Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Ortadoğu bataklığı Türkiye’yi yutmasın…

Müslüman Kardeşler Tunus ve Mısır’da iktidar olunca birileri heyecanlandılar. Uğraştıkları uuzun yıllar sonrasında iktidarı ele geçirdiler, ama sorun çözme yerine, yüzü geçmişe dönük programlarını uygulamaya kalktılar. Uyguladıkları yanlış Politikalar nedeniyle her kesim kendisine ön yargılar oluşturmuş ve onların tutsağı olmuş. Ortadoğu’nun tüm zaaflarını taşıyan Ülke, büyük bir kamplaşma yaşıyor. Türkiye‘in yaklaşık iki yüzyıllık değişim çabasına rağmen fazla yol almış değil.

Müslüman Kardeşler Mısır ve Tunus’ta devrildi. Suriye’de, Demokrasi ve özgürlük için mücadele ettiklerini söyleyenler herkesi öldürdüler. Suriye yetmeyince her tarafa yayıldılar. Irak, Libya, Tunus, Mısır, Lübnan, Yemen. Arap Baharını yaşayan tüm bu ülkelerde yüz binlerce insan öldü, sayısız insan yaralandı ve sakat kaldı. Ülkeler yıkıldı ve tüm Coğrafya‘da ağır acılar yaşandı ve yaşanıyor.

Birçok yönden hala Ortaçağ’ı yaşayan, emperyalist sistem ve kendi despot yönetimlerince ortaklaşa kaynakları sömürülen, genleriyle oynanan Ortadoğu ülkeleri bir türlü kabuklarını kırıp çağdaş bilime ve demokrasiye ulaşamadılar. Bilim ve teknik adına aldıkları ve demokrasi adına kuşanmaya çalıştıkları şey, üstlerinde eğreti, yamalı bir elbise gibi duruyor. Bu nedenle yaşadıkları çalkantılar bu ülkelerde büyük bir yıkıma yol açıyor ve bu ülkelerin insanları çok acı çekiyorlar. Bu yangının kıvılcımları dünyanın dört bir yanına sıçrayıp zaman zaman oralarda da yangınlar çıkarıyor.

12 Eylül darbesi ile darmadağan olan, ardından, sosyalist sistemin çökmesiyle morali bozulan, dağılan, ufalan, çaresizlik yaşayan “Türkiye solu” milliyetçiliğe savruldu. Kimse kimseyi dinlemiyor ve politik alan bir kör dövüşünü andırıyor. Önyargısız, makul sesler, sorunlara objektif yaklaşımlar ne yazık ki duyulmuyor, etkili olamıyor.

Dışta ve içte bedeller çok ağır. Türkiye bunların hiç birini hak etmiyor. Ortadoğu bataklığı burayı yutmasın diyorsak ülkenin ve toplumun önünü açmak için insanlığın iyi değerlerini; barışı, demokrasiyi, insan hak ve özgürlüklerini, hoşgörüyü ve adaleti benimsememiz gerekir.

Türkiye’yi, Ortadoğu bataklığına kurban vermek istemiyorsak sorun çözerek, dünyaya yeni bir gözle bakarak, gerçeğe saygıyı olmamız gerekiyor. Adil olmamız gerektiriyor. Herkesle düşman olmak hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Düşmanca duyguların sahiplerini yavaş yavaş yok eder. Yeni bir anlayışta, yeni bir siyaset tarzında kamplaşmış, önyargılarına tutsak olmuş, birbirlerine diş bileyen toplumsal kesimlerin kendi kabuklarını, önyargılarını kırıp birbirlerini dinlemelerine, yeni bir anlayışla sorunları kavrayıp onları çözmek için çaba göstermeleri gerekiyor.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.