Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Doğu Akdeniz’deki enerji savaşında Türkiye, nerede duruyor?

Libya’daki savaşın görünen tarafları iki grup olarak görünüyor. Bu savaş BM’nin tanıdığı Fayiz es Serrac hükümeti ve ABD tarafından yetiştirilen Halife Hafter.
Halife Hafter 2010 yılında Tunus’ta ortaya çıktı. Tunus’tan sonra Libya’da isyanlar çıktığında Halife Hafter, Kaddafi karşıtı grupların liderliğini de yaptı ve Muhammer Kaddafi isyancılar tarafından yakalanarak infaz edildi.

Türkiye, Libya’da çıkarları gereği bir savaşın tarafı görünmeye başladı. Biz Libya’daki savaşın bizi ilgilendiren tarafına bakmamız gerekiyor.

Doğu Akdeniz’de ciddi bir doğalgaz rezervi olduğu herkes tarafından biliniyor. Yunanistan, Kaddafi devrildikten sonra Libya’ya ait 39 bin kilometrekare deniz alanına el koyarken Doğu Akdeniz’de Libya’dan açılan boşluğu doldurarak kendi karasuyuymuş gibi kullanmaya başladı. Yunanistan’ın Libya’nın karasularını işgal etmesi Yunanistan’ın sulardaki gücünü belirgin şekilde arttırdı. İşte tamda bu esnada Türkiye-Libya arasındaki kıyıdaşlık konuşmaları yeniden gündeme geldi.

Avrupa Birliği, Arap Birliği, Afrika Birliği’nde Halife Hafter’in başarısına oynayanların az sayılmaz. Libya’da, Halefi Hafter’i destekleyenler Suriye’de bölücü terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG’yi destekleyen ile benzer: Türkiye, İngiltere ve İtalya ile birlikte BM’nin tanıdığı Fayiz es Serrac hükümetine destek oluyor.

Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’de, söz sahibi olabilmesi için Yunanistan’ın kendine ait saydığı Türkiye’ye ait karasuların geri alınması gerekiyor. Yani Türkiye’ye karşı oyunun bozulması için Halife Hafter ve müttefik güçlerinin yenilmesi gerekir. Hafter’in Türkiye’ye karşı adeta savaş ilan etmesinin nedeni de 26 Haziran’da Trablus merkezli güçlerin başkentin güneyindeki Giryan’ı geri almaları

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.