Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Referandum, ayrışmayı, iç hesaplaşmayı getirecek tehlikeli boyuta sürükleniyor…

Referandumun sandık görmeyeceğini ve neden görmeyeceğini önceki yazılarımda yazdım. Böyle söylememden zannedilmesin ki ben, Referandumun sandık görmesini istemiyorum. Düşüncem bunun tam tersi. Çünkü ısrarla Referandumun sandık görmesini istiyorum. Sadece donelere bakınca, bu Referandumun sandık görmeyeceğini halen söylüyorum.

Evet cephesi de Hayır cephesi de Referandum sonucunun kendi lehinde olacağından çok emin. Referandum süreci Halkı öylesine kutuplaştırdı ki barış çağrısının bir geçerliliği kalmadı ve halk, neredeyse militarize oluyor. Siyasilerden tutun Cami hocalarına kadar Halkın psikolojik dengelerinin farklı yansımalara neden olabileceği hesap edilmeden adeta, kutuplaşmanın giderek derinleşmesi için gereken söylemler sarf ediliyor. Ortak nokta diye birşey yok ve kendileri daha da radikalleşirkenk hitap ettikleri kitleler de keskin kutuplaşıyor. Böyle giderse Referandum sonucu ne olursa olsun sonuç, farklı dalgalanmalar ve enerji boşalımı getirebilir. 

Oysa yaşanan süreç bir genel seçim değil, ülkenin kaderini belirleyecek referandum, sandığa götürülmek isteniyor. Başından beri söylediğimiz gibi Referandum, ayrışmayı, iç hesaplaşmayı getirmesi için hazırlanmış bir tuzak. Sahada referandum, tehlikeli boyuta sürükleniyor ve kutuplaşmanın sokağa yansımalarından kaynaklanan kavgalarını görmeye başladık. Türkiye’nn ihtiyacı, geçiş sürecinin kaossuz, kansız ve hafif atlatılması. 

Ülkenin geleceğini düşünen başta siyasiler olmak üzere sağlıklı, sağ duyulu söylemler sarf etmesi gerekir. Referandum süreci bittikten sonra ülkenin geleceği iyi hesap edilmesi gerekir. Bu süreci kim kendi lehine kullanırsa o kazanacaktır. Bizim istediğimiz de bu sürecin Demokrasi içerisinde geçmesidir. Bu hesap yapılmazsa Referandum sonucu farklı yansımalara neden olur.

Olası erken seçim yada normal tarihi olan 2019 seçimin de siyasi vitrin hayli değişecek ve siyaset sil baştan şekilleneceği için AKP, mevcut gücünde olmazken İktidarda yeni yüzleri de görmeye başlayacağız. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aday olsa da kazanamayacak. Bunların nedeni de Dış Politika ve iç politikanın birbirine paralel gitmemesi ve gizlenmeye çalışılsa da yaşanan Ekonomik kriz. Şunu hiç unutmamak gerekir; Dış Politika ve iç Politikanın bir birine paralel gitmediği hiç bir ülkede, iktidar kalamaz.

 

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.