Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Mesud Barzani, Mahabad Cumhuriyeti, siyasal deneyiminden hiç ders çıkartmamış.

2014’te DEAŞ, Irak‘a saldırınca Irak ordusu belli alanları terk etmiş ve o alanları Peşmerge savunmuştu. Peşmerge, Şengal’i de DEAŞ‘a bıraktı. Şengal‘de DEAŞ, daha sonra PKK ile sözde savaşmış ve kaybederek PKK‘ye bırakmıştı. O günden beridir de PKK, halen Şengal’de, varlığını sürdürüyor.

Suriye‘de, Fırat‘ın doğusunda ABD/İsrail‘in, PKK‘ye, DEAŞ’la silahlı mücadele adı altında sundukları konum Türkiye, İran, Suriye‘de olduğu gibi Erbil‘deki yaşayanları da DEAŞ ile mücadele adı altında Kerkük, Musul yerine Suriye‘de, Fırat’ın Doğusuna yönlenmelerini sağladı. Bu da Mesud Barzani‘nin, PKK/PYD‘ye karşı kaybetmesi anlamına geliyor. ABD/İsrail destekli PKK/PYD‘nin, Suriye‘nin, Kuzeyindeki kazanımları bölgedeki konumunu kaybeden Mesud Barzani‘yi son şansı olarak gördüğü Referandum ve Bağımsız girişimine sürükledi.

Mesud Barzani, bunu DEAŞ‘ın saldırılarını fırsata çevirerek yapmak istedi. Mesud Barzani, DEAŞ‘ın saldırı düzenlediği tartışmalı bölgelere Peşmerge gönderip anayasanın 140. Maddesi kendiliğinden uygulandı diyerek bağımsızlık meselesini gündeme getirdi.

Mesud Barzani, referandum sonrasında tartışmalı bölgelerde bir çatışmanın çıkmasını istiyordu. Mesud Barzani, DEAŞ ile meşgul olan Irak Hükümetinin sözde kurmak istediği Kürdistan’a müdahale edemeyeceğini zannediyordu. Mesud Barzani, Kürdistan’ın bağımsızlığı ile kendisini ebedi başkanlığa taşıyacak süreci de tartışmalı Bölgelerde çıkacak çatışmadan sonra ABD/AB ve uluslararası toplumların müdahalesine bağladı. Çatışma çıkmayınca da Mesud Barzani‘nin, isteği gerçekleşmedi.

IKBY‘deki, 25 Eylül referandumu Mesud Barzani‘nin, fiili bir durum yaratarak bağımsız devlet kurma girişimiydi. Tartışmalı bölgeleri ilhak edip bağımsız bir Kürdistan kurmak isteyen Mesud Barzani, Irak’ın savaş meşguliyetinin sona ermemesini istiyordu. ABD‘nin de son haftaya kadar tepki vermemesi Özerk bir yönetimi yönetmekte zorlanan Mesud Barzani‘yi cesaretlendirdi. Bölge ülkelerinin birleşmesine karşı gelemeyeceğini anlayan ABD de referanduma karşı çıkmak zorunda kaldı. Referandumun gerçekleşmesi halinde Türkiye, İran ve Irak, Mesud Barzani‘ye, “2014 sınırlarına çekilin” dedi.

Referandumdan çıkacak sonucu hiç bir şekilde dikkate almayan bölge devletleri hep bir ağız olup “Hayır” derken soğukkanlı davranan Türkiye, Mesud Barzani’nin, karşısına dikildi ve Mesud Barzani, Kerkük‘ü kaybetmekle kalmadı, Irak ordusu 15 Ekim’de, tartışmalı bölgeleri yeniden kontrol altına aldı. Tartışmalı bölgelerin kontrol altına alınması sadece bu fiili durumu ortadan kaldırmakla kalmadı. Tartışmalı bölgelerin 2014 sınırlarına çekilmesi yeraltı-yerüstü kaynakları elinde bulunan yasal nitelikli özerk yönetimin (Kerkük, Celavla, Tazehurmatu, Tuzhurmatu, Şengal) geleceğini tehlikeye düşürürken Mesud Barzani‘nin, sözde Kürdistan’ının üçte birini kaybetmesi anlamına geliyor. Şimdi IKBY yönetimi, 17 Ekim tarihi itibariyle 2014’ün sınırlarına çekilmiş durumda. Bu da sözde Kürdistan hayali kuranlar açısından ciddi bir moral-motivasyon yıkımı oldu.

Mesud Barzani‘nin, isteği gerçekleşmeyince sözde Kürdistan Bölgesi bölünme riski altına girdi. Bu gerçekleşirse Kürdistan Bölgesi birbirine düşman iki bölgeye ayrılır ve Mahabad Cumhuriyeti, siyasal deneyiminden ders çıkartmayan Mesud Barzani de, Kürdistan’ı bölen kişi olarak tarihe geçebilir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.