Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Musul ve Rakka operasyonu DEAŞ’ın, çöküşünün hızlanması olacak…

Musul ve Rakka‘da, DEAŞ’a karşı beklenen operasyonun başlamasının ABD seçimlerine yakın bir tarihte olacağı biliniyor. Malum, DEAŞ vandalları bölgeye büyük zarar verirken İslam’ı da tahrip etmişlerdi. Son iki yıldır belirli bölgelerde püskürtülmesi, DEAŞ açısından duraklama döneminin başlangıcı olmuştu. Musul ve Rakka hareketi ile alınan karar DEAŞ bakımından Musul ve Rakka’nın düşmesi olacak ve DEAŞ‘ın çöküş sürecini hızlandıracaktır.

Bu iğrenç, acımasız teörö örgütü DEAŞ‘ı kim/kimler yarattı ve o kim/kimlere yaradı?
DEAŞ’ın, Suriye ve İran’a yaradığına şüphe yok. DEAŞ ortaya çıktıktan sonra din adına öylesine bir barbarlık sergiledi ki, İsrail, Esad giderse yerine gelecek Cihatçılar İsrail‘i hedef alır dedi ve ABD/Batı, Suriye’de Esad‘ı, devirme projesinden vazgeçti, en azından erteledi. DEAŞ‘ın yaptıkları ABD/Batı‘nın, İran rejimine karşı tutumunu değiştirirken İran rejimiyle ilişkileri düzeltmelerine ve İran’ın bölgedeki etki alanını genişletmesine de yol açtı.

DEAŞ hakkındaki Siyasi ve sosyal süreçler çok daha karmaşık olduğundan DEAŞ‘ı, İran yada Suriye ortaya çıkardı diye düşünürsek yanılmış oluruz. Çünkü DEAŞ ile ilgili gelişmelere baktığımızda DEAŞ‘ı yaratanlar farklı gözükürken DEAŞ’tan yararlananlar farklı gözüküyor. Yani DEAŞ, İran yada Suriye‘nin yarattığı terör örgütü değil de bunlarla hesaplaşmak isteyenlerin ürünüdür.

El Kaide, ABD ve Suudi Arabistan‘ın desteği ile kurulan bir terör örgüttür ve onlar eğitip donattılar. Nedeni de Afganistan‘da, ABD/Batı adına Rusya ile savaşmak. Rusya destekli Afganistan rejiminin çökmesiyle El Kaide de hedefsiz kaldı ve kendisine yeni düşman/düşmanlar aramak zorunda kaldı. El Kaide‘nin düşman kitlesi de İslam’ı kendisi gibi düşünmeyenler, hayatı yaşama biçimi kendileri gibi olmayanlar. Boşlukta kalan El Kaide kontrolsüz bir şekilde yayılırken en büyük saldırılarını da kendisini yaratan ABD’nin Beyrut ve Suudi Arabistan elçilikleri ile New York‘ta bulunan İkiz Kule‘lere yaptı.

DEAŞ, El Kaide’nin bir türevi olarak Irak‘ta, Saddam‘dan sonra yönetimin Sünnilerden Şiilere geçmesini kabul etmeyenlerden ortaya çıktı. Arap Baharı‘nın Yemen, Suriye‘ye ulaşması ile mezhep savaşına dönüştü. Tahran, Bağdat ve Şam, Lübnan Hizbullahı ve Yemen’deki Hussiler’i destekledi. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, ve Katar, Sünni Arapları desteklerken onları eğitip donattı. İran‘ı dengelemek,  Esad‘ı da göndermek isteyen ABD, Sünni Arapların yanında yer alırken “Yeni Osmanlıcılık” hayalinde olan AKP Hükümetli Türkiye, Mısır ve Suriye’de “Müslüman Kardeşler” ile diğer muhalifleri desteklediği için Sünni Arapların yanında yer aldı ve Araplar arasında “Taraf” olmak zorunda kaldı. Kardeş olan bu Aralar birbirini kesebilir, boğabilir, ama yarın barıştıklarında taraf olanı düşman ilan edebilirler.

DEAŞ‘ın İslam Devleti (İD) projesi, kısa zamanda edindiği ekonomik ve askeri güç, üstün savaş yeteneği, işte böylesi bir ortamda ortaya çıktı. DEAŞ‘ın kendisi gibi olmayan, düşünmeyen tüm dünyayı düşman gören tutum ve davranışı nedeniyle, ona destek veren ABD/Batı, Rusya  ürküp desteklerini çektiler ve ona karşı tavır aldılar. DEAŞ, tasfiye edildikten sonra Irak ve Suriye yeniden düzenlenecek.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.