Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Muharrem İnce, yanlış yapıyor olabilir, siz yanlış bile yapmamışsınız…

Türkiye,1945 yılında İsmet İnönü döneminde çok partili yaşama geçilince, 7 Ocak 1946’da Demokrat Parti, (DP) siyaset sahnesinde yerini aldı. Demokrat Parti, (DP) kurulduğu yıl yapılan seçimlerde azınlıkta kalıp 4 yıl sonra yapılan seçimlerde 27 yıllık tek parti dönemini sona erdirdi. Bu partiyi kuranlar Celal Bayar, CHP milletvekilleri ile birlikte CHP‘den Disiplin Kurulu kararıyla atılan Adnan Menderes‘ti. Demokrat Partiyi’nin (DP) mirasçısı olanlar da Adalet Partisi’ni, (AP) kurdu. 1983 yılında Anavatan Partisi (ANAP) kuruldu. Doğru Yol Partisi, (DP) Demokrat Parti ve Adalet Partisi’nin (AP) siyasi mirasçısıyım diyerek 23 Haziran 1983’te sahneye çıktı. Son olarak Adalet ve Kalkınma Partisi, (Ak Parti) 14 Ağustos 2001’de kuruldu. Adalet ve Kalkınma Partisi, (Ak Parti) önceki partiler gibi içinden çıktıkları toplumdan apayrı özelliklere sahip değildirler.

 Son günlerde Muharrem İnce‘nin, yeni bir parti kuracağı yazılıyor, konuşuluyor. Muharrem İnce‘nin, bu çıkışını kimisi doğru buluyor, kimisi yanlış buluyor. Kimisi de hiçbir şey yapmadan CHP‘nin, 7 Ocak 1946’da Demokrat Parti, (DP) öncesi geçmişini anıyor. Kimisi de var hiçbir şey yapmayan sadece şikayet ediyor. Şikayet edenlerin ortak özellikleri şikayet ettiklerini değiştirmek için hiçbir şey yapmamaları. Bu kesim şikayet edince durumun değişeceğini zannediyorlar. Birbirine bakarak şöyle ya da böyle olsaydı diyorlar ama dediklerini yapmak için herhangi bir faaliyet de göstermiyorlar. Bu tür davranış insanı çürümeye götürür.

 Siyasette eğer iddianız varsa, yapmaya çalışacaksınız; başarılı olamayabilirsiniz ama ciddi olarak yapmaya teşebbüs etmiş olacaksınız. Bunu yapamıyorsanız hiç konuşmayın daha iyi. İnsan her şeyden önce kendini ciddiye almalıdır. Karar verince yapmak bunun başta gelen özelliğidir.

 Hem hiçbir şey yapmayacaksın hem de ciddiye alınmamaktan şikayet edeceksin; olmaz. Sen bir şey yapmıyorsan tabii ciddiye alınmazsın. Bu şekilde sadece kendinizi avutursunuz. Atatürkçüyüm, Laikim, Cumhuriyetçiyim diyorlar ama bu kesimin iktidara gelebilme ihtimallerinden beklentileri yok, eskiden ne kadar vardı, orası da ayrı konu tabii. Bunlar sadece konuşuyorlar ve çok fazla şikayette bulunuyorlar. Şikayet ettiklerini değiştirmek için de bir şey yapmıyorlar, sadece şikayet ediyorlar. Bir taraftan konuşacağız bir taraftan şikayet edeceğiz derken çoğunun saçı ağarmış. Bunların çoğunun saçına ak düşmekle kalmamış, beyinlerine de çoktan ak düşmüş.

Muharrem İnce, iktidar konusunda iddialı. Bunu başarmak için de parti kurma teşebbüsüne girişecek görünüyor. Ve başarılı olacağına da ciddi olarak inanmış. Sosyal medyaya bakıyorum Muharrem İnce’ye hain diyenler bile var. Tabi Muharrem İnce’nin de kimin ne dediği çok umurunda. Bu insanların iktidar hayali bitmiş. Üstelik bu yeni de bitmemiş, önceki yıllarda bitmiş. İktidara karşılar ama buna karşı ne yapıyorsun, diye sorarsanız, bir şey yok. Sadece kendilerini avutuyorlar.

 Sonuçta Muharrem İnce, çıktığı yolda başarısız olabilir. Yapacaklarını yanlış da yapmış olabilir. Muharrem İnce’yi, eleştirenler siz yanlış bile yapamamışsınız. Yani siz yanlış bile değilsiniz.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.