Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Mahkeme-i Kübra…

“Hırsızlık yapan kızım Fatima da olsa elini keserim” ………….Hz. Muhammedü

“Biz inancımızı ve değerlerimizi hiçbir dünyevi makam ve mevkiiyle kıyas yapmayız, yapılmasını da uygun bulmayız. gerek burada, gerekse  “Mahkeme-i Kübra“da adalet tecelli edecektir” ……….Egemen Bağış

1862’de, Divanı aliyi muhasebe adıyla “Mahkeme-i Kübra”  (yüce mahkeme) olarak kurulmuştur.
Divanı muhasebat’ isimlendirmesi ya da “Mahkeme-i Kübra” nitelemesi rastlantı değildir.
Örnek alınan Avrupa Sayıştay’larının genel adları ‘cour des comptes’, ‘corte dei conti’, ‘tribunal des contes‘ vs. sözcük anlamları ile ‘hesap mahkemesidir‘ bugünkü Sayıştay’dır

İslam inancına göre kıyametten sonra, dünyada yapılmış bütün kötülüklerin yargılanacağı, iyiliklerin tartılacağı mahkeme olan “Mahkeme-i Kübra” yetim hakkı yiyen abdestli hırsızların, kul hakkı yiyen dindar dolandırıcıların savunmalarını tek başlarına vereceği, “Temyizi-Danıştayı” olmayan, adil karar veren mahkemedir.

Mahkeme-i Kübra” Ahiret günü yapılacağına inanılan büyük mahkeme, tüm insanların Allah’ın azameti karşısında dünya hayatlarının hesabını vermek zorunda kalacakları mahkemelerin en yücesi en ulusu. Allah’ın mahkemesidir.

Kaçınılması mümkün olmayan en adil mahkeme, hesaplaşma makamı. vicdan, adalet-i ilahiyenin tecelli edeceği tek yer olan “Mahkeme-i Kübra“da ne mevki var, ne makam; sadece Allah’ın azamet-i kibriyası var.

Tek olumsuz yanı , duruşmalarda olup bitenleri ibret için bile olsa kimselerin göremeyecek olmasıdır.

Mazlumlar, garipler, kimsesizler orada Allahü Teala gibi bir koruyucunun koruması altında olurlar. Büyük İmtihanda canlar “Mahkeme-i Kübra” suallerden korkmamalı.

Böyle sandıktan böyle demokrasi çıkar…
Meclis dört eski bakanı AKP’lilerin oyları ile aklamasına akladı da Bakanlar aklanırken siyaset kirlendi…
Tansu Çiller‘le Mesut Yılmaz‘ın, Mecliste birbirlerini aklamaya çalışmaları da bu ülkenin siyasi tarihini değiştirmişti…
Milli iradenin sahibi aziz halkımızın önünde konuşup savunma yapma ihtiyacı bile duymayan Bakanlar, Halkın arasına nasıl girecekler?
Dileyelim ki Cenâb-ı Hakk bizi bu dünyada da, öbür dünyada da zelil ve mahcup etmesin inşaAllah….

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski AB Bakanı Egemen Bağış, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve iktidarının hangi yüzle adalet-i ilâhiyenin tam mânâsıyla tecelli ettiği tek yer olan “Mahkeme-i Kübra“ya çıkacaklar.?

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.