Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Eset, Esad oluyor ve kimlikler alınarak Devlet yardımı kesilecek Suriyeli Mülteciler, Türkiye’den gidecektir…!

Türkiye‘yi 2002’den beri farklı gruplarla ittifak yaparak iktidara gelen AKP Hükümeti yönetiyor.  AKP Hükümeti, yanlış politikaların sonucunda ideolojik ve siyasi duruşu farklı inanç ve kimliklere düşman olan bir kuşak yaratırken, hafızasız ve alıklaşmış hale getirilen toplum, ırkçılık ve mezhepçilikle zehirlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın, Başbakanlığa gelmesinden sonra danışmanlarının ürettiği “ABD/Batı adına doğru, Türkiye adına yanlış politikalar” bu günlerin sorumluları.

ABD/Batı ve koalisyon güçleri ile birlikte olan AKP iktidarının Suriye’deki, yanlış politikalarının sonucunda Türkiye, savaşın en aktif taraflarından ve destekleyicilerinden biri oldu. Ve oluşturdukları toplumsal algıyla tepkileri sürekli başka güçlere yöneltmeye çalıştılar.

Avrupa‘nın, Ortadoğu ve Türkiye, Müslüman olduğu için Avrupa, Türkiye‘ye, haksızlık yapılıyor söylemiyle Avrupa’yı, ya da dış güçleri hedef gösteren politikaları Müslüman olmayanlara, kin ve düşmanlık duyan bir toplumsal algı yaratılmıştır.

Dik dur seninleyiz, öl de ölelim sloganlı politika ve söylemler sonucu dindar ve kindar gençlik yaratılmıştır. Sürekli şehitliğin nasıl bir mertebe olduğunu öven söylemler, İslam adına tarihi bir görev olarak cinayet işleyen katil/katilleri üretmişti.

Rusya Büyükelçisi suikastı da bu tür kişiliklerin ortaya çıkmasına neden olan siyasi cinayettir ve bunu yaratan da ideolojik ve siyasi ortamdır. Şehit olmak için Büyükelçi suikastı gibi böyle bir cinayet işleyecek birçok kişilik ortaya çıkarılmıştır. Bu cinayeti ortaya çıkaran, toplumlara düşmanlık duyan kişiliklerin ortaya çıkmasında rol oynayan AKP Hükümetinin, yanlış Suriye politikaları sonucunda dinci mezhepçi ve dış güçleri düşman gösteren milliyetçi politika ve söylemleridir.

Radikal politik İslamcı görünen Suikastçı polis, Suriye‘deki Radikal İslamcı gruplardan birine üye veya bunları destekleyen Türkiye‘li radikal politik İslamcılardan bir gruba mensup. Halep’te bu güçler yenilgiye giderken, zafer kazanan rejim cephesinin en güçlüsü Rusya’dan yenilginin intikamını almayı amaçladığı anlaşılıyor.

Esad‘ı göndermek için başlatılan savaşta ABD/Batı ve koalisyon güçleri ile birlikte olan AKP Hükümetinin Suriye politikasının sonucunda da Rusya hedef haline gelmiştir. Suriye ve Dış politikasında kökten değişikliğe giren Türkiye, Rusya’nın liderliğindeki cepheyle uzlaştı ve Moskova deklerasyonuna ortak oldu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin‘in, “Karlov’un öldürülmesi Rusya-Türkiye ilişkilerine zarar vermeyecek” demesi Rusya cinayeti fırsata çevirmek mi istiyor? sorusunu da beraberinde getiriyor. Rusya’nın, Uçak krizinde olduğu gibi Büyükelçi suikastında da Türkiye‘yi, daha fazla kullanacak bir noktaya getirmek istiyor olabilir.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Astana Zirvesi’ne Rusya, Türkiye ve İran’a ek olarak Esad da katılmayı kabul etti” demesinden sonra Eset, Esad olacağına göre Türkiye‘deki, Mülteciler de Suriye‘ye, gidecektir. Kimlik verilen Suriye’li Mültecilerden, bu kimlikler alınır da Devlet yardımı kesilirse hiç bir Suriyeli Mülteci Türkiye‘de, kalmaz.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.