Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Hiçbir askeri-politik stratejisi başarılı olamayan ABD, Bölgede bütünüyle izole oluyor…

Şu ana kadar başlamayan İdlib operasyonu başlasa da kısa sürede başlayıp sonuçlandırılacak bir askeri operasyon olmayacaktır. İdlib operasyonuna katılan güçler de çok kısa sürede kapsamlı bir İdlib operasyonunu başlatabilecek durumda değiller.

Suriye’de, askeri ve politik stratejiyi belirlemede önemli bir inisiyatif alan Rusya, İdlib savaşının planlayıcı ve belirleyici gücü olarak bir adım önde olmak istiyor. ABD’nin, sürece dahil edilmesini engellemek ve bir adım önde olmak için Rusya, Hama çevresinden İdlib’e doğru önemli kasabaları ele geçirirken, Türkiye‘yi de sürece dahil ederek ön adımları hızla attı.

İdlib operasyonuna karar veren Putin‘in, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapmış olduğu görüşmeden sonra Türkiye‘nin, İdlib merkezini ve çevresini stratejik olarak kontrol etmek istediği ortaya çıktı. Türkiye’nin, stratejik hamleler yaparak İdlib operasyonuna dahil olması son derece önemli ve gereklidir. Türkiye, İdlib sonrası da politik görüşmelerin başlayacağı sürecin bir parçası olacaktır.

İdlib sürecini Afrîn‘i kuşatmaya dönük bir hamleye de dönüştürmek isteyen Türkiye‘nin, İdlib operasyonuna dahil olmak istemesinin nedenlerinden birisi de Afrin‘i kuşatmaya alarak PKK/YPG‘yi, izole etmeyi hedeflemesidir. Türk Özel Kuvvetleri‘nin, İdlib yönüne doğru değil de PKK/YPG‘nin kontrolünde bulunan bölgelere doğru ilerlemesinin nedeni hem PKK/YPG‘nin, İdlib operasyona dahil olmasını önlemek. Hem de ABD/İsrail‘in, 2. İsrail projesinde PKK/YPG‘nin, Akdeniz’e doğru geliştirmek istedikleri koridoru kontrol altına almasını engellemek istemesidir. Şu anki sınırlı askeri konumlanması da bunu çok net olarak ortaya koyuyor.

ABD Büyükelçiliği Rakka‘da, Öcalan posteri açılmasına dair : “Öcalan saygı görmeye değer bir şahıs değil. Türkiye ile terörle mücadelede birlikte çalışıyoruz. PKK terör örgütüdür” açıklama yaparken, Beyaz Saray sözcüsü de Barzani‘ye “geri çekil” mesajı iletti ve Irak hükümetine destek verdi. Kerkük merkezli ortaya çıkan duruma göre ABD/İsrail‘in, Ortadoğu’da hedeflediği politikası Kürdistan (2. İsrail) için oluşturdukları hiçbir askeri-politik stratejisi başarılı olmuyor.

ABD‘nin, Suriye‘de, güç dengelerinin belirlenmesinde etkisi oldukça azaldı ve Astana görüşmelerinde belirleyici güç Batı Asya ülkeleri oldu. Kısaca ABD‘nin, Suriye politikası bütünüyle çöktü. ABD‘nin Ortadoğu politikasındaki çöküş devam ederken de yıllardır düşman olan Batı Asya ülkelerinin ittifakı bölgesel savaşta önemli bir rol oynamakta ve Batı Asya ülkelerinin bölgesel hareket kabiliyetini çok daha fazla artırmaktadır.

ABD/İsrail, Batı Asya ülkelerinin bugünkü varlıklarını ve bölgesel çıkarlarını çok ciddi oranda tehdit etti. ABD/İsrail‘in 2. İsrail projesiyle Ortadoğu’nun, stratejik dengelerini değiştirmek istemesi Tarihsel olarak birbirleriyle rekabette olan Batı Asya ülkelerini silah arkadaşı yaptı. Batı Asya ülkelerini etkileyerek değişime zorlamak isteyen ABD/İsrail‘in, 2. İsrail projesi karşısında Mazlumlar ittifakı oluştu ve iç dinamiklerinin kaçınılmaz olarak değişecek olması nedeniyle de ortak bir zeminde buluştular.

Batı Asya ülkelerinin Ortadoğu’daki, güncel hamleleri ABD‘nin, silah verdiği Peşmerge/PKK/YPG‘nin kazanımlarına yöneliktir. Batı Asya ülkelerinin 2. İsrail karşısında ittifak yapmaları ABD/İsrail‘in, silah verdiği Peşmerge/PKK/YPG arasında stratejik ve taktik ittifak ilişkilerinin bozulmasında önemli bir rol oynadı ve Kerkük‘den kaçtılar.

ABD‘nin, Ortadoğu’da oluşturduğu hiçbir askeri-politik strateji başarılı olamadı ve Bölgede bütünüyle izole oldu. Dinsel ve mezhepsel yobazlığının Batı Asya’da hiçbir geleceği yok. Türkiye’nin, iç cephesindeki siyasal güçlerin Batı Asya’daki mevzilenmeleri de mezhep temelinde değil. Batı Asya ülkeleri, din ve mezhep ayrımcılığını silah arkadaşlığıyla bozdu. Batı Asya ülkelerinin silah arkadaşlığı Kerkük ve İdlib’e de yansıdı ve din – mezhep ayrımı silah arkadaşlığıyla bozuldu.

İdlib savaşı çok daha karmaşık ve zorlu olacağı kesindir. İdlib ve çevresinde 30 binin üzerinde Radikal İslamcı örgütün olduğu tahmin ediliyor. Ve silahlı örgütlerin radikal olanlarını ılımlılardan ayırmak gerekiyor. Astana’da, alınan karar sonucunda İdlib‘teki Radikal İslamcı örgütlere son bir şans vermek isteyen koalisyon tarafını seç diyecek. İdlib‘deki silahlı örgütler silah bırakarak sivil hayata geçebilir ve kalabilir. Yada ılımlaşarak Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) katılabilirler. Bu teklifleri kabul etmeyen silahlı örgütler terörist sayılacak.

Türkiye‘nin, Suriye politikası bütünüyle değişti ve savaş öncesi konuma geldi. Türkiye, İdlib savaşında aldığı sorumlulukla hem sürece dahil oldu hem de yeniden inisiyatif aldı. Türkiye, Fırat Kalkanı Harekatı ile elde ettiği El-Bab bölgesindeki kazanımları İdlib savaşından sonra Esad ordusuna teslim edecektir. Batı Asya ülkelerinin Ortadoğu’da elde ettikleri kazanımlar kalıcı ve artık bunun kimsenin değiştirme gücü olmayacak. Hem uluslararası ve bölgesel ilişkilerde hem de devletlerin iç politikasında her tür gelişmenin olabileceğini düşünmek ve ona göre politik stratejiler oluşturmak gerekir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.