Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Kadın, ikinci sınıf bir insan olacağını bilerek neden, Müslüman olur?

AKP‘li kadın Milletvekillerinin TBMM‘deki anayasa değişikliği görüşmeleri sırasında, bazı CHP-HDP kadın milletvekilerine militanca saldırmasına bazıları şaşırdı. Bu şaşkınlığı yaşayanlar kaba kuvvet kullanmayı küfür etmeyi erkeklere özgü zannedenler. Oysa AKP‘nin, varoşlarda kitle tabanı kazanmasını ve bu tabanı tutmasını da bu tür kadınların militanca çalışmaları sağladı.

Bu kadınlar baskı ile mi çıkarları için mi Müslüman oluyor? desek biz onlara yapılan baskıya da karşı çıkıyoruz, çıkarlarını da savunuyoruz. Şahitlikte kadın erkekle eşit değil, bir erkeğe iki kadın eşit. Miras paylaşılırken kadın erkeğin yarısı kadar alabilir. Evlilikte bir erkek dört kadın alabilir. Kadın cariye olabilir. (köle olarak alınıp satılabilir) Tefsir ve yorumcuların hepsi erkek. Bakıldığında erkeğin keyfi yerinde. Tüm vaatler erkeğe olduğu için erkeğin Müslüman olmasını anlarız. Bu dünyadan geçelim diğer dünyayı araştırdığımızda da Kadın adına hiç bir vaad gözükmüyor. Gururu, mantığı kendisine saygısı olan bir kadın 2. sınıf insan olacağını bilerek neden Müslümanlığı kabul eder?

Kadınların Müslümanlığı kabul etmesine bakıldığında 2. sınıf insanlığı bilerek kabul ediyor gözükse de bu kadınlar Müslümanlığın kadınları koruduğuna inanır. Müslümanlığa göre kadının dışarıda ezilmemesi için ev işleri, çocuklarla ilgilenmesi gerekir. Evi geçindirmek erkeğin görevidir. DEAŞ, terör örgütünü ABD’nin. kurduttuğu biliniyor. DEAŞ‘ın, dış ülkelerden gelenlerin özelliklerine baktığımızda önde görünenlerin erkek olmasına rağmen kadınların da çok yer tuttuğunu ve kadın tabanı oluşturduğunu görüyoruz. DEAŞ’a, katılmak için dış ülkelerden gelen kadınlar savaşmanın sadece erkeklere özgü bir durum olmadığını biliyor. Bu kadınlar hem savaşmak hem de savaşan erkeğe eş olmak için geliyor.

Liberal Ekonomideki akılcı seçim teorisi siyasete uygulandığında hiç hesapta olmayan sonuçlarla karşılaşabiliyoruz. İnsanlar da Ekonomik tercihlerini akılcılık temelinde yaparlar. Örnek pazarda aynı ürün aynı kalitede ve farklı fiyatlarla satılıyorsa biz en ucuzunu tercih ederiz. Bu anlayış Politikaya uygulandığında da çıkan sonuç sizin beklediğiniz sonuçtan farklı çıkabilir. İşçileri destekleyen Politikalar üreten bir parti de işçilerin o partiyi desteklememesine bir anlam veremeyebilir. Burada hatalı işçi mi sizin ürettiğiniz politikamı derseniz kendinizi bir kontrol edin derim. Bunlara sadece Ekonomik pencereden bakmamak gerekir.

Anayasa değişikliğinin Referanduma gitmesinde çıkarlarını savunanlar Hayır diyecek derseniz bir yanılgıya düşebilirsiniz. Eğitim düzeyleri ister düşük olsun ister yüksek olsun insanların politikada aklını kullanıp bir seçim yapacağını düşünmek insanın kendi kendisini yanıltabilir. Politik bir görüşün insanların çıkarını savunmasıyla, insanların onu desteklemesi arasında doğrudan bağlantı kurulmaması gerekir. Anayasa değişikliğinin Referanduma gitmesi durumunda “Evet” yada “Hayır” ile ilgili Politik tutumda sadece çıkar anlayışlı olmaz. Müslümanlığı seçen kadınlarda farklı çıkar anlayışları da göz önüne alındığında çok sayıda faktörün bileşkesi olarak ortaya çıkacaktır. “Evet” yada “Hayır” diyerek ötekileştirmek yerine sizin anlayışınıza uymayanları nasıl kazanacağınızın hesabını yapmalısınız…!

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.