Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Mescid-i Aksa ve Ayasofya…

Gayrimüslimlerin (Müslüman olmayanlar) girişine izin verilmeyen “En Uzaktaki Mescit” anlamına gelen “Beyt-i Makdis” veya “Beyt-i Mukaddes” adı da verilen “Mescid-i Aksa“, Müslümanların ilk kıblesidir ve Kudüs şehrindedir. Kıblenin yönü daha sonra “Mescid’i Haram“a çevrilmiştir.
Sebe Suresi 14. ayeti ;”Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimizde, onun ölümünü, bastonunu yiyen ağaç kurdundan başka onlara gösteren olmadı. Böylece o yere yıkılınca, anlaşıldı ki cinler eğer gaybı biliyor olsalardı aşağılayıcı azabın içinde kalmazlardı.”
Ayetin tefsirinde şu bilgiler verilir: Süleyman, Mescid-i Aksa’nın inşasında cinlerden de yararlandı. Bu inşaat işinde insanların yapmaya güç yetiremeyecekleri zor işleri cinler yapıyorlardı. Ancak Süleyman bir gün mihrabında asasına dayanmış halde ibadet ederken öldü. Cinler onun ibadet ettiğini sanarak işlerini yapmaya devam ettiler. Sonuçta Süleyman’ın asasını içten güve yedi ve asa kırılınca onun cesedi de yere düştü. Böylece öldüğü anlaşıldı.

Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından MS 532 – 537 patrik katedrali AyasofyaSofya” sözcüğü herhangi bir kimsenin adı olmayıp, eski Yunancada “Aya Sofya” adı “Kutsal Bilgelik” ya da “ilahî bilgelik” anlamındaki sophos sözcüğünden gelir
Günümüzde görülen Ayasofya binası aslında aynı yere üçüncü kez inşa edilen kilise olduğundan Üçüncü Ayasofya olarak da bilinen Konstantinopolis Patriği’nin patrik kilisesi ve Ortodoks Kilisesi’nin bin yıl boyunca merkezi olmuştur. 1054 yılında Patrik I. Mikhail Kiroularios‘un Papa IX. Leo tarafından Aforoz edilmesine şahitlik etmiştir, genel olarak bu olay Schisma’nın yani Doğu ve Batı kiliselerinin ayrılmasının başlangıcı sayılır. İlk iki kilise isyanlar sırasında yıkılmıştır. Döneminin en geniş kubbesi olan Ayasofya’nın merkezî kubbesi, Bizans döneminde birçok kez çökmüş, 1453’de kilise camiye dönüştürüldükten sonra Mimar Sinan’ın binaya istinat duvarlarını eklemesinden itibaren hiç çökmemiştir.

Ne zaman Ayasofya ibadete açılacak yada açılsın diye kampanya başlasa, ABD Büyükelçisi “Ayasofya’yı ziyaret edeceğim” diyerek ziyaret eder ve Büyükelçinin bir ziyareti ile herkes mesajını alarak kampanya rafa kalkar.
Balkan Paktı öncesi Yunanlılara kıyak çekmek, jest yapmak için müzeye çevrilen Ayasofya, nasıl bir gizli anlaşmanın eseridir ki hala ibadete açılmadı?
Günümüz Binans’ı ABD destekli Ortotoks’ların hayallerinde İstanbul‘u başkentleri, Ayasofya‘yı da en büyük Ortadoks kilisesi olarak açmak mı yatıyor?

Her sene Arap nüfusunun giderek itildiğini, azaldığını belli bir noktaya sıkıştığını ve giderek şehrin iki kimlikli yapısının yok edilmesinin temelinde, Kudüs‘ün Yahudileştirilmesi meselesi vardır. Kudüs‘ün Yahudileştirilmesi için de “Mescidi Aksa“yı Sinagoga çevirme hazırlıkları vardır.
İsrail‘in en büyük suçu “Mescidi Aksa” tahriki üzerinden din savaşını cihat gerekçesini meşrulaştırması, konuyu global düzeye taşımasıdır.

Emevi Camisinde namaz kılacağım diyen Recep Tayyip Erdoğan, “Mescid-i Aksa”da namaz kılacağın dedi mi?
Müslümanlardan “Mescid-i Aksa” ile ilgili İsrail’e, siyasi bir mesajları var mı?

Her kim yada kimler tarafından olursa olsun, Kutsal sayılan yerlerin üzerinde yapılan tahribat, insanlıktan öte inanç özgürlüğüne bir saldırı bir linç politikasıdır.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.