesinin nedeni, Ordu‘ya karşıydı.
AKP-Gülen Cemaati ittifakı ve PKK‘nın Ordu‘ya karşı tek taraflı ateşkes ile destek vermesinde Recep Tayyip Erdoğan‘ın amacı kendi iktidarını sağlamlaştırmak ve sistem içerisindeki güç ilişkilerini kendi lehine dönüştürmek içindi. Oslo görüşmelerini bu sürecin bir halkası olarak değerlendiren Recep Tayyip Erdoğan, ateşkes sürecinin kendi politik çıkarlarına uygun olduğunu düşünerek mevcut durumun korunmasından yana göründü.

Bölgedeki gelişmelerin ülkeye yansıyacağını bilen AKP Hükümetinin, Güvenlik yasasını çıkarmasının nedeni, ABD-AB‘nin, bölgedeki gelişmeleri Müttefiki olan PKK üzerinden, Türkiye‘yi etkilemesinin önünü kesmek içindir.
Abdullah Öcalan‘ın, eylem yapan gençlerin yüzlerini kapatmaması gerektiği yönünde mesaj göndermesi ve eylemlerde yüzlerin kapatılmasının yasaklanması, makul şüpheli yasası ile birlikte bütün yasalar, öncelikli olarak Gülen Cemaati’ne yönelik değil, PKK ve sisteme muhalif güçlerin tasfiyesine yöneliktir.

Mevcut politik gücünü korumaya çalışan AKP‘nin, son anketlerde %35 civarında çıkması, belli bir gerileme içerisinde olduğunun göstergesidir.
Haziran seçimlerinden güçlü çıkmayı hedefleyen AKP, Milliyetçi oylara yönelmek için, daha Radikal politikalara yönelebilir ve aralarındaki sürecin bittiği PKK‘ya, seçimlerden önce saldırabilir.
Rojava’ya, Askeri müdahalede de bulunabilir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.