Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

NATO’nun 70.Yıldönümü Zirvesi Öncesi ve Sonrası…

Baltık Savunma Planı NATO’nun yeni dönem stratejilerinde önemli yeri bulunuyor. Bu nedenle NATO’nun 70.Yıldönümü Zirvesi’nin temel meselesi Baltık Savunma Planı’ydı. Türkiye‘nin, NATO’nun 70.Yıldönümü Zirvesi’nin temel meselesi PKK/YPG’di. Türkiye, NATO’nun 70.Yıldönümü Zirvesi öncesinde PKKYPG terör örgütü ile ilgili talebinin karşılanmaması halinde Baltık Savunma Planı’nı veto edeceğini açıkladı. Baltık Savunma Planı NATO için nasıl önemliyse PKK/YPG’nin terör örgütü ilan edilmesi de Türkiye için o kadar önemli. Batı kamuoyunda Soğuk Savaş’tan kalma Rus korkusunu bilen Türkiye, bu tutumu son ana kadar devam ettirerek NATO ittifakına Baltık Savunma Planı’nı veto ederek Rusya’nın karşısında zaafa düşüreceği mesajını verdi. Türkiye, bu konunun son ana kadar manşetlerden inmesine izin de vermedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, yaptığı açıklamada Türkiye’nin
Baltık Savunma Planı’na onay verdiğini PKK/YPG meselesinin zirvenin gündemine gelmediğini söyledi. Buradan bakıldığında Türkiye’nin, Baltık Savunma Planı’na onay vermesini bazı medya kuruluşları NATO zirvesinin sonucunu “Türkiye geri adım” attı olarak yansıttı. Ama NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg‘in yaptığı açıklamanın geri planına bakılmadan değerlendirmeler gerçekleri yansıtmıyor.

 Bunu anlamak için Türkiye‘nin, NATO’nun 70.Yıldönümü Zirvesi öncesi neden NATO‘dan, PKK/YPG’nin terör örgütü ilan edilmesini istediğini anlamak gerekir. NATO‘dan PKK/YPG’yi terör örgütü ilan etmesini şu an için beklemek tamamen hayal ürünü. Bunu diyenler hiç şunu düşünemiyor mu? NATO, PKK/YPG’yi terör örgütü ilan ederse NATO üyesi 50 ülke de teröre destek veren terör işbirlikçisi ülke konumuna gelir.

Türkiye’nin, asıl amacı Barış Pınarı Harekatı ile girdiği Fırat’ın doğusundaki sürecini daha da uzatmaktı. NATO‘dan da Barış Pınarı Harekatı‘na dair bir itiraz yükselmediği için geri adım atan Türkiye değil NATO oldu. Çünkü Barış Pınarı Harekatı‘nın NATO‘dan habersiz yapıldığı söyleniyordu.

 Türkiye, İngiltere, Fransa
ve Almanya arasında yapılan 4’lü zirve sonrası yapılan açıklamalar, TOKİ’ye şehirler kurdurma planı ile birlikte Suriye‘nin kuzeyindeki PKK’nin kazanımlarının kontrolünün Türkiye’ye geçmesine destek verileceği izlenimi doğuruyor. Yeniden yapılacak olan yerleşim yerlerinin TOKİ’ye yaptırılması ülkeye büyük gelir olacak. Suriye‘nin kuzeyine Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı Araplar yani Halep-Hama-Humus-Şam’dan gelen Arap göçmen Fırat‘ın doğusuna yerleştirilerek. Bu konuda da bir uzlaşma sağlandığı anlaşılıyor. Kısaca Türkiye, NATO zirvesinden istediğini aldı ve Suriye‘nin kuzeyini Araplaştırma planı tıkır tıkır işliyor..

ABD, ekonomik, siyasi ve askeri bakımdan eski gücünde olmadığı için NATO’nun varlığı tartışmalı hale geldi. ABD açısından gidişat daha da kötüye gideceği için ABD, ne kurtarabilirim derdine düştü. Soğuk savaş döneminde NATO için en büyük tehditi Rusya oluşturuyordu. NATO Zirvesi’nde yayınlanan deklarasyona bakınca NATO’nun yeni tehdit algılamasını Çin oluşturmuşa benziyor. Öyle olunca da ister istemez ABD, Rusya’yı Batı‘ya mı yaklaştırmaya çalışıyor? düşüncesi çıkıyor. Askeri bakımdan artık her istediğini yapamayan ABD‘nin Ekonomide Çin ile arasındaki makas her geçen yıl açılıyor. ABD‘nin, NATO üzerinden kurmaya çalıştığı planının etkilerini bundan böyle daha somut gözlemleyeceğiz.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.