Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Düşmesi an meselesi olan Kobane’da Eset, Esad oldu…

Gülermisin ağlarmısın?
PKK, IŞİD karşısında, Askerini, Polisini şehit ettiği Türkiye Cumhuriyeti devletinden yardım istiyor. PKK, kendisini öyle güçlü görüyordu ki, Türkiye onun için çok küçük bir devletti. Madem ki o kadar güçlüsün, madem ki Türkiye Cumhuriyeti devleti, senin düşmanın, sormazlar mı, neden düşman gördüğün Türkiye Cumhuriyeti devletinden ve ABD‘den yardım istiyorsun?

PKK’nın Suriye Politikasının sonucu olan Kobane‘yi bu hale taşıyan PKK’dır. Sivil halkının Türkiye topraklarında emin ellerde olduğu Kobane‘da, PKK ve IŞİD savaşıyor.

Bu savaş bu aşamada bizim savaşımız değil. Türkiye’yi Kobane‘ye sokmak bu aşamada kanlı ve uzun ömürlü bir döngüye sokmak demektir. Eğer TSK Kobane‘ya girecekse, Türkiye hiçbir örgütün yanında da olmamalıdır. Barışa hizmet etmek için iki örgütü de Kobane‘dan çıkartmalıdır.

IŞİD, Türkiye‘ye saldırır diye bekleyenler, fazla beklemesin. IŞİD’a verilen görev, Kobena‘dır. Kobane’nin düşmesi de Rojava’nın özerkliğini tahribe yönelik ilk adımdır. Ankara‘da Salih Müslüm‘e kesin söylenen, eğer Türkiye‘den yardım istiyorsanız, “Özerklikten vazgeçin” oldu. Kobane‘nın düşmesi, Türkiye, Esad, ve Barzani’nin işine geliyor. Türkiye, Esad‘la savaşırken, Rojova Kürtlerini boş bıraktılar. Onlarda güçlenerek “Özerklik” ilan ettiler. Çoğu farkına varmasa da, Rojava‘da Eset, Esad oldu. Yani, Suriye‘nin bütünlüğü ikisinin de işine geldiği için, Türkiye ve Esad çıkarları gereği, Kobane‘da yan yana…

ABD, Saddam‘ı yıkmak için uğraşmasaydı, Irak‘ta Şiiler ve İran güçlenirmiydi? IŞİD olurmuydu? Türkiye, Esad’ı zayıflatmak için bu kadar çaba harcamasaydı, Esad ülke içinde otoritesini kaybedermiydi? Rojava olurmuydu? ABD, Irak‘ta, Türkiye, Suriye‘de geçmişte yaptıkları hataları düzeltmeye yönelmişlerdir. Politikada önemli bir adım atıldığı zaman, özellikle de Ortadoğu’da bunun sonuçlarının neler olabileceğini tahmin etmek her zaman mümkün olmuyor.

ABD’nin de bulunduğu ittifakın Kobane‘da IŞİD’a saldırdı gibi gözükmesi (çok az saldırdı) savaşı kızıştırmak içindi. Bu ittifak IŞİD’e, esas olarak Irak’ta saldırıyor. Dünyanın Jandarması gözüken ABD‘nin, her yere yetişmesi, her sorunu kendisinin çözmeye yönelmesi, mümkün olmadığı için, zaman zaman yerelde ittifak yapma zorundadır. Yerelde bu ittifakı yaparken de, ittifak yaptıklarının isteklerini yerine getirme mecburiyeti olduğu için, ABD, hem AKP hem de Barzani’yi dışlayan bir yönelime girmez.

Kürdistan‘ı desteklediğini açıklayan İsrail, muhtemel bir Kürdistan‘ı istese de, Türkiye ve İran‘ın da istediği Suriye‘de, istenilen genel talep olan “Toprak bütünlüğü“dür. Barış mümkün olmasa da, muhtemelen Suriye ve Irak, görünürdeki toprak bütünlüklerini sürdüreceklerdir ama, içerisinin kan gölüne dönmeye devam edeceği, yani her durumda, bölgedeki kanlı savaş sürecektir.

PKK, Hükümeti düşürmek için yeni bir “Gezi” yaratmaya çalışıyor. Buna alet olacaklar önce PKK’yı sorgulamalıdır. Tepki göstermek iyidir, ama gösterilen tepkinin az da olsa işe yaraması önemlidir. Binlerce insan sokağa dökülünce bir şey olacağını sanmak ve sadece sayıya bakmak eski bir yanlıştır ve halen de sürmektedir.

Savaşın bitmeyeceği bu bölgede artık Türkiye, güç dengesinde lehine değişen durumdan hareketle isteklerini artık daha güçlü dayatacaktır. Türkiye, her gördüğü fırsatın, aynı zamanda da tuzak olabileceğini hesap etmelidir…

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.