Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Feodal Emperyalist Osmanlı ve Çarlık Rusya’sı

Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı’na katılan ülkelerden bir tanesiydi ve amacı da kaybettiği toprakları geri almaktı. 

Savaşı kaybederseniz ağır koşullarla dolu bir antlaşmayı da imzalamak zorunda kalırsınız. Kaybeden için normal sonuç budur

1. Dünya savaşında, Osmanlı sınırları içindeki Hıristiyan halkları kışkırtan Rusya‘daki Çarlık’ta İngiltere’ye karşı Cihad ilan ederek, İngiliz sömürgelerindeki Ülkelerde yaşayan Müslümanları, İngiltere’ye karşı savaşa çağıran, Osmanlı İmparatorluğu da “FEODAL EMPERYALİST“ti.

Amaçları yeni topraklar işgal etmek ve orada yaşayanları vergiye bağlamaktır, tıpkı daha önceki yıllarda yaptıkları gibi…….

Kendi geçmişimizde bize uygulanan zulmü defalarca anlatırız ama kendi zulmümüzü kabullenmemek için de her yola başvururuz.

Milliyetlerinin ustun olduğunu dolaylı yönden savunarak Ermeni Soykırım yalanlayan Türkler ve Kürtler, İttihat-Terakki sahsında Türk egemen sınıfı ve Kürt feodallerinin yerel çıkarları gereği Ermeni Soykırımı katliamındaki işbirlikçilerdir. Bu iki halk, geçmişleri konusunda açık olmakta, objektif değerlendirme yapmakta zorlanan halklardır. 

Yunanistan 1838’de zamanın önde gelen sömürgeci ülkesi İngiltere’nin desteğiyle bağımsızlığına kavuşmamış mıydı?

Bulgaristan da 1878’de Çarlık ordusunun Osmanlı’yı yenmesi meşhur “Plevne Savaşı” ve Yeşilköy’e kadar gelmesi sonucu bağımsızlığını kazanmamış mıydı?

Yunanistan ve Bulgaristan‘ın yaptığının aynısını Çarlık Rusya‘sı himayesinde Ermeni’lerin yapmaya çalışmasıydı.

Ermeni soykırımına karşı getirilen gerekçelerden bir tanesi şudur: ulusal devletlerin kuruluş dönemlerinde toprakları başka halklardan temizlemek yaygın bir uygulamaydı. 

BulgaristanYunanistan gibi ülkelerin kuruluşu Balkanlar’dan, Çarlık Rusya‘sının genişlemesi ise Kafkasya’dan çok sayıda insanın her şeylerini geride bırakarak ve hatta önemli can kayıpları vererek Anadolu’ya gelmelerine neden oldu. 

Gelenler için Türk demek zor çünkü o dönemde ön planda olan dini kimlikti ya da Müslümanlıktı. 

20. yüzyıl başlarında Anadolu’daki nüfusun yaklaşık üçte birinin göçlerle geldiği tahmin ediliyor. 

Bunlar öncelikle Müslümandır, daha sonra Türk, Çerkez, Boşnak vd. gibi ayrılırlar.

Türklerin Balkanlar’dan büyük oranda atılması, Anadolu’dan da atılma tehlikesiyle karşı karşıya bulunması, Ermeni soykırımının gerekçesi olamaz.

Çarlık Rusya‘sının Osmanlı İmparatorluğu içindeki Hıristiyan halkları ayaklanmaya kışkırtması normaldir. 

Aynısını Osmanlı İmparatorluğu yapmadı mı? Savaşta rakibi olan İngiltere’ye karşı cihat ilan etmedi mi?

Hep aynı kafa! Biz yapınca iyi, başkası aynısını bize yaparsa, kötü!!!

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.