Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

İdlib’te, Türkiye’yi ilgilendiren neler oluyor?

AKP Hükümetinin hesabına göre Suriye Ordusu, İdlib kırsalından yavaş yavaş kent merkezine ilerleyecekti. Suriye Ordusu üç koldan ve hızlı bir operasyon ile İdlib kırsalındaki köy ve kasabaları temizleyince İdlib‘e, ilerleyişin beklenenden hızlı olacağı anlaşıldı. Suriye Ordusunun İdlib‘e hızlı ilerleyişi cihatçı gruplarda çözülmelere yol açtı ve birbirlerini ihanetle cihat davasını dolar karşılığında satmakla suçlamaya başladılar.

Suriye‘deki savaşının sonuna yaklaşırken geniş çaplı savaşın İdlip’te olacağı belliydi ve Suriye ordusunun hızlı İdlib‘e, ilerleyişi buna dönük hazırlık içerisinde olmasına rağmen AKP‘yi telaşlandırdı. Ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İdlib‘e saldıran Suriye Ordusunun durdurulmasını istedi! Suriye sınırları içindeki İdlib’i, Suriye Ordusunun savunmasına “saldırı” açıklaması yapması ister istemez “Türkiye yine mi bulanık sularda yüzüyor?” sorusunu  sordurdu.

Türkiye, İdlib‘e müdahil olmak istiyor. Erdoğan‘ın, Afrin ile ilgili “Bir hafta içinde ne yapacağımızı göreceksiniz” çıkışının amacı Türkiye, İdlib‘e müdahil olabilirse Afrin‘de Rusya‘nın, Membiç ve Fırat‘ın doğusunda ABD‘nin güvencesi altında bulunan PKK‘nin, Suriye kolu YPG‘ye karşı yapmak istediği olası operasyonlar için Rusya ve ABD‘den, tavizler koparmaya çalışıyor. Ancak Rusya‘nın, Soçi planı nedeniyle Türkiye‘ye, ihtiyacı olmasına rağmen İdlib operasyonu sonuca ulaşmadan PKK/YPG ilgili kararını belli ki vermek istemiyor.

Suriye Ordusu, ne kadar engellenmeye çalışılsa da muhtemelen bahara doğru geniş çaplı savaşın başlayacağı İdlib merkezine gelecektir. İdlib savaşında tarafsız kalma garantisi veren Türkiye, tarafsız kalabilecek mi? İdlib‘te garantörlüğünü üstlendiği cihatçı gruplara, kendilerini koruma sözü verdi mi? Eğer söz verdiyse İdlib‘e çok yönlü operasyon başladığında Suriye ve Rus saldırılarına karşı tarafsız kalarak bunu nasıl yerine getirecek? Halep‘te olduğu gibi İdlib‘te de siviller hedef alınıyor diyerek arkadan destekleyecek mi? Arkadan desteklediği deşifre olursa ne olacak? Cihatcı gruplara söz vermiş ve desteklemezse bu kontrolsüz cihatçı gruplardan nasıl bir korunma politikası uygular? Cihatçı Gruplara sınırları kapatabilecekler mi?

Yanlış hesapların ağır ödeneceği bir sürecin eşiğinde olan Türkiye, Afrin Harekâtı‘nda Suriye ile El Nusra arasında bir tercihte bulunmak zorunda kalmamalı. El Nusra, ABD Emperyalizmine karşı mevziye sokularak Fırat Kalkanı Harekatı‘nda, ÖSO’dan yararlanıldığı gibi yararlanılarak en sonunda ÖSO gibi Suriye Ordusuna katılabilir.

AKP Hükümeti geçmişte denenmiş ve iflas etmiş taktikleri Yedi yıl sonra İdlib‘te, tekrar oyun kurucu olabilmek adına sürerde bu plan geri teperse, 2011 itibarı ile Suriye‘de uygulanan yanlış “stratejik derinlik” politikasının iflasının faturası İdlib’te AKP Hükümetine kesilebilir.

6 Ocak’ta Rusya’nın, Suriye’deki, Hmeymim ana üssüne 13 İnsansız Hava Aracı (İHA) saldırısı gerçekleşti. Bunlardan 3’ü etkisiz hale getirilerek indirildi ve incelemeye alınırken İHA’ların İdlib’teki Muazzara kasabasından yollandığı iddia edildi. Bu kasabanın Türkiye’nin, İdlib’teki, gözlem noktalarından biri olduğu söylenmesi Moskova ile Ankara arasında gerginlik yaşanmasına yol açtı.

Rusya Savunma Bakanlığı’nın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a İHA saldırısıyla ilgili bir mektup yolladığı “Türkiye’nin, kontrolündeki silahlı grupların İdlib’de çatışmasızlık anlaşmasını ihlal ettiği gerekçesiyle nota verdiği” iddia edildi.

ABD bir süredir Soçi’ye olan itirazını daha açık sözlerle ifade ederken Moskova da üstü kapalı bir biçimde saldırılardan ABD’yi sorumlu tuttu. Putin, saldırıları Soçi‘yi sabote etmeye yönelik girişimler olarak nitelendirdikten sonra Erdoğan‘ı, telefonda aradı ve “İHA saldırısının Türkiye ile ilgisi yok!” haberi medyada geçti.

19 Aralık 2016’da Rusya’nın, Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov‘a suikast yapılmış ve Moskova’nın Suriye planı Ankara’da kabul görerek “Astana süreci” başlamıştı. Rusya’nın, Suriye’deki, Hmeymim ana üssüne saldırılar Türkiye-Rusya ilişkilerinde Andrey Karlov suikastının sonuçlarına benzer neticeler mi verecek? Eğer verirse şimdi de “Soçi planı” devreye girecektir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.