Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Dünya, kelime olarak hep aynı kalır, sürekli içerik değişir.

Dünya denildiğinde kelime olarak hep aynı kalır ama içerik sürekli değişir. Uygarlıklar yükselir, uygarlıklar çöker; üç kıtada 600 yıl sürmüş Osmanlı’da böyle olmuştur. Osmanlı’nın egemenliği dünyanın merkezi sayılan Akdeniz’in doğu kesimine dayanıyordu. Zamanın dünyasında önemli bir bölgeyi denetleyen Osmanlı, ilk dönem bir dünya devleti idi. Sonraki zamanın dünyası (16. yüzyıl) okyanuslara açılabilen ve yeni yollar bulabilen ülkelere taşındı ve Osmanlı’nın bu egemenliği aşamalı olarak ortadan kalktı. Marx-Engels’e göre dünya devrimi ise İngiltere, Fransa, Almanya ve çevrelerindeki ülkelerdeki devrimdir. O zamanın dünya anlayışı da budur

 Köle anlayışı Avrupa kaynaklıdır ve ABD’de de aynı anlayış bulunur. ABD/Batı’da köleyi asimile etmek sorunu yoktur, hiçbir hakka sahip değildir. Köle toplum dışı bir erkek varlıktır, sadece ev işinde ya da tarlada ölesiye çalıştırılır, hayatı boyunca da böyle kalacaktır.

 Doğduktan sonra amacı dünyaya yayılmak olan İslam, köleciliği onaylar. İslam, dünyaya yayılarak hakim olmak ister ama bunu kendi güçleriyle yapılmayacağını bildikleri için başkalarını bu dine katmalarının gerektiğini bilir. ABD/Batı’dan farklı kölecilik sisteminin Osmanlı, Arap ve Afrika ülkelerinde benimsenme nedeni İslam’ın buralarda daha hakim olmasıdır.

 Osmanlı İmparatorluğu 16. yüzyılda Mısır’dan başlayarak Kuzey Afrika’ya açıldığından aynı zamanda bir Afrika devletidir. Devşirme sistemi yada öncesindeki Afrika kölecilik sistemi ABD/Batı’nın tersidir. Köle topluma entegre edilir. Yani devşirir. Osmanlı’dan önceki Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu devletleri de içselleştiricidir. (dıştakini içermek) Bunun yolu da asimilasyondur. Osmanlı’nın asimilasyonu aynı zamanda da Osmanlı Türkleştirmesidir ve bu anlayış Türk milliyetçiliğine de geçmiştir. Türk milliyetçiliğinde köken yada nereden geldiği değil, kendini Türk olarak görmek ve neye hizmet ettiği önemlidir.  

 Müslüman kadın köle yapılamaz. Müslüman bir erkeğin evlenebileceği kadın sayısı en fazla dörtken Müslüman olmayan köle kadınlarla evlilikte sınır bulunmamaktadır. Müslümanlıktaki evlilik anlayışına uygun olduğundan kadın köleler tercih ediliyor.

 Osmanlıda Hıristiyan çocuklar toplanır, Müslüman ailelerin yanına yerleştirilir, sıkı bir eğitimden geçirilir ve yeteneklerine göre önemli görevlere getirilir. (Yetenekli olanlar saray kadrosuna verilir ve Osmanlı bürokrasisinde yükselirler, diğerleri ise Yeniçeri olurdu.) Çoğu aileler çocuklarının geleceği garantilenmiş olduğu için sevinerek verirdi. Hıristiyanlıkta böyle bir uygulama bulunmuyor.

 Osmanlı İmparatorluğu büyük oranda devşirme sistemi üzerine oturuyordu. Yeniçeriler devşirme çocuklardan oluşuyordu. Devşirme asker toplama anlayışı Selçuklular zamanında Anadolu’da da vardı. Hem askeri olarak hem yüksek idari kademeler olarak buradan hareketle Osmanlı’yı o devşirmelerin kökeniyle (Macar, Sırp, Bulgar, Arnavut vd.) görürseniz, bu tarihten bir şey anlamamışsınız demektir. Osmanlı’yı hiçleştirmek ya da övmek Osmanlı’yı anlamak demek değildir.Asimilasyonu anlamayıp, kişinin asimilasyon önceki konumunun hayat boyu süreceğini sananlar Osmanlı’dan bir şey anlayamazlar.

 Bunların statüleri köle olsa da komutan ya da vezir olabilir, çok sayıda özgür insanın hayatını belirleyecek kararları alabilirler. Çünkü bunlar elittir. Sonuç olarak bu insanlar elit olsalar da hepsi sultanın ya da padişahın kuludur yani kölesidir. Sultan veya padişah elit kölelerden korkarlar, korkma nedenleri de bunlar birlikte hareket edebilir, isyan edebilirler.

 Konumlar değişti ve artık kölecilik bulunmuyor, başkasını kendine katmak bulunuyor. Yani yeni bir şey bulmuyorlar, yaygın bir uygulamayı burada hayata geçiriyorlar. Mantık devşirme ya da elit köle sistemindeki gibidir. Statüler değişmiştir ama burada da belirleyici olan kendi gücünün yayılmacılık için yetmeyeceğini görmek ve başkalarını değişik yollardan kendine katmaya yönelmektir. Sermaye ihraç eden her ülke bunu düşünmek ve yapmak zorundadır.

 Dünyada bunu en iyi yapan ülke ABD’dir. Her çeşit insanın bulunduğu ABD’de yaşayan halkın nereden geldiği belli değil ve önemli de değil. Sonuçta kendilerini ABD’li görüyorlar. Yani önemli olan kendilerini ABD’li görmeleri. Suriyeliler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunda Türk kimliğini ne kadar gönüllü kabullendiklerini hep birlikte göreceğiz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olacak Suriyeliler vd. kendilerini Türk görüyor, Müslüman ve Türkçe biliyorsa, kökeni önemli değildir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.