Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Donald Trump’ın, Radikal İslami terörü yok etme sözü vermesi Türkiye’de, kimi/kimleri etkiler?

Demokrat aday Hillary Clinton‘la, girdiği başkanlık yarışını sürpriz bir şekilde kazanan Cumhuriyetçi iş adamı Donald Trump, ABD Başkanlık yemin töreninde yaptığı konuşmasında Radikal İslami terörü yok etme sözü verdi. ABD‘nin, şimdiye kadar ki Başkanları özellikle “İslam” ve “terör” kelimelerini yan yana getirmediler. “Islamist”/”İslamcı” da demeden doğrudan “Radikal İslami terör” (Radical Islamic Terror) nitelemesini kullanan Donald Trump, İslami terör kavramını kullanan ilk ABD Başkanı oldu.

Donald Trump, Radikal İslami Terörü hedef gösterirken bazı İslamcılar “Donald Trump Müslümanları hedef alıyor” deseler de İslamı hedef göstermiyor. Yani İslam düşmanı değil sadece Radikal İslamcı teröristlere karşı görünüyor. Müslüman Kardeşler’i terörist ilan ederek Radikal İslamcı olanları terör ilan edeceğini çok önceden belli eden ABD‘nin, Radikal İslamcılarının içerisine bakalım kimler girecek?

Donald Trump‘ın, gelmesi ABD derin devletinin kaybetmesi, ABD derin devletinin kaybetmesi bölgedeki işbirlikçilerinin (Siyasal İslamcılar) kaybetmesidir. ABD‘nin, bayağı net tavırları olduğunu görebildiğimiz FETÖ‘cülerin, Meclisteki ayağının, Askeri darbelerde çıkan yasalar aylarca görüşülürken “AKP-Bahçeli -MHP ittifakı” adı altında Anayasa değişikliğini Donald Trump, koltuğuna oturmadan apar topar geçirmesinin nedeni Donald Trump ve ekibinin politikalarının kendilerini etkileyecek olduğunu bilmeleridir. FETÖ’nün siyasi ayağına operasyon yapılamayışı da Donald Trump ve ekibi ile ilgili görünüyor. Anayasa değişikliğinde hedef sürekli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi gösterilse de FETÖ’nün, siyasi ayağı kendisini sağlama almak istediğinden bu yasayı destekliyor.

ABD‘nin, temel politikalarında köklü değişiklik olmasa da bizim için ortaya çıkan sonucun ülkemizi ve geldiği günden beri Atatürkçü/Kemalist kadroları bürokrasiden tasfiye ederken Cumhuriyeti de büyük ölçüde harap eden AKP iktidarını etkileyecektir.Siyasal İslamcıları desteklemekten vazgeçen Batı‘dan sonra ABD‘nin, yeni Başkanı Donald Trump‘ın, Radikal İslami terörü tasfiye edeceğini öne çıkarmasından hiç kuşkusuz AKP Hükümeti de bundan payını alacaktır.

Türkiye’yi, şartlar ŞİO‘ya yönlendirdi. ŞİO, ilk önce güvenlik örgütü. Yani kesinlikle Radikal İslamcı terör istemiyorlar. Zaten Türkiye‘ye, ilk şartları da bize gelecekseniz “Atatürk ile gelin” oldu. Buda demektir ki  Donald Trump‘lı ABD – Rusya birlikteliği Siyasal İslam’ı bitirecek. Donald Trump‘ın, yemin töreninde radikal İslam’ı yok etme sözü vermesi önümüzdeki günlerde referandum dengelerini altüst edecek sürprizleri yaşatırken AKP‘in, kendi içerisindeki savaşı da hızlandıracaktır. AKP’nin, Medya ayağında kendi kendilerine kavga etmeleri AKP’nin kendi içerisine taşınacaktır.

Nasreddin (Nasrettin) Hoca’nın Kazan fıkrası;
Hoca, komşusundan bir gün kazanı ödünç ister. İade ederken de hem teşekkür eder, hem içine minik bir kazan koyar. Komşusu merakla bu minik kazanı sorunca da, “Komşu, bizdeyken kazanın doğurdu” der.Komşusu bu işe pek sevinir. Aradan epey zaman geçer, Hoca yine komşusundan kazanını ödünç ister. Komşusu da sevinerek verir. Ama bu kez aradan günler, haftalar, hatta aylar geçer, kazandan ve Hoca’dan ses çıkmaz. Nihayet bir gün komşusu konuyu açmaya karar verir, “Hoca bizim kazan ne oldu?” diye sorar. Hoca da üzgün bir ifadeyle, “Komşu çok zaman geçti aradan, senin kazan öldü. Sana nasıl söyleyeceğimi düşünüp duruyordum” deyince sinirlenen komşusu, “Hocam ne diyorsunuz? Hiç kazan ölür mü? Kazan canlı mı ki ölsün?” Hoca, “Doğurduğunu kabul etmiştin, sesin çıkmamıştı, şimdi ölünce neden feryat ediyorsun” der komşusuna.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.